halk cephesi
Zehra Kurtay Süresiz Açlık Grevi Direnişinin 212. Nezif Eskil’de 97. Günündeler
Oturum hakkını
geri kazanabilmek için süresiz açlık grevine başlayan Türkiyeli devrimci Zehra
Kurtay, direnişinin 212. gününde.
25 Ekim 2025
Tarihinde Yoldaşı Zehra Kurtay’ın talepleri kabul edilinceye kadar Nezif Eski’de Süresiz Açlık Grevine Başladı.
Süresiz Açlık Grevinin 97. Gününde
Zehra
Kurtay’ın Talepleri Derhal Kabul Edilsin!
Atina Barosu Önünde Halkın Tutsak Avukatı Naim Eminoğlu İçin Açılan Masa 12. Gününde
Yunanistan’ın başkenti Atina’da, AKP faşizmi tarafından
komplo bir dosya ile tutuklanan halkın avukatı Naim Eminoğlu’na özgürlük
talebini içeren imza masası 12. gününde.
Atina Barosu önünde 28 Ocak Çarşamba günü açılan masada,
gizli tanık ifadeleriyle, hiçbir hukuki zemini olmayan soyut iddialarla
tutuklanan Av. Naim Eminoğlu’nun yaşadığı hukuksuzluğu anlatan bildirilerden
dağıtıldı. Saat 10.00-14.00 arasında açılan masada avukatlardan ve Yunan
halkından imza toplandı.
Naim Feyzullah Eminoğlu, meslek yaşamı boyunca halkın
avukatlığını yapmıştır.
Soma’da katledilen 301 madencinin, Karaman, Ermenek’te maden
katliamlarında ölen işçilerin, 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden
ailelerin, Çorlu Tren Katliamında yakınlarını kaybeden ailelerin, Kartalkaya
Otel’de ihmal sonucu yakılan halkın, Kuyu Tipi hapishanelerde direnen devrimci
tutsakların yanında yer almış, avukatlıklarını yapmıştır.
Naim Eminoğlu’nun tutuklanması; gizli tanık ifadelerine,
isimsiz ihbarlara ve soyut iddialara dayanmaktadır. Kimliği belirsiz bir
kişinin e-posta yoluyla yaptığı ihbar, tutuklamanın temel gerekçesi haline
getirilmiştir. Bu hukuksuzluğa karşı Yunanistan’daki avukatların sicil
numaralarıyla imzaladıkları ‘’Naim Eminoğlu’na Özgürlük’’ bildirileri, Türkiye
Adalet Bakanlığına gönderilecek ve faşizmin hukuksuzluğu, uluslararası alanda
da teşhir edilmeye devam edilecek.
Avukat Naim
Eminoğlu Serbest Bırakılsın!
Savunmaya Özgürlük!
Atina Barosu Önünde Halkın Tutsak Avukatı Naim Eminoğlu İçin Açılan Masa 10. Gününde
Yunanistan’ın başkenti Atina’da, AKP faşizmi tarafından
komplo bir dosya ile tutuklanan halkın avukatı Naim Eminoğlu’na özgürlük
talebini içeren imza masası 10. gününde.
Atina Barosu önünde 26 Ocak Pazartesi günü açılan masada,
gizli tanık ifadeleriyle, hiçbir hukuki zemini olmayan soyut iddialarla
tutuklanan Av. Naim Eminoğlu’nun yaşadığı hukuksuzluğu anlatan bildirilerden
dağıtıldı. Saat 10.00’da açılan imza masası yağmur nedeniyle erken toplandı.
Naim Eminoğlu Kimdir?
Naim Feyzullah Eminoğlu, meslek yaşamı boyunca halkın
avukatlığını yapmıştır.
Soma’da katledilen 301 madencinin, Karaman, Ermenek’te maden
katliamlarında ölen işçilerin, 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden
ailelerin, Çorlu Tren Katliamında yakınlarını kaybeden ailelerin, Kartalkaya
Otel’de ihmal sonucu yakılan halkın, Kuyu Tipi hapishanelerde direnen devrimci
tutsakların yanında yer almış, avukatlıklarını yapmıştır.
