haberler
Almanya’da Dersim’liler Gecesinde Halk Okulu Dergisi Dağıtımı Yapıldı
26 Aralık 2024
günü Almanya’nın Hagen şehrinde Dersim yöresine ait Kültürü tanıtımı ve yaşatma
faaliyeti çerçevesinde bir gece düzenlendi. Gecede küçük bir stant açıldı ve
“Halk Okulu Dergisi” dağıtımı yapıldı. Katılımın yoğun olmadığı
gecede ayrıca Özgül Emre’nin şiir kitapları, Uyuşturucu ya karşı Mücadelenin
anlatıldığı Gökhan Yıldırım’ın kitaplarınında olduğu stant da vardı.
Katılımın az olmasına rağmen 23 dergi ve 3 kitap halka ulaştırıldı.
Yayınlarımızı
Halkın Olduğu Her Yere Ulaştıracağız.
Cephe’den Yeni Yıl Mesajı: Yeni Yılda Yeni Ateşler Yakacağız Öfkeyle Tutuşacak Umudumuz
YÜRÜYORSANIZ KOŞACAKSINIZ
KOŞUYORSANIZ UÇACAKSINIZ
DAYI
YENİ YILDA YENİ
ATEŞLER YAKACAĞIZ! ÖFKEYLE TUTUŞACAK UMUDUMUZ
ATEŞLİ BİR SABIR İLE BİLENECEK ÖFKEMİZ
HALKIMIZ DA, YOLDAŞLARIMIZ DA, BİLENECEK SINIF
KİNİMİZLE!
AND OLSUN Kİ; AKLIMIZDA, BİLİNCİMİZDE,
YÜREĞİMİZDE, HAYALİMİZDE, DÜŞÜMÜZDE, SINIF KİNİMİZDEN BAŞKA BİR ŞEY OLMAYACAK!
İki sınıf var:
ZENGİNLER ve YOKSULLAR, EZENLER ve EZİLENLER…
Ezenler; bizim kanımızı İÇENLERDİR.
Bizim gözyaşlarımızı AKITANLARDIR.
SUÇLUDURLAR!
İLK SUÇU ONLAR İŞLEDİ, BİZİM OLANI ÇALDILAR.
DÜŞMANLIĞI İLK ONLAR EKTİ.
İLK KANI ONLAR AKITTI.
İLK ANAYI ONLAR AĞLATTI.
SUÇLULAR!
Aramızda kan var, ter var, gözyaşı var.
Terimizin karıştığı her şeyi onlar çaldı.
BİZDEN ZORBALIKLA ÇALINANLARI GERİ İSTİYORUZ!
EMEĞİMİZİ, ONURUMUZU, GELECEĞİMİZİ,
SAĞLIĞIMIZI, EVİMİZİ, TOPRAĞIMIZI, ÖMÜRLERİMİZİ ÇALDILAR.
DÜŞMAN BİZİ YOK ETMEK İSTİYOR, BİZ İSE HAYATTA
KALMAK İSTİYORUZ.
NE YAPACAĞIZ?
HAYATTA KALMANIN TEK YOLU, ONLARI YOK
ETMEKTİR!
SINIF KİNİYLE SAVAŞACAĞIZ! HALKIN ADALETİNİ
SAĞLAYACAĞIZ!
İKİ SINIFTAN BİRİSİ VARSA, ÖTEKİ YOK DEMEKTİR!
İKİ SINIF VARDIR; İKİ SINIFIN İKİ AYRI
PROGRAMI,
İKİ AYRI SİSTEMİ,
İKİ AYRI KÜLTÜRÜ,
İKİ AYRI DEĞERİ,
İKİ AYRI AHLAKI VARDIR.
İKİSİ BİR ARADA OLMAZ!
BURJUVAZİNİN DEĞERLERİ VARSA, DEVRİM YOK
DEMEKTİR.
BİRİ YOK OLMADAN DİĞERİ VAROLMAZ.
BİRİ ÖLMEDEN, DİĞERİ YAŞAMAZ!
İŞTE, BİZİM İÇİN SINIF KİNİ BU NETLİKTE
OLMALIDIR.
YAŞAMAK İSTİYORSAK, DÜZEN ÖLMELİDİR.
İKİ SINIF, İKİ İRADE, BİR ARADA OLMAZ. YA
BURJUVAZİ YA BİZ!
ÖLMEMEK İÇİN, ÖLDÜRMEYİ ÖĞRENECEĞİZ; KİMİN
YAŞAYACAĞINA BÖYLECE BİZ KARAR VERECEĞİZ…
Sınıf Kini;
“TARİHE YÖN VEREN, TARİHİ YÖNETEN ÖFKEDİR” DİYOR DURSUN KARATAŞ.
