halk cephesi
Avrupa Halk Cephesi: Emperyalizmin Verdiği Cezalar Haklılığımızın Nişanesi

Tutsaklığımız, Devrim ve Sosyalizm Uğruna Ödediğimiz
Bedellerdir!
Alman Emperyalizminin Yargısı, 2 Yıldır Süren 129 Davasında,
3 Devrimci Ve Anti-Faşiste, 3 İle 5 Yıl Arasında Hapis Cezaları Verdi.
Hapis Cezalarının Azlığı veya Çokluğu Bizi İlgilendirmiyor.
Bu Davada, 3 Devrimci ve Anti-Faşist Hakkında Verilmesi
Gereken Tek Karar, Beraat Kararı İdi.
Çünkü Ortada, Halklara Karşı İşlenmiş Bir Suç Yoktur.
Suç ‘un Olmadığı Yerde, Ceza Da Olmaz!
Mahkeme, Özgül Emre’ye 5 Yıl, İhsan Cibelik’e 4 Yıl 3 Ay,
Serkan Küpeli ‘ye İse 3 Yıl 3 Ay “Hapis Cezası” Verdi.
Hiçbir Savcı Ve Hakim, Devrimciliği Suç Olarak Gösteremez.
Hiçbir Savcı Ve Hakim, Dünyayı Buna İkna Edemez.
Emperyalist Alman Devleti, Bu Kararla, Kendi Yasalarına Göre
Bile Suç Olmayan Etkinlik Ve Faaliyetleri “Suç” Olarak Göstererek,
Devrimcileri, Anti-Faşistleri “Suçlu” İlan Etmiştir.
Alman Emperyalizminin Devletinin Ve Yargısının Kararı,
Hükümsüzdür!
Dünya Halkları Karşısında, Tarih Karşısında, Alnımız Ak,
Başımız Diktir.
Bu Davada “Yargılanmak” İstenen Yoldaşlarımız,
Dava Boyunca Emperyalizme Gereken Cevapları Vermişlerdir.
Kim Suçlu, Kim Suçsuz Ortaya Koymuşlardır.
Devrimcileri Yargılamak İsteyen Alman Emperyalizmi, Bu
Davada Kendisi Yargılandı.
Devrimci Tutsaklar, Alman Emperyalizminin “Terör”
Demagojisini Dava Boyunca Yerle Bir Ettiler.
Emperyalist Yargı, 2 Yılın Sonunda Kararını Verdi.
Savcı Setton, Hâkim Bachlar Ve Bu Kararı Veren Tüm Hakimler,
Bu Kararla, Dünya Halklarına Ve Devrimcilere Karşı Suç İşlediler.
Kararlarını Adalet Ölçülerine Göre Değil, Hatta Burjuva Hak
Ve Özgürlükler İlkelerine Göre Değil, Dünya Halklarının Düşmanı Emperyalist
Almanya Devletinin Direktiflerine Göre Verdiler.
Kararlarını, Halk Ve Devrimci Düşmanlığıyla Verdiler.
Bu Nedenle, Bu Kararın Emrini Verenler Ve Mahkeme Salonunda
Bu Emri Uygulayan Hakim Ve Savcılar, Suçludurlar!
Bu Dava, Bizim Açımızdan, Savcı Setton Ve Mahkeme Heyeti’nin
Suçluluğuyla Sonuçlanmıştır.
Halklar Ve Tarih Önünde, Suçlarının Cezasını Er Geç
Çekeceklerdir.
Devrimciler Ve Anti-Faşistler İse,
Verilen Bu Cezaları, Haklılıklarının Nişanesi Olarak
Taşıyacaklardır.
Bu Cezaların Sonucu Olan Tutsaklığı İse, Bir Onur Olarak,
Bağımsızlık, Demokrasi Ve Sosyalizm İçin Ödenmesi Gereken Bir Bedel Olarak
Göğüsleyeceklerdir.
Devrimcilik, Suç Değil, Görevdir.
Bu Görevi Yerine Getirirken Karşımıza, Bugüne Kadar
Baskının, Zulmün Bindir Türlüsü Çıkmıştır.
Ancak, Emperyalizmin Ve Faşizmin Cezaları, Hapishaneleri,
Bugüne Kadar Hiçbir Yerde, Devrim Ve Sosyalizm Mücadelesini Durduramadı.