Naim Eminoğlu’nun tutuklanması; gizli tanık ifadelerine,
isimsiz ihbarlara ve soyut iddialara dayanmaktadır. Kimliği belirsiz bir
kişinin e-posta yoluyla yaptığı ihbar, tutuklamanın temel gerekçesi haline
getirilmiştir. Bu hukuksuzluğa karşı Yunanistan’daki avukatların sicil
numaralarıyla imzaladıkları ‘’Naim Eminoğlu’na Özgürlük’’ bildirileri, Türkiye
Adalet Bakanlığına gönderilecek ve faşizmin hukuksuzluğu, uluslararası alanda
da teşhir edilmeye devam edilecek.
Avukat Naim Eminoğlu Serbest Bırakılsın!
Savunmaya Özgürlük!
Yunanistan Halk Cephesi’nden Hüseyin Süngü Zehra Kurtay’la Dayanışmak İçin 1 Günlük Destek Açlık Grevi Yaptı
Emperyalist Fransa devletinin devrimcilere yönelik
saldırılarının bir parçası olan iltica hakkının gaspedilmesine karşı süresiz
açlık grevinde olan Zehra Kurtay, bugün direnişin 210. gününde.
Yunanistan Halk Cephesi’nden Hüseyin Süngü, Zehra Kurtay’ın
haklı taleplerinin kabul edilmesi için 1 günlük destek açlık grevi yaptı.
Fransız emperyalizminin devrimcilere yönelik saldırılarının son bulması ve
Paris’te devam eden direnişin desteklenmesi çağrısında bulundu.
Zehra Kurtay’ın Talepleri Kabul Edilsin!
Zehra Kurtay Onurumuzdur!
Direne Direne Kazanacağız
Atina Barosu Önünde Halkın Tutsak Avukatı Naim Eminoğlu İçin Açılan Masa 11. Gününde
Yunanistan’ın başkenti Atina’da, AKP faşizmi tarafından
komplo bir dosya ile tutuklanan halkın avukatı Naim Eminoğlu’na özgürlük
talebini içeren imza masası 11. gününde.
Atina Barosu önünde 27 Ocak Salı günü açılan masada,
gizli tanık ifadeleriyle, hiçbir hukuki zemini olmayan soyut iddialarla
tutuklanan Av. Naim Eminoğlu’nun yaşadığı hukuksuzluğu anlatan bildirilerden
dağıtıldı.
Naim Eminoğlu Kimdir?
Naim Feyzullah Eminoğlu, meslek yaşamı boyunca halkın
avukatlığını yapmıştır.
Soma’da katledilen 301 madencinin, Karaman, Ermenek’te maden
katliamlarında ölen işçilerin, 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden
ailelerin, Çorlu Tren Katliamında yakınlarını kaybeden ailelerin, Kartalkaya
Otel’de ihmal sonucu yakılan halkın, Kuyu Tipi hapishanelerde direnen devrimci
tutsakların yanında yer almış, avukatlıklarını yapmıştır.
Naim Eminoğlu’nun tutuklanması; gizli tanık ifadelerine,
isimsiz ihbarlara ve soyut iddialara dayanmaktadır. Kimliği belirsiz bir
kişinin e-posta yoluyla yaptığı ihbar, tutuklamanın temel gerekçesi haline
getirilmiştir. Bu hukuksuzluğa karşı Yunanistan’daki avukatların sicil
numaralarıyla imzaladıkları ‘’Naim Eminoğlu’na Özgürlük’’ bildirileri, Türkiye
Adalet Bakanlığına gönderilecek ve faşizmin hukuksuzluğu, uluslararası alanda
da teşhir edilmeye devam edilecek.
Avukat Naim Eminoğlu Serbest Bırakılsın!
Savunmaya Özgürlük!
Hollanda Halk Cephesi: Halil Demir’in Tutuklanması Hakkında Açıklamamızdır
Hollanda Halk Cephesi, 26 Ocak 2026 tarihinde yoldaş Halil
Demir’in tutuklanması hakkında açıklama yayınlamıştır.
Açıklamamız Hollanda ve Flamanya’daki halklarımıza ve
dostlarımıza ulaştırılmıştır. Açıklama ilk olarak İngilizce yapılmış, Türkçe,
Kürtçe ve Hollandaca çevirileri de kullanılmıştır.
Türkçesi ise şu şekildedir;
Faşist Türkiye devletiyle işbirliği halindeki Yunan yargısı,
26 Ocak 2026’da Türkiyeli devrimci Halil Demir’i, savunma hakkının yok
sayıldığı göstermelik bir yargılamayla dört yıl altı ay hapse mahkûm ederek
hukuk terörünü tırmandırmıştır.