BULUNDUĞUMUZ HER YERDE DİRENECEK,
BULUNDUĞUMUZ HİÇBİR YERDE DÜŞMANA TESLİM OLMAYACAĞIZ!
İLAN EDİYORUZ Kİ: SİZE UYKU, BİZE ÖLÜM YOK!
NASIL YAPACAĞIMIZI BİLİYORUZ.
DAYI DİYOR Kİ:
YÜRÜYORSANIZ KOŞACAKSINIZ, KOŞUYORSANIZ UÇACAKSINIZ!
YETERKİ SINIF KİNİNİZ BÜYÜK OLSUN
YETERKİ UZLAŞMAZ OLUN.
BİLİYORUZ;
Kin, sevginin tarlasında büyür!
BİZİM SINIF KİNİMİZ; ÖLMEKLE ÖLDÜRMEK
ARASINDAKİ TERCİHTİR.
YA ÖLECEĞİZ,
YA ÖLDÜRECEĞİZ!
Bu nedenledir ki; sadece sınıf kiniyle
savaşanlar zafer kazanır, tarihe yön verir ve tarihi değiştirir.
Biz tarihi
kanla yazıyor, yeni bir yaşam kuruyoruz. Rotamız, sömürücü sınıfların yok
edildiği, ezen ve ezilenin olmadığı; sınıfsız, sömürüsüz, sosyalist bir
düzendir.
SEVGİNİZ NE KADAR BÜYÜKSE, KİNİNİZ DE O KADAR BÜYÜK OLUR.
Sevmek; HALK
OLDUĞUNU BİLMEKTİR. Halk için yaşamak, halkın çıkarlarını
savunmak, halka karşı olan saldırılara göğüs germektir.
Sevmek,
savaşmaktır. Ancak güçlü bir sınıf kinine sahip olanlar,
sever ve savaşabilir.
İşkencehanede,
kuşatma altında, çatışmada iradeyi çelikleştiren, düşmanı yenilgiye uğratan
sınıf kinidir.
Sınıf kini; şahısları değil, şahısların dâhil olduğu sınıfları hedef
alan ve yıkıcı değil, yapıcı olması amaçlanan bir olgudur.
Sınıf kini; halklara karşı işlenmiş suçların doğurduğu, tarihe
yaslanan bir duygudur.
Sınıf kini; hafızamızdır. Binyıllardır yaşadıklarımızı unutmamaktır.
Sınıf kini; tarih bilgimizdir.
Sınıf kini; bize yaşatılanların hesabını sorma isteğidir.
Sınıf kinini söndürmüş kişi, halka yönelecek yeni katliamların
işbirlikçiliğine soyunacak kadar soysuzlaşmıştır.
Ustamız bize “Unutmayın, sınıf kininden daha
sağlam bir pusula yoktur” diye öğretmiştir. Her şeyi unutabilirsiniz,
yollarda kaybolabilirsiniz, korkabilirsiniz; ama en sevdiklerinizin yokluğunu
kimse unutturamaz… Buradaki pusulamız onlardır. Şehitlerimiz bizim pusulamız
olmalıdır.
Sınıf kini bize, sınıfımızı ve karşı sınıfı tanımayı öğreten bir
öğretmendir.
Sınıf kini, kurtuluş bilincimizdir.
Kin duymadan yürütülen bir kavga, kurusıkı bir
silah kadar etkisiz olacak, mücadeleyi daha başından kaybetmemize yol
açacaktır.
Kin duymamak; düşman karşısında esnemek, yumuşamak, belirsizleştirmek, ne yapacağını
bilememektir.
Sevdiğiniz ne ise, onu niçin seviyorsak, ne kadar
seviyorsak; ona zarar veren, ona düşman olan her şeye de bir o kadar kin duyar,
düşman oluruz.
O kinimizle düşmanımızı yok eder, sevdiklerimize zarar
vermesini engelleriz.
SİZİ TANIYORUZ!
11 şehirde 230 milyon ton enkazı yıktılar
üzerimize.
Ömürlerimizi enkaza
çevirdiler. Erciyes Dağı kadar molozun altında kaldık.
Anadolu’nun 5’te 1’i yıkılırken ceplerini dolduranları
isim isim ezberleyeceğiz.
AKP faşizminin iktidarı boyunca 34 bin işçi katledildi.
OTUZ DÖRT BİN…
Sayın, düşünün, gözünüzün önüne getirin; 34 bin işçi… Kaç
kasaba, kaç köy nüfusu eder bu sayı?
İki ayda değil, 22 yılda… Yani bilerek isteyerek belli
bir programla 34 bin işçi öldürüldü…
Sadece bu iki sayıyı aklınızda tutun:
-230 milyon ton enkaz
-22 yılda 34 bin işçi
Aklınızda sadece bunlar olsun…
Ezilenlerin sınıf kini, ayakları altındaki
toprağı sarsacak, saraylarını, saltanatlarını başlarına yıkacak kadar
tehlikelidir.
