haberler
Almanya Essen Türkiye Konsolosluğu Önünde Ölüm Orucu Ve Emir Karakum İçin Eylem Yapıldı
Türkiye de Adaletsizliklere karşı ve hasta tutsakların
özgürlüğü için başlayan Ölüm Orucu
direnişi devam ediyor. Gökhan Yıldırım Ölüm Orucu
Direnişinin 255 gününde tahliye edildi ve
256 gününde direnişine ara verdi.
Sibel Balaç, 39 kilo kalmış bedeniyle hastaneye kaldırıldı.
Adli Tıp Kurumunun raporu
beklenirken, Gökhan’a yapılan hastane işkencesi Sibel için
de yapılıyor. Bir an önce tahliye
edilmesi gerekirken hastane de tutularak sağlık durumu iyice
kötüleşiyor. Sibel Balaç Ölüm
Orucu direnişinin 270 gününde ve artık yürüyemiyor. Bu
durumu protesto etmek, Ölüm Orucu taleplerini dile getirmek ve Sibel Balaç’ın
özgürlüğünü istemek için 14 Eylül 2022 günü saat. 14.00’te Essen Türkiye
Konsolosluğu önüne gidildi. Burada yapılan konuşmalarda Ölüm
Orucunun taleplerinin karşılanması, Sibel Balaç’ın tahliye
edilmesi istendi. Aynı zamanda bir
Dev-Gençli olan Emir Karakum Bafra Hapishanesinde gördüğü
işkencelerden kaynaklı,
işkencecilerin cezalandırılması, arkadaşlarının bulunduğu
bir hapishaneye sevk edilmesi ve 9
aydır hazırlanmayan iddianamesinin hazırlanması talebiyle
başlattığı süresiz açlık grevinin 101 günü olması dolayısıyla da Emir Karakum
için adalet ve taleplerinin kabul edilmesi istendi. Grup Yorum şarkılarının da ses
kutusundan çalındığı eyleme 7 kişi katıldı. Atılan sloganların ardından yaklaşık
40 dakika süren eylem yoğun yağmur altında, Adaletsizlik sürdüğü sürece özgür tutsakların
taleplerini dillendirmek için konsolosluk önüne gelmeye devam edileceği
belirtilerek eylem bitirildi.
Sibel Balaç, İleri Kızılaltun, Emir Karakum Yalnız Değildir!
İşkence Yapmak Şerefsizliktir!
Ölüm Orucu Talepleri Kabul Edilsin!
Emir Karakum’un Talepleri Kabul Edilsin!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Halkız Haklıyız Kazanacağız!
Ayten Öztürk’ün Kaldığı Eve Yapılan Operasyona Dair Açıklamasını Yayınlıyoruz
Ev Hapsinde 447 Gün:
“… Senin için de geleceğiz, bunu unutma!”
Tehditleriniz Bizi Yıldıramaz! Adalet Mücadelemizle Biz Kazanacağız.
Bu sabah 10.3 sıralarında İstanbul Küçükarmutlu’daki evim Özel Harekat, Özel Tim ve TEM polisleri tarafından, silahlarla, 5 kamerayla ve helikopter eşliğinde basıldı. Silahları bize doğrultup, galoşsuz içeri giren polisler evimde terör estirdiler.