Koordine yürütülen siyasi saldırıya direnen yoldaşımız, hak
gaspına karşı açlık grevine başlamıştır. Bu devletlerarası komployu parçalamak
ve saldırılara son vermek için acil uluslararası seferberlik çağrımızdır.
Halil Demir derhal serbest bırakılsın!
Hollanda Halk Cephesi
Atina’daki İşgal Evlerinde Kentsel Dönüşüm Saldırılarına Karşı Direnme Kararı Alındı
Atina’da bulunan ve genellikle göçmenler ve politik
mültecilerin yaşadığı işgal evlerine yönelik Yunanistan devletinin ‘’kentsel
dönüşüm’’ adı altındaki saldırılarına karşı Prosfygika İşgal Topluluğu direnme
kararı aldı.
Prosfygika İşgal Topluluğu yaptığı açıklamada, ‘’herkesi,
Prosfygika’yı hükümetin yağmacı planlarından korumaya çağırdığını, Yunanistan
hükümetine ve şirketlerine tek bir karış toprak bile vermeyeceklerini’’ ilan
etti.
‘’Kentsel Dönüşüm’’ yalanlarının ne anlama geldiğini
ülkemizdeki örneklerinden biliyoruz. Bir avuç tekelin ceplerini doldurmak için
yoksul halkın yaşadığı evlere, mahallelere göz dikenlere karşı mücadele etmek
devrimci sorumluluğumuzun gereğidir. Prosfygika İşgal Topluluğu’nun aldığı
direniş kararını destekliyor ve yapılan açıklamayı paylaşıyoruz.
Yunanistan Halk Cephesi
***
ALEXANDRAS CADDESİ’NDEKİ
PROSFYGIKA’YA YÖNELİK YAKLAŞAN SALDIRI
VE TAHLİYE HAKKINDA ACİL DUYURU
DESTEKLE – YAY – DİREN
Attika Bölge Yönetimi bir program
anlaşması yoluyla 2025 yazı boyunca ve gizlice, Alexandras Caddesi’ndeki
Prosfygika İşgal Topluluğu’nun bastırılması ve tahliye edilmesine yönelik
planlamayı başlattı.
2026’nın başlamasıyla birlikte,
hükümetin sözcülüğünü yapan ücretli yazılar aracılığıyla yeni bir aşamayı
devreye soktu ve önümüzdeki altı ay içinde Prosfygika Topluluğu’nun şiddet
yoluyla tahliye edilmesini öngören tüm adımları – her zamanki gibi – büyük bir
kamu parası ziyafetiyle birlikte kamuoyuna pazarlamaya başladı.
Son on yıl içinde, devlet ve
hükümet Prosfygika’yı tahliye edip yağmalamaya dördüncü kez teşebbüs ediyor. Bu
seferki girişim derhal hayata geçirilmek üzere planlanan en ciddi olanı gibi
görünüyor. Tüm göstergeler, hem projenin finansmanını – toplam maliyeti 15
milyon avro olarak öngörülen ve Attika Bölgesi ESPA 2021 – 2027 kapsamında
Avrupa fonlarıyla finanse edilecek – hem de propaganda düzeyinde, sözde sosyal
konut ve “Agios Savvas” Onkoloji Hastanesi hasta yakınları için misafirhane
yaratılması söylemini içeren bir planın hazır olduğunu gösteriyor. Bu söylemle
toplumsal hassasiyetler ve refleksler istismar edilmek isteniyor.
Bu kez de başaramayacaklar!
Prosfygika, Yunanlar, mülteciler
ve göçmenlerden oluşan, 50 çocuk dahil olmak üzere 400’den fazla insanın
yaşadığı bir Topluluktur. Bu toplulukta savunmasız sosyal gruplar, ciddi ruh
sağlığı sorunları yaşayan kişiler, kanser hastaları, yaşlılar ve daha niceleri
bulunmaktadır.