Bu tehlikeyi iyi bilir egemenler.
Onun için uysallaştırmaya sınıf bilincini yok
etmeye çalışırlar. Bunun için tüm olanaklarını seferber eder, “öfkeye-kine
hayır” propagandalarını yaparlar.
Burjuvazi,
sosyalizmin yıkıntıları üzerinde, tarihinin en büyük
ideolojik saldırılarını ve askeri kuşatmalarını, saldırılarını gerçekleştirdi:
“Sosyalizm
iflas etmiş”ti.
“Dünya
artık tek kutupluydu. Emperyalizm tek güç”tü.
“Bağımsızlığın
modası geçmiş”ti.
“İdeolojilerin
ve Tarihin sonu gelmiş”ti.
İNANMAYIN!
Tehlikeyi gördü egemenler.
Korkularındandır bu sözleri.
Cepheli işte tam da burada halkın düzene öfkesinin,
kininin adı olmalıdır. Halkın öfkesini büyüten, sınıf bilincini geliştiren,
kinini törpüleyecek her politikanın karşısına dikilen olmalıdır.
Cepheli halkın öfkesi, kini, adalet savaşçısıdır.
Eğer ki bir Cepheli düzene öfke duymuyor,
kinini büyütmüyor ve en önemlisi de halkın sınıf kinini geliştirmiyorsa;
devrimcilik yapmıyor demektir.
Düzene karşı öfke ve kinin büyümediği yerde
düzenle uzlaşma vardır. Cepheli, düzene duyduğu öfke ve kinle uzlaşmaz
olmalıdır.
Cepheli büyük bir halk ve vatan sevgisine
sahiptir.
Bu sevginin bayrağı da halkın ezilmişliği,
çektiği acılardır. Halka olan sonsuz sevginin kaynağında yine sınıf kini
vardır! Ancak bu kini büyüdükçe, her türlü özveride bulunabilir, “bir
canım var feda olsun halkıma vatanıma” diyebilir.
Sonuç olarak;
*Cepheli, her şeye ezen-ezilen çelişkisiyle
bakandır.
*Cepheli, ezenlere karşı büyük bir öfke
besleyendir.
*Cepheli, sadece bu öfkeyi beslemeyi, kini
büyütmek için yeterli görmeyendir.
*Cepheli, sınıf kinini; halkı daha fazla
örgütleme, savaştırma azminde gösterendir. Çünkü Cepheli, kişisel olarak kin
beslemenin bir şey ifade etmediğini bilendir.
*Cepheli, bütün halkın öfke ve kinini düzeni
yıkmaya, düzene karşı savaştırmaya yönelterek örgütleyendir.
*Her Cepheli öncelikle kendisinin sınıf
bilincini geliştiren ve bunu halka taşıyan, halkın düzene karşı olan öfkesini
büyütendir.
*Cepheli, düzene duyduğu öfke ve kinle
uzlaşmaz olandır.
DÜŞMAN BİZİ YOK ETMEK İSTİYOR, BİZ İSE HAYATTA
KALMAK İSTİYORUZ.
NE YAPACAĞIZ?
HAYATTA KALMANIN TEK YOLU, ONLARI YOK
ETMEKTİR!
YA YOK OLACAĞIZ YA YOK EDECEĞİZ .
Tercih budur!
1970’ten bu yana; ideolojik netliğimiz, ideolojik kararlılığımız,
ideolojik bağımsızlığımız sayesinde hiç yanlış tercih yapmadık. Hep ayakta ve
hayatta kaldık.
2025’e girerken yeni yılda, halk ve vatan sevgimiz gibi
sınıf kinimizi de büyüteceğimize söz veriyoruz.
Tarihimize, tutsaklarımıza ve şehitlerimize duyduğumuz
sorumlulukla diyoruz ki; sınıf kinimizle sadece savaşan değil, savaşı
halklaştırıp halkı savaştıran olacağız.
Tüm halkımızın ve yoldaşlarımızın yeni kavga yılını
kutluyoruz.
Almanya Köln’de Temel Haklar Ve Özgürlükler Derneğinin Tanıtımı Yapıldı
Köln’de
Türkiyelilerin yoğun olduğu “KeupStr” sokağında kitle çalışması yapıldı.
Çalışmada
Köln’deki “Temel Haklar Ve Özgürlükler” derneğinin tanıtımı yapıldı ve dolaşılan
esnafları derneğimizde gerçekleştirilecek olan yılbaşı etkinliğine davet edildi.
Yılbaşı programındaki
çekiliş için esnaflar bize hediyeler verdi.
Tüm Halkımızı
Köln’de “Temel Haklar ve Özgürlükler” Derneğimize Çağırıyoruz!