Alman Emperyalizminin Bu Cezaları Da Tarihin Akışı Önünde
Bir Milimlik Bir Engel Bile Oluşturamayacaktır.
Bu Karar, Alman Emperyalizminin Acizliğinin, Korkularının
Kararıdır.
Avrupa’da Da, Vatanımızda Da Mücadelemiz, Cezalara Rağmen,
Hapisliklere Rağmen Sürecek!
Devrim Yürüyüşümüz Kurtuluşa Kadar Sürecek!
Haklıyız, Kazanacağız!
Bu Cezaları Verenleri De Er Ya Da Geç, Tarihin Çöplüğü güne
Süpüreceğiz!
26.11.2024
Avrupa Halk Cephesi
Haftanın
Yolumuza Işık Tutan Sözü:
ANA HALKA
“Dönüm
noktalarında, her zaman,ana şiar olarak belli bir temel şiar ortaya konur; bu
şiar,zincirin tamamını çekebilmek için kavranması gerekli ana halkadır.
*Lenin bize
şunu öğretti:
Çalışmamızda
ana halkayı bulun ve bu halkayı,bütün zinciri çekebilmek ve ilerleyebilmek
için, kavrayın ve çekip çıkarın.”
(STALİN 14.
CİLT)
Yunanistan Halk Cephesi Dayanışma Pazarı İçin Afişleme Çalışması Gerçekleştirdi
Yunanistan Halk Cephesi Atina’da tutsaklarla dayanışma için açacağı dayanışma pazarının duyurusu için afişleme çalışması yaptı.
25 Kasım 2024 Pazartesi günü Ekserhia bölgesinde 1 saat süren çalışma sonucunda 90 adet afişleme yapıldı
Tüm halkımızı 29-30 Kasım tarihinde TZABELLA-3 adresinde yapılacak olan dayanışma pazarına çağırıyoruz.
Bu Mahalle Bizim Okmeydanı: Devrimciler Halkın Sorunlarını Halkı Bir Araya Getirerek Çözüyor Çünkü Halkın Sorunlarını Halk Çözer
Halk Cepheliler 1 Kasım’da halktan bir insanın iletmesiyle
ile harekete geçtiler. Sorun iki ailenin arasındaki meydana gelen ve ciddi
yaralanmalara sebebiyet verecek maddi zararlı bir kavgaydı.
Şikâyetin yapıldığı aynı gün içinde taraflar olayın
yaşandığı binanın önünde bir araya getirildi. Çevreden birkaç kişinin de
yeraldığı ve açık alan toplantısı gibi geçen konuşmalardan sonra taraflardan
biri özür dileyerek darbı ve maddi zararı kabul etti.
Hem aynı şeylerin bir daha yaşanmayacağına dair garanti
verdi hem de maddi zararı karşılayarak sorunun çözülmesini sağladı.
Halkımız!
Mahallerimizde devrimciler var!
Devrimciler varsa çözüm de vardır. Devrimciler varsa halkın
sorunları adaletli bir şekilde sulh içinde çözülür.
Uyuşturucuyu ve kumarı ve fuhuşu yayarak yozlaştıran,
yoksullaştırma politikalarıyla bizleri birbirimizden uzaklaştırıp
bencilleştiren burjuvazinin devletidir. Çözümü sorunlarınızın kaynağında
aramayın. Ne karakollarında ne de adalet saraylarında çözüm vardır.
Onların çözümü insanlarımızı birbirine hasımlaştırmaktır.
Bitmeyen küslükler, silahlı çatışmalar, hiç uğruna işlenen cinayetlerdir.
Devrimcilerin öncülüğünde kurulacak çözüm komitelerinde yer
alalım, kendi sorunlarımızı kendimiz çözelim!
Bu Mahalle Bizim Okmeydanı
Avusturya’nın Başkenti Viyana’da 25 Kasım 2024 0tarihinde Alman Konsolosluğu Önünde Eylem Yapıldı
Alman emperyalizminin 2022 yılının 16 ve 17 Mayıs’ta yaptığı ev baskınlarında 3 Türkiyeli devrimci tutsak edilmişti. İki yıla kadındır süren duruşmaların bugün sonuncusu görüldü.
Faşist 129b yasası bugün görülen mahkemede bir kez daha görüldüğü gibi Alman emperyalizmi ve Türkiye faşizmi nasıl bir işbirliği içinde olduklarını bir kez daha kanıtladı.