Son 16 yıl içinde, GADA’nın (Atina
Emniyet Müdürlüğü) hoşgörüsüyle mahalleyi sarmış olan – ağır uyuşturucular da
dahil – uyuşturucu ticareti ve üretim noktaları ortadan kaldırılmış;
Prosfygika Topluluğu ve Ambelokipi
ile Gkyzi’nin daha geniş bölgeleri için 22 özerk, toplumsal öz-yeterlilik,
dayanışma ve öz-örgütlenme yapısı kurulmuştur. Bunlardan bazıları şunlardır:
* Prosfygika Topluluğu ve çevre
mahallelerdeki çocuklar için günlük olarak tam eğitim programıyla faaliyet
gösteren Çocuk Evi ve Öz-Eğitim Yapısı ile Öz-Örgütlü Anaokulu; Ambelokipi’deki
okullar, veli dernekleri ve öğretmen sendikalarıyla, Attika genelinde ve ülke
çapında doğrudan işbirliği içinde.
* Mahalle sakinlerine bakım
hizmeti sunan Sağlık Yapısı ve Sosyal Eczane; ülke genelinde onlarca öz-örgütlü
sağlık yapısı, sosyal klinik ve sağlık emekçileri sendikalarıyla işbirliği
içinde.
* “Agios Savvas” Onkoloji
Hastanesi hasta ve refakatçileri için Barınma Yapısı; hastane çalışanları
derneğiyle işbirliği içinde.
* Mahalle sakinleri ve tüm Atina
için her gün ekmek ve unlu mamuller üreten “Berkin Elvan” Kolektif Fırını.
* Prosfygika binalarının sürekli
bakımını sağlayan Teknik İşler Yapısı.
* Çocuklar ve yetişkinler için
eğlence ve kültürel katkı sunan Kolektif Kafe ve Sinema Yapısı.
* Topluluğun haftalık genel karar
alma meclisinin toplandığı Sosyal Merkez; ayrıca mahalle Kütüphanesi ve Okuma
Salonu. Yıllar boyunca çok sayıda toplumsal, politik ve kültürel etkinliğe,
sunuma ve meclise ev sahipliği yapmıştır.
* Kadınların ve toplumsal cinsiyet
çeşitliliğine sahip bireylerin kolektifleşmesini ve güçlenmesini amaçlayan
Kadın Yapısı; aynı zamanda ihtiyaç duyan kadınlar ve toplumsal cinsiyet
çeşitliliğine sahip kişiler için acil barınma alanı olarak da işlev görmektedir.
* Topluluğun altyapısı içinde
faaliyet gösteren Dayanışma Ekibi; Atina merkezinde onlarca kişiye haftada beş
gün yemek sağlamaktadır.
Tüm bu yapılar herkese açıktır ve
öz-örgütlenme ile toplumsal dayanışma temelinde çalışmaktadır.
Topluluk, son bir yıl içinde
Prosfygika binalarının dış cephe yenilemesini kendi finansmanıyla, mimarların,
inşaat mühendislerinin ve diğer teknik uzmanların katılımı ve desteğiyle
gerçekleştirme kararını kamuoyuna açıklamıştır. Attica Bölge Yönetimi’nin
planı, bu toplumsal girişimi engellemek ve kamu parasına el koymak amacıyla
atılmış bir adımdır.
Bu yeni girişim, Mitsotakis
rejiminin Atina’nın kentsel dokusu içinde – ve ülke genelinde -Yunanistan’da ve
yurtdışında üniversitelerin, kültürel ve eğitim kurumlarının ilgisini çekmiş
mevcut en büyük toplumsal projeyi ve Avrupa’daki en büyük örneklerden birini
tasfiye etmeye yönelik merkezi bir siyasi talimatı ve kararıdır.
Prosfygika Topluluğu yalnızca
toplumsal bir yapı değil, aynı zamanda yıllardır toplumsal, politik, sınıfsal
ve enternasyonalist mücadelelerin ön safında yer almaktadır. Yunanistan’dan,
Avrupa’dan ve Türkiye ile Kürdistan’daki devrimci örgütlerden mücadele edenler
de bu Toplulukta yaşamaktadır.
Mitsotakis rejimi Prosfygika’yı
hem yok etmek istediği bir politik düşman hem de yağmalayıp sömürmeyi hayal
ettiği bir ekonomik değer olarak görmektedir.
Bu karar, “mahalle gelişimi”
yalanlarının arkasına saklanarak insanları yerinden etmeyi ve öz örgütlenme ile
toplumsal katkı modellerini dağıtmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda, çökmekte
olan bir hükümetin elinde kalan tek ürün olan “hukuk ve düzen” doktrinine
dayalı bir seçim manevrasıdır.