Bu sırada banyoda bulunan bir arkadaşıma “vurmamı istemiyorsan çık çabuk” tehdidinde bulundular. “Galoş giyin” diyen arkadaşımızı ittirerek düşürmeye çalıştılar. Ben kararı görmek istedim, baskın kararında aranan kişiler olduğunu gördüm. Bu kişiler burada değildi. Buna rağmen arama yapmak istediler. Bunun keyfi olduğunu söyleyince de içlerinden bir sivil yanıma yanaşıp “En son buraya Aytaç için gelmiştik, senin için de geleceğiz, bunu unutma!” tehdidinde bulundu. Bu söylemden şu çıkıyor, biz istesek
senin için de bir bahane bulup geliriz. Ev hapsindeki bir insana yapılan bu tehdit acizlikten başka bir şey değildir. İki gün önce polis eve gelip kelepçeyi kontrol etti. Bir gün sonra yeni kelepçe takıldı. Günün 24 saatinde istenilen saatte kelepçeyi kontrol amaçlı arayabiliyorlar. Daha hangi biçimde gelmeyi düşünüyorlar acaba? Katletmeye mi? Hapse koyup tek kişilik hücreye koymayı mı? Ne hakla, hangi yasaya dayanarak? “Biz kendimiz suç üretiriz” mi demek istiyorlar?…
Açıkça görünüyor ki, bu saldırganlık, hazımsızlık benim işkenceyi ve haksız cezayı teşhir etmemden kaynaklıdır. Evet bir daha söylüyorum. Beni kaçırıp 6 ay işkence edenler hala araştırılmadı, hala hiç kimse yargılanmadı ve ceza almadı. Bu yaşadıklarım, görmezden duymazdan gelindi. İşkencenin üstünü kapatmak için beraat edeceğim bir davadan, bir iftiracının “linç olayını kaldırımdan izlerken gördüm” yalan beyanıyla 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldım. Bu hangi ahlaka, hangi hukuka, hangi vicdana sığar.
Beni tehdit ediyorlar! Neyle tehdit ediyorsunuz! Haksızlığa uğramaktan daha büyük bir şiddet olabilir mi?
Zaten bunu yapıyorsunuz. Bunun ötesi nedir? Onu da açıklamak zorundasınız! Tehdit ederek suç işliyorsunuz. Bu suçunuz kameralarda kayıt altına alındı.
Terör estirerek yapılan bu baskınlar, tehditler benim adalet mücadelemi engellemek içindir. Ben adalet mücadelemden vazgeçmeyeceğim. Ben değil, bana işkence yapanlar cezalandırılsın! Er ya da geç haklı olan kazanır. Adalet mücadelemizle biz kazanacağız.
Ayten Öztürk
14.09.2022
6 ay işkence gördükten sonra tutuklanıp 3,5 yıl hapishanede
kaldıktan sonra ev hapsi ile tahliye edilen Ayten Öztürk’ ün evi bugün
işkenceci katil polisler tarafından basılmıştır.
Birkaç gündür kelepçede hasar olduğu bahanesiyle evin önünde
bekleyen polisler bugün de
birilerini arama bahanesiyle evi basmışlardır. Ve baskın
sırasında “En son buraya Aytaç için geldik, senin için de geleceğiz”
tehdidinde bulunmuşlardır. Egemenlerin amacı Ayten Öztürk ‘ e yapılan işkencenin
teşhir olmasının önüne geçmektir. Yapılacak olan seminerin yasaklanması ve ev baskılarının
amacı budur.
Şunu bilin ki baskılar ve baskınlarınız bizi asla
yıldıramayacaktır! Şunu bilin ki bu ülkede yapılan bütün işkenceleri teşhir
edecek ve yaptıklarınızın hesabını soracağız!
Ayten Öztürk Yalnız Değildir!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Gazi Halk Cephesi
12 Eylül 1980 faşist cuntasında yaşanan gözaltı, işkence,
tutuklamalar ve katliamlar günümüzde devam ediyor. O süreçte karanlığı
aydınlatanlara ve bugün faşizme karşı o direniş geleneklerini sürdürenlere
selam olsun!
📌Emir Karakum sevk talebi
için açlık grevinde, direnişinin 80. Gününde tekrar gardiyanlar tarafından
işkence gördü
📌30 yıllık tutsağın
infazı iyi halli olmadığı gerekçesiyle yakıldı
📌Gerçek Haber Ajansı
Facebook sayfasına kısıtlama getirildi
📌Almanya Rusya’ya karşı
Ukrayna askeri harekatına daha fazla destek verilmesi çağrısında bulundu
Videonun linki: https://youtu.be/VW8LBRiK9uo
Hepsi ve daha fazlası videomuzda!