Özgül Emre ve İhsan Cibelik’e cezalar vererek işbirlikçiliğini kanıtladı.
Avusturya direnişler meclisi olarak bizde bu kararı protesto etmek için Alman konsolosluğu önünde saat 13.00 ile 14 arası eylem yapıldı.
Bir saat yapılan eylemde Almanca konuşma yapıldı.
3 devrimcinin fotoğraflı olan pankart ve tüm siyasi tutsaklara özgürlük pankartı açıldı.
Devrimci tutsaklar onurumuzdur.
Avusturya direnişler meclisi
Yunanistan Halk Cephesi: Yunan Yargıtay Mahkemesi Türkiyeli Devrimcilerin Beraat Kararını Onayladı
Yunan Yargıtay Mahkemesi Türkiyeli Devrimcilerin
Beraat Kararını Onayladı
DEVRİMCİLİK YAPMAK TERÖRİZM DEĞİL, ONURLU BİR
GÖREVDİR!
EMPERYALİSTLER VE İŞBİRLİKÇİLERİ DEVRİMCİLERİ
TERÖRİZMLE YARGILAYAMAZ!
TERÖRİST, EMPERYALİSTLER VE İŞBİRLİKÇİLERİDİR!
YAŞASIN DİRENİŞ, YAŞASIN ZAFER!
Yunanistan’da “11’ler
Davası” olarak bilinen davanın Yargıtay’da beraat kararı onaylandı ve Türkiyeli
devrimcilerin 4 yıllık mücadelesi ZAFER ile sonuçlandı.
11’ler Davası’nın başladığı
günden bugüne direnişsiz geçen tek bir günü olmadı. 4 yılın içine pek çok
direniş biçimi, hukuk mücadelesi, yasal ve meşru mücadele biçimleri girdi.
Yunanistan ve Türkiye devletlerinin açık işbirliğiyle devrimciliğe karşı gerçekleşen
saldırıda irade savaşını kazanan devrimci irade oldu.
En son Yargıtay Kararı ile
onaylanan devrimci tutsakların “beraat kararı”bir kez daha gösterdi ki
emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin saldırıları, direniş karşısında
yenilebiliyor. Emperyalistler, planlarını yaparken direnen hakları hesaba
katmak zorundadırlar. Gelişmeleri kısacak özetleyecek olursak:
19 Mart 2020 tarihinde Yunan
polisi, Türkiyeli 11 devrimciyi, Türkiye İçişleri Bakanlığının “sıkıştırması”
ile bir “terör operasyonu” yaparak tutuklamıştı. Tutuklanan devrimcileri,
Türkiye faşizmiyle işbirliği yapan Yunan mahkemeleri “terörizm” suçlamasıyla
suçlayıp, 2021 tarihinde anti-terör yasalarıyla yargılamış ve hiçbir kanıt,
delil olmadan emperyalizmin işbirlikçilerine yaraşan bir hukuk terörüyle toplam
333 yıl hapis cezası vermişlerdi.
Devrimciler, Yunan mahkemelerinin
yargı terörüne boyun eğmediler. “Gerçek terörist emperyalistler ve
işbirlikçileridir” diyerek ADİL YARGILANMA talebiyle temyiz mahkemesinden önce
SÜRESİZ AÇLIK GREVİ direnişine başladılar.
Temyiz mahkemesi duruşmaları
boyunca 96 gün süresiz açlık grevi yaparak mahkeme kürsülerinden,
–
Devrimcilik
yapmanın suç değil onurlu bir görev olduğunu,
–
Emperyalistler ve
işbirlikçilerin devrimcileri ‘terörizm’ suçlamasıyla yargılayamayacaklarını,
–
Gerçek
teröristlerin emperyalistler ve işbirlikçi iktidarları olduğunu,
–
Emperyalistler ve
işbirlikçilerinin dünyanın dört bir yanında dünya halklarına karşı işledikleri
suçlarını,
–
Türkiye
faşizminin işkencelerini, katliamlarını ve halklarımıza karşı işledikleri
suçlarını,
–
İşbirlikçi Yunan
devletinin yargı terörüne boyun eğmeyeceklerini haykırdılar.