* Bölge Yönetiminin sosyal konutla
ilgilendiğini söylediklerinde yalan söylüyorlar. Prosfygika zaten, kriz
nedeniyle sokağa itilmiş ve tüm sosyal yapıların çöküşüyle yoksulluğa ve
dışlanmaya sürüklenmiş yüzlerce insan için sosyal konuttur. 400’den fazla insanı
sokağa atıp kendi çevrelerinden 50 kişiyi yerleştirme planı, kâr ve kamu/Avrupa
fonlarının yağmalanmasından başka hiçbir şeyle ilgilenmeyen bir sistemin
ikiyüzlülüğünün ve insanlık dışılığının zirvesidir. Atina Belediyesi’ne ait,
şehir merkezinde bulunan 80.000 boş daire kullanılmazken, mevcut sosyal
konutları “yeni sosyal konut” adına yağmalamaya çalışmaktadırlar.
* Bölgenin kanser hastalarının
yakınlarını düşündüğünü söylediklerinde yalan söylüyorlar.
Topluluk, bu insanları yıllardır
barındırmakta ve onlarla ilgilenmektedir. Birçoğu, yakınları uzun süreli tedavi
görürken günlerce, haftalarca arabalarında uyumaktadır. Topluluk sağlıklı yaşam
koşulları ve desteği kendi emeği ve kaynaklarıyla sağlamaktadır. Bölge Yönetimi
ise hasta yakınlarını sokağa atarken, ihtiyaç içindeki insanlarla müşteri
ilişkileri kurmayı planlamaktadır. Üstelik Prosfygika’ya birkaç sokak mesafede,
devlete ve Kilise’ye ait sayısız boş mülk bulunmaktadır.
* Mahalledeki sosyal sorunlarla
ilgilendiklerini söylediklerinde yalan söylüyorlar. Prosfygika, 27 farklı
milliyetten insanın, dillerin, kültürlerin ve dinlerin uyum içinde bir arada
yaşadığı bir örnektir. Prosfygika, OKANA (Uyuşturucu Bağımlılığı Tedavi Kurumu)
biriminin bitişiğindeki tek uyuşturucu satış noktası olmayan mahalledir.
Bölgedeki tek “kamu güvenliği” sorunu, GADA ve Kamu Düzeni Bakanlığı’nın – iki
hastaneyle çevrili bir alanda – periyodik olarak göz yaşartıcı gazla mahalleyi
basarak, farklı bir toplumsal eşitlik ve adalet modeli üreten öz-örgütlü bir
Topluluğu dağıtmaya çalışmasıdır.
* Prosfygika’nın
değerlendirilmesini ve Ambelokipi’nin gelişimini önemsediklerini
söylediklerinde yalan söylüyorlar. Prosfygika’nın yeniden geliştirilmesi,
bölgede kiraların ve yaşam maliyetlerinin fırlamasına neden olacak; artan
fiyatlara dayanamayan onlarca, yüzlerce komşu zorla yerinden edilecektir. Bu
süreç zamanla çevredeki tüm mahallelere yayılacak ve mevcut sakinler yerini
daha varlıklı kesimlere bırakacaktır.
Vicdan ve empati sahibi herkesi,
bu tarihsel direniş, öz-örgütlenme ve sığınma mahallesi olan Prosfygika’ya
yönelik tahliye ve yağma planlarına karşı Topluluğun yanında durmaya
çağırıyoruz.
Herkesi, mücadelemizi kendi
mahallesinde, ailesinde ve sosyal çevresinde, okullarda, sendikalarda ve
işyerlerinde yaymaya ve Prosfygika’yı hükümetin yağmacı planlarından korumaya
çağırıyoruz.
Trenlerde 57 insanın hayatını
umursamayanlar.
Yunanistan’ı Avrupa’nın çöplüğü
haline getirenler.
Sağlık, eğitim, barınma ve
kültürdeki tüm sosyal yapıları dağıtanlar.
COVID sırasında bu kadar insanın
ölmesine izin verenler.
Çiftçileri ve kırsalı dilenciye
çevirenler.
Son on yılda yarım milyon genci
ülkeyi terk etmeye zorlayanlar.
Hiçbiri Prosfygika konusunda
güveni hak etmiyor ve herkes sözlerinin arkasındaki kirli planları bilmelidir.
Prosfygika’nın tahliyesi ve
bastırılması, Topluluktaki onlarca çocuğun, yaşlının ve hastanın ruhsal ve
fiziksel sağlığı açısından hesaplanamaz sonuçlar doğuracaktır. Birçoğu,
tahliyeden sonraki yıl hayatta olmayacaktır – bunun sorumluluğu hükümet ve onun
ajanlarına aittir.