Videomuzu beğenmeyi ve kanalımıza abone olmayı unutmayın…
12 Eylül 2022 tarihinde Almanya Dev-Gençliler olarak
Almanya’nın Berlin şehrinde bulunan Humboldt Üniversitesi önünde ve çevresinde
toplam 300 tane pullamalar yapıştırdık. Pullamalar Özgül Emre, İhsan Cibelik ve
Serkan Küpeli’nin serbest bırakılmasını ve faşist 129 yasasının kaldırılmasını
talep ediyor.
Özgül Emre, İhsan Cibelik ve Serkan Küpeli serbest
bırakılana kadar kampanyamız sürecek!
Devrimcilik yapmak suç değil, tarihsel görevdir!
Faşist 129 Maddesi Kaldırılsın!
Faşist 129 yasaların kaldırılması ve Özgül, İhsan Serkan’ın
özgürlüğü için hazırlanan pulları Berlin’de Humboldt üniversitesinin çevresine
astık. 12 Eylül Pazartesi günü toplam 300 pul Humboldt üniversitesinin merkez
kampüs ve Hukuk fakültesinin çevresini yapıştırıldı. Geleceğin hukukçuları 129
yasasına bilmeli, “demokratik” hukuk sisteminin için bulunmasına karşı mücadele
etmelilerdir.
129 yasasının özellikle 129-b maddesinin burjuva hukukun
bile içinde yeri yoktur. Düşünce özgürlüğüne saldırı aracı olan faşist bir
maddedir!
Faşist 129 Maddeleri Kaldırılsın!
Özgül İhsan Serkan’a Özgürlük!
Ölüm Orucu Direnişi: Sibel Balaç 270. İleri Kızılaltun 31. Gününde
Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun’un talepleri halkın
talepleridir. Adalet için bedenlerini açlığa yatıran halkın çocuklarının
talepleri kabul edilsin!
Halkın Öğretmeni Sibel Balaç Ölüm Orucu direnişinin 263. gününde
Ankara Dışkapı Yıldırım Bayezit Devlet Hastanesine götürüldü. Burada zorla
müdahale tehdidi altında tutuluyor, yakınlarıyla görüştürülmüyor.
Sibel Balaç Hasta Değil Direnişçidir!
Dışkapı Yıldırım Bayezit Devlet Hastanesi idaresi bir an
önce raporunu hazırlayıp, Sibel Balaç’ı ATK’ye sevk etmelidir!
Ölüm Orucu Direnişçisi Sibel Balaç’ın Talepleri:
1- Dijital delillerle, gizli tanık ve itirafçı tanıklarla
yürütülen yargılamalara son verilmesi.
2- Keyfi şekilde uygulanan disiplin cezalarına son verilmesi.
3- Hasta tutsakların serbest bırakılması.
4- Hapishanelerdeki kitap-dergi kısıtlamalarına son
verilmesi.
5- Hapishanelerde sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.
Ölüm Orucu Direnişçisi İleri Kızılaltun’un Talepleri:
1- Dijital deliller ile gizli tanık ve itirafçı tanıklar ile
yürütülen yargılamalara son verilsin
2-Hapishanelerdeki keyfi disiplin cezalarına son verilsin
3- Hapishanedeki dergi kısıtlamalarına son verilsin
4- Hasta tutsaklar serbest bırakılsın
5- Hapishanedeki sohbet hakkı eksiksiz uygulansın
6- Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli
7- Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine
değiştirilsin
8- İnfaz yakmalar ve sürgünler son bulsun
Sibel Balaç Onurumuzdur!
İleri Kızılaltun Onurumuzdur!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Devrimci Tutsakların Talepleri Kabul Edilsin!
İzmir TAYAD’lı aileler Alsancak’ta ölüm orucu direnişçileri
için basın açıklaması yaptı.
Ellerinde; Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun’un Talepleri
Kabul Edilsin!
Hasta Tutsak Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın! Yazan
döviz açarak Ölüm orucu direnişçilerinin taleplerini sahiplenen İzmir TAYAD’lı
aileler devrimci hasta tutsak Ali Osman Köse’nin de serbest bırakılmasını
istedi.
Sibel Balaç’ın Talepleri Kabul Edilsin!
İleri Kızılaltun’un Talepleri Kabul Edilsin!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın!
Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın!
İzmir TAYAD’lı Aileler