–
Burjuva hukuk
yasalarında da yer alan “adil yargılama hakkı”nın ne olduğunu anlattılar ve
hukuk terörüne karşı direnerek hukuk mücadelesi verdiler.
96 Gün süren açlık grevi
direnişinin sonucunda, direnişin tüm talepleri kabul edilerek 10 Ocak 2023
tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere TAHLİYE edildiler.
13 Mart 2023 tarihinde de Temyiz
mahkemesi tarafından 10 devrimci haklarında yapılan tüm suçlamalardan BERAAT
edildiler.
Bir devrimci Sinan Oktay
Özen’in dosyası da “anti-terör” kapsamından çıkartılarak, hakkındaki
iddialardan “hafif suç” kapsamında yargılandı.
Devrimciler, Yunan
mahkemelerinin HUKUK TERÖRÜNE karşı 96 gün süresiz açlık greviyle direnerek ADİL
YARGILANMA hakkını kullandılar ve kazandılar.
Bu karar, “devrimcilik
yapmanın ‘terörizm’ değil, onurlu bir görev” olduğunun temyiz mahkemesi
tarafından da onaylanması demekti.
Bu karar, emperyalizm ve
işbirlikçilerinin “terör” demagojilerine karşı, devrimci ideolojinin
meşruluğunun, gücünün kanıtlanmasıdır. Devrimci meşruluğun direnerek
korunmasıdır. Direnişin tartışılmaz zaferidir.
Bu karar, aynı zamanda hukuk
terörüne karşı adil yargılanma hakkının da direnerek korunabileceğinin,
kullanılabileceğinin gösterilmesidir. Direnerek hukuk mücadelesinin
verilmesidir.
Ancak emperyalistler ve
işbirlikçileri direnişin zaferini hazmedemediler. NATO toplantılarında,
halkların meşru mücadelesini veren devrimcilerin “terörizm” demagojileri ile
mahkum edilmesi kararı alındı. Yunan Yargıtay
Mahkemesi Savcısı, Türkiyeli devrimcilerin 96 gün açlık greviyle direnerek
kazandığı ve Temyiz mahkemesinin 10
devrimciye verdiği beraat kararına İTİRAZ
etti.
Yargıtay Savcılığının İtirazına Boyun Eğmedik!
Devrimciler Yargıtay
savcılığının itiraz kararına karşı da ilk günden itibaren boyun eğmedi ve sonuç
alana kadar, yaptıkları açıklamalarla, Yargıtay mahkemesi önünde nöbet tutarak,
açlık grevi yaparak ve eylemleriyle direnerek kazandıkları BERAAT kararına
sahip çıktılar.
Yargıtay Savcısının
itirazıyla ilgili 19 Mart 2024 Tarihinde görülen mahkemenin kararı 12 KASIM
2024 tarihinde açıklandı ve 10 TÜRKİYELİ DEVRİMCİNİN BERAAT KARARI YARGITAY
MAHKEMESİ TARAFINDAN ONAYLANDI.
Yunan Yargıtay Mahkemesi’nin 10 devrimcinin BERAAT
KARARINI ONAMASI;
–
Devrimciliğin
meşruluğunun onanmasıdır.
–
Devrimciliğin
terörizm değil, zorunlu ve onurlu bir görev olduğunun onanmasıdır.
–
Gerçek teröristin
emperyalistler ve işbirlikçileri olduğunun onaylanmasıdır.
–
NATO
kararlarıyla, terör demagojileriyle devrimcilerin teslim alınamayacağının
gösterilmesidir.
–
Emperyalistler ve
işbirlikçilerinin anti-terör yasalarıyla devrimciliğin yargılanamayacağının
kanıtlanmasıdır.
–
Burjuva
mahkemelerinde hukukun ancak direnilerek uygulanabileceğinin onaylanmasıdır.
Direnerek kullandığımız ADİL
YARGILANMA hakkımızı direnerek koruduk. Emperyalistler ve işbirlikçilerinin
hukuk terörüne karşı boyun eğmedik, direnerek karşı koyduk. Direnişle
kazandığımız ZAFERİMİZİ direnerek koruduk.
Zaferimizin ardından
Yargıtay binası önünde 190 kez gerçekleşen oturma eylemini de
sonuçlandırıyoruz.
YAŞASIN DİRENİŞ, YAŞASIN
ZAFER!
YUNANİSTAN HALK CEPHESİ