Mülteci Konutları’nın tahliyesi ve
bastırılması, tüm harekete ve devam eden mücadelelere de darbe vuracaktır;
çünkü kaybedilen her özgür alan, toplumun neredeyse tamamının yaşadığı sömürü
ve adaletsizliğe karşı ortak mücadelenin zayıflaması demektir.
Bizler açısından, yıllardır kendi
evimiz gibi baktığımız bu mekânları savunmak bir sorumluluk ve görevdir.
Devletin bilinçli olarak çökmesine izin verip sonra yeniden inşa ederek kâr
etmeyi planladığı ulusal ve mimari bir anıtı ayakta tutmak görevimizdir.
Topluluğumuzun insanlarını savunmak görevimizdir; aksi halde karton kutular
üzerinde, açlık ve sefalet içinde uyuyacaklardır.
Kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz:
Rejime ve şirketlerine tek bir karış toprak bile vermeyeceğiz.
Kirli planlarını fiilen iptal
etmek için tüm gücümüzle – gerekirse hayatımız pahasına – mücadele edeceğiz.
Mücadele etmek ve devam etmek tarihsel ve toplumsal görevimizdir. Mahallemizi
ve Topluluğumuzu korumak için katlanmak zorunda bırakıldığımız bedelin, hükümet
ve ajanları için çok daha ağır olmasını sağlayacağız.
EĞER DÜŞERSEK, BAŞLARININ ÜZERİNE
DÜŞECEĞİZ
Şu çağrıyı yapıyoruz:
* Herkesi – bireyleri,
kolektifleri, sendikaları, dernekleri, örgütleri – Prosfygika’ya yönelik baskı
ve tahliye operasyonunu bozmak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya,
* Herkesi – bireyleri,
kolektifleri, yapıları, inisiyatifleri – Prosfygika’nın yanında durmaya ya da
burada yaşamaya gelmeye,
* Herkesi, devlet ve polis
tarafından yaratılacak olası provokasyonlara karşı uyanık olmaya; Topluluğu ve
ortak mücadelemizi bölmeye ve kırmaya çalışacaklarını bilmeye çağırıyoruz.
MİTSOTAKİS VE ŞİRKETLERİNE
PROSFYGIKA YOK – TOPLUMSAL DİRENİŞİN,
ÖZ ÖRGÜTLENMENİN, EŞİTLİĞİN VE
DAYANIŞMANIN PROSFYGİKA’SI!
PROSFYGIKA’NIN YENİDEN
GELİŞTİRİLMESİNE TEK BİR EURO KAMU PARASI
YOK!
TAM YETKİ TOPLULUKTA – KENDİ
FİNANSMANIYLA, KENDİ ÖRGÜTLENMESİYLE!
PROSFYGIKA’DAN ELİNİZİ ÇEKİN!
YA KAZANIRIZ YA DA KAZANIRIZ!
Yunanistan Halk Cephesi Kuyu Tipi Hapishaneleri Anlatmak İçin Yunan Solundan MERA 25 İle Görüşme Gerçekleştirdi
Yunanistan Halk Cephesi Yunan soluna kuyu tipi hapishaneleri
anlatmaya devam ediyor.
26 Ocak Pazartesi günü Yunan solundan MERA 25 ile bir görüşme
gerçekleştirildi. Görüşmede Türkiye hapishanelerinde kuyu tipi hapishanelere
karşı süren direnişler anlatıldı. Direnişçilerin talepleri anlatıldı, kuyu tipi
hapishanelerin amacı anlatıldı. Emperyalizmin ve faşizmin Türkiye’de
hapishaneler politikası anlatıldı.
SRY Kuyu Tipi hapishanelerin Özgür Tutsakların direnişleri
sonucu gündeme girdiği anlatıldı. Kuyu tipi hapishanelere karşı 38 defa zafer
kazanıldığı anlatıldı. Tüm saldırılara karşı ancak direnilerek zaferler kazanılabileceği
vurgulandı. Ayrıca 14 Şubat’ta Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu’nun
direnişlerinin 200. Gününde yapılacak açlık grevine katılım çağrısı yapıldı.
MERA 25’te açlık grevine katılacaklarını, destek açıklaması
yayınlayacaklarını, destek videoları çekeceklerini söylediler.
