izmir
İzmir Devrimci İşçi Hareketi Nuriye Gülmen İçin Pullama Yaptı
İzmir Devrimci İşçi Hareketi Buca ve Bayraklı ’da Nuriye Gülmen ’in Serbest Bırakılması İçin Pullama Çalışması Yaptı.
Katiller, hırsızlar elini kolunu sallaya sallaya dolaşırken iş, ekmek ,adalet mücadelesi verdiği için düzmece uyduruk bir dosya ile tutuklanarak 425 gündür tutsak olan Nuriye Gülmen ‘in 21 Ekim’de Çağlayan adliyesindeki mahkemesine tüm halkımızı çağırıyoruz dedi.
İzmir Devrimci İşçi Hareketi: PTT-Sen Üyesi İşçiler Yalnız Değildir
PTT’de taşeron firma olan Park konak AŞ firması sahibi Yavuz Çakır’ın PTT-SEN üyesi İzmir bölgesinde bulunan işçileri arayarak PTT-SEN’e üye oldukları için PTT’den istifa etmeleri istifayı kabul etmeyen işçilere tehdit, hakaret ve küfür etmesi üzerine direnişe başlayan PTT-SEN üyeleri İzmir Devrimci İşçi Hareketi tarafından ziyaret edildi.
Yunanistan Halk Cephesi: Deniz Poyraz’ın Katili Faşist Terörü Örgütleyen AKP İktidarıdır
Ağaç
görmüş yakmışlar
Kanat
görmüş kırmışlar
Şimdi de
düşmüşler insan izine
Nerde
insan
Nerde
ışık
Vurmuşlar.”
17 Haziran tarihinde AKP faşizminin yaratmış olduğu
göz göre göre örgütlediği faşist bir katil, İzmir HDP İl Binasına elini kolunu
sallayarak girmiş ve Deniz Poyraz ismindeki parti çalışanını katletmiş derneği
yakmaya çalışmış, içerisini dağıtmış, sonrasında kendisini Türk Polisinin
şefkatli kollarına bırakmıştır, ellerine kelepçe bile doğru düzgün takılmadan
polis eşliğinde katil binadan çıkartılmıştır.
Deniz Poyraz’ın katili, psikolojisi bozuk, milliyetçi
duygular ile empoze edilmiş, bir ruh hastası katil midir bu kadar basite
indirebileceğimiz bir olay değildir bu.
Onur Gencer ismindeki katilin Suriye’de kamplarda ellerinde ağır
makineli silahlar ile fotoğrafları ortaya çıktı. Suriye’den paylaştığı resim Minbic’ın kuzeyi,
Sacur nehrine yakın Türk askeri üssü. Ve bu üs MİT merkezi.
Bu eğitimleri nasıl alıp da ülkeye geri dönebiliyor bu
katiler, her gün 40 kamera ile izlenen HDP derneğine rahatça girebiliyor.
Faşizmin ülkemizde nasıl çalıştığını açıklamamızda anlatacağız.
Ülkemizde burjuvazi yönetimi burjuva demokrasisi ile
sürdüremediği koşullarda faşizme geçiş yapmıştır. Faşizmde burjuva demokrasisi
rafa kaldırılır.
Ülkemiz yeni sömürge bir ülke olup emperyalist ülkleer
ile yapılan ekonomik anlaşmalar gereği emperyalizme bağımlıdır. Ekonomik
politikalar emperyalizmin çıkarlarına göre belirlenir.
Sürekli bir ekonomik kriz vardır ve bu krizi
yönetememektedir AKP faşizmi.
AKP faşizmi iktidara geldiği günden bu güne birçok
farklı politika izlemiştir ancak aldıkları sonuçlar ortadadır.
Yeni sömürgeciliğin getirdiği bir diğer nokta ise
siyasi krizdir AKP faşizmi tek başına iktidarı elinde tutamaz bunun için halka
karşı kendi oligarşik sistemini kurmalı ve yürütmelidir bu oligarşi içi
ilişkiler mafia, toprak ağaları gibi birçok egemen ile oluşan ortak çıkar
ilişkilerine dayalıdır.
Bu sistemde burjuva demokrasisi ile yönetilemez
ülkemiz, AKP iktidarı ancak faşist terörü örgütleyerek faşist terörü devam
ettirmelidir.
Bizim gibi ülkelerde faşizm süreklidir.
Türkiye Devrimci hareketinin önderlerinden, Mahir Çayan’ın
da dediği gibi “sömürge tipi faşizm olarak” adlandırıyoruz.
Bizim ülkemizde faşizm aşağıdan gelen bir kitle tabanı
ile örgütlenmemiştir, direk devlet aygıtı ile yukarıdan aşağıya örgütlenen bir
faşizm vardır.
Faşizm kozmopolit bir kültüre sahiptir. Emperyalizmin
bireyci, yoz kültürüyle bütünleşmiş, inkar, demagoji, şovenizm ve gerici din
kültürü üzerine kuruludur. Faşizm, çeşitli milliyetlerden halkların varlığını,
dillerini, kültürlerini inkar edip bunları asimile ederek sadece Türk ulusu
yaratma çabasına girmiştir.
Mehmet Ağar’ın taktiklerini günümüzde Süleyman Soylu
ve AKP iktidarı devam ettiriyor.
Bu faşizmin karakteridir, Çorum, Maraş, Madımak,
Beyazıt, katliamları AKP iktidarı ile Sur, Roboski, Ankara Gar Katliamı, Suruç,
Hrant Dink, katliamları ile devam etti. Kontgerillanın 90’lı yıllarda
yaptıklarını şimdi göğüslerini gere gere açık bir şekilde yapıyor AKP faşizmi
bunu da devrimci ilerici halk kesimlerini sindirdiğini, muhalefetini
bastırdığını düşünerek yapmaktadır. Kendi kurumsallaşmasını devlet içerisinde
yarattı ve kendisine bir nesil yarattı, devletin alt ve üst organlarından
silahlı faşist birliklerine kadar. SADAT ile kamyon kamyon silahların Suriye’ye
gönderilmesine kadar, emperyalist efendilerinin çanak yalayıcılığını yapıp, dağımızı,
taşımızı, toprağımızı satana kadar ve şimdi de bu düzenini böyle
sürdüremeyeceğinin farkındadır ve faşist terörü bu şeklide örgütlemektedir.
2015 yılında 15 Temmuz’dan sonra darbeyi bastıracağını
söyleyerek kendi faşist oluşumlarını ilerici yurtsever demokrat halkın
yaşadığını yoksul mahallelere saldırtmak için örgütlemiştir ancak devrimci
güçlerin halkın gücü ile geri tepmiştir bu.
Bu birçok kere ülkemizde deneniyor ve denenmeye devam
edecek.
Sedat Peker ismindeki mafia artığı sünepenin söylemiş
olduğu devletin içerisinde nasıl kirli oyunların döndüğü açıkça ortaya koymuştur
ve eski katillerinden Mehmet Eymür (MİT Kontrterör Dairesi eski başkanıdır.)
“siyasi cinayetlere kadar varacak bir durum” diye açıklamalarda bulunmuştur.
Biz sizin devletini de yönetme biçiminizi de
tanıyoruz. Siz de bizleri tanıyorsunuz.
1980’lerde örgütlemeye çalıştığınız faşist teröre karşı
Faşist Teröre Karşı Mücadele Komiteleri ile cevap verdik, mahallelerimizde
halkımız ile savunduk, Madımak, Çorum, Maraş katliamlarına karşı halkın yanında
devrimciler vardı ve halkımızın din ırk çatışmasına kurban gitmesine izin
vermedi ve halkımızı korudu. Bu böyle oldu ve olacaktır da, bugün bizim açıktan
çağrımızdır tüm halkımıza ve halk düşmanı AKP faşizmi ve onun tüm
işbirlikçilerine faşizmin örgütlenip bizleri sokak ortasında, hapishanelerde,
evlerimizde katledilmesine izin vermeyeceğiz. Tüm aydın, devrimci, ilerici,
demokrat kesim ve halkımız sokakları boş bırakmak onların işine gelecektir
yaratmak istedikleri ortam budur, her hakkımızı direnerek aldık bedel ödedik,
bedel ödemek istemiyoruz, bedel ödetmek bizim hakkımızdır.
Faşizmi yenmenin onuru sadece devrimcilere aittir.…
Faşizm bütün halk kesimlerine düşmandır ancak faşizme
karşı mücadelenin zaferi sadece devrimcilere aittir.
Yaşamımızı çocuklarımızı korumak, analarımızın göz
yaşının akmaması için faşizme karşı birleşik cephe altında birleşmeliyiz!
Deniz
Poyraz’ın Katili Faşist Terörü Örgütleyen AKP Faşizmidir
Deniz Poyraz
Ölümsüzdür
Faşizme
Karşı Faşizme Karşı Birleşik Cephe Altında Direnelim Savaşalım
Faşizme
Geçit Yok
Yunanistan
Halk Cephesi
Direnişler Meclisi Açıklama: Deniz Poyraz’ı Katleden Faşizmin Sınıf Kinidir
HDP İzmir İl Örgütünde Katledilen Deniz Poyraz’ın
Katili Kişisel Nefretiyle Hareket Eden Onur Gencer Değil Faşizmin Sınıf
Kinidir!
Yoksulluğa ve Açlığa Mahkûm Ettiği Halkların
Öfkesinden Korkan Faşizm Kanla, Katliamlarla, Korkuyla Yönetmekten Başka Çıkar
Yol Bulamıyor!
Can Çekişmektesiniz, Sonunuzun Geldiğini Biliyorsunuz!
17 Haziran Perşembe günü HDP İzmir İl Örgütüne yönelik
silahlı bir saldırı gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen silahlı saldırıda
annesinin rahatsızlığı nedeniyle bir günlüğüne annesin yerine işe giden 20
yaşındaki Deniz Poyraz 6 kurşunla katledildi.
Katliamı gerçekleştiren Onur Gencer hemen gözaltına
alındı. İfadesinde “Hiç kimseyi tanımıyorum. Kimseyle de bağlantı kurmadım.
Terör örgütü PKK’dan nefret ettiğim için böyle bir şey yapmak istedim. Binaya
girdim ve rastgele ateş ettim, ardından da teslim oldum.” demişse de bizler
gerçeği biliyoruz.
Yaşanan katliamda bir emekçi katledilmiştir. Onur
Gencer’in elindeki silah faşizmin halklara karşı doğrulttuğu silahın somutlamış
halidir. Hedefte her zaman açlığa ve yoksulluğa mahkûm edilen, ezilen,
sömürülen, yozlaştırılmak istenen halkımız vardır.
Bizler Direnişler Meclisi olarak bu katliamın azmettiricisinin
halk düşmanların olduğunu biliyoruz. Faşizmi bu halk düşmanı politikaları ile
destekleri keyfi yasaları ve genelgeleriyle yasallaştırmak istiyorlar. Bizler
ise halkın direnişlerini örgütleyeceğimiz ve büyüteceğimizi söylüyoruz.
Faşizme Karşı Direnişler Meclisi’nde Birleşelim,
Birlikte Savaşalım!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Faşizme Karşı Omuz Omuza!
Direnişler
Meclisi