Yılbaşına Hep
Birlikte Ve Umutla Girelim!
Üreterek
eğlendiğimiz kış kampımızın 5.günü geride kaldı. Güne kahvaltı ve temizlik ile
başlandı. Hep beraber yaşam alanı temizlendi.
Ardından
Uyuşturucu semineri verildi. Bu düzenin uyuşturucuyu nasıl bir silah olarak
kullandığı anlatıldı. Bize esrarın masum gösterilmesinin aslında hiç masum
olmadığı vurgulandı. Seminer görseller ve videolar ile zenginleştirildi.
Ardından ise
spor yapıldı. Sporda dışarıda mendil kapmaca oynandı. Ardından ise koro ile
Güleycan şarkısı umudun ritmi şeklinde çalışıldı. Ardından ise eğitim saatinde
önceki gün yapılan tşört tasarımlarına son halleri verildi. Daha sonra ise öğlen
yemeği yenildi.
Öğlen yemeğinin
ardından boş vakitte zaman geçirildi. Bazı gençlere gitar dersleri verildi.
Boş vaktin
ardından ise halk oyunlarına son şekil verilerek çalışıldı. Daha sonra ise kısa
filme başlandı. Irkçılıkla ilgili olan ilk sahnenin çekimlerine başlandı. Filme
herkes katıldı. Gençlerin bir kısmı oynarken diğer kısmı ise çekim yaptı.
Daha sonra ise
kampımıza ailelerden misafirler geldi. Onlarla birlikte akşam yemeği yedikten
sonra eğlence komitesinin hazırladığı oyunlar oynandı.
Kampımız Tüm
Coşkusu İle Devam Ediyor.
Yaşasın Dev-Genç
Yaşasın Dev-Genç’liler
Grup Yorum
emekçisi Ekimcan YILDIRIM 24 Kasım 2024 tarihinde sağlık sorunları olmasına
rağmen hukuksuzca tutuklandı. Ekimcan, şu an istemediği koşullarda
arkadaşlarından ayrı tutulmaktadır. Ekimcan’ın ciddi sağlık sorunları vardır,
sedef hastalığından dolayı vücudun her bir yanında yaralar mevcuttur.
Hapishanede kaldığı sürece sedef hastalığının boyutu Ekimcan’ın gözüne ve
kulağına vurabilir ve bu yüzden sağır ve kör kalabilir.
Ekimcan’ın
arkadaşı Ali ÜLGÜ, bu koşullar üzerine 2 Aralık 2024 tarihinde süresiz açlık
grevine başladı. Ali ÜLGÜ’nün talebi; arkadaşı Ekimcan YILDIRIM’ın yasal talebi
olan, kendi davasından tutuklu ve hükümlülerle kalma talebinin kabul edilmesi
istiyor. Bu talep aslında tüm hapishanelerde uygulanan, olması gereken bir
işleyişken, zaman zaman hapishane idareleri keyfi uygulamalar yaparak
evlatlarımız üzerinde yalnızlaştırma politikasıyla, arkadaşlarından tecrit
ettirerek, dayanışmanın önüne geçmeye çalışmaktadır.
Edirne F
Tipi Hapishanesinde Süresiz Açlık Grevinde Olan Devrimci Tutsak Ali ÜLGÜ’nün
Talepleri Kabul Edilsin!
Ali ÜLGÜ’nün
Talepleri Kabul Edilsin
Ekimcan
Yıldırım Arkadaşlarının Yanına Getirilsin!
Yıldızlı Yürek Kültür Sanat’ta Onurlu Aydınlardan Güngör Gençay Tanıtıldı
🎧Yıldızlı
Yürek Kültür Sanat programında 27 Aralık Cuma günü yayınlanan, tecrite karşı
mücadelede ön saflarda yer alan aydınlarımızdan Güngör Gençay’ın anlatıldığı
bölümün kaydını paylaşıyoruz.
https://halkinsesiradyo.com/yasami-umuda-ayarlama-ustasi-gungor-gencay/
Gençlik Kış Kampı 4. Gününde; Kendi T-Şörtlerimizi Kendimiz Tasarlıyoruz
Gençlik Kış Kampı 4.gününde devam ediyor. Güne nöbetçilerin hazırladığı
kahvaltı ardından ise temizlik ile başlandı. Daha sonra seminer başladı.
Seminerde medya yalanları anlatıldı. Bir canlandırma yapıldı. Gençlerden bir
kişi fabrikatör 3 kişi ise işçi seçildi. Fabrikatörün hiçbir şey yapmamasına
rağmen işçilerin ürettiği ürün üzerinden, işçilerden fazla para kazanması
anlatıldı. Ardından ise bir kişi Medya patronu seçildi. Onun da bu
fabrikatörden para aldığı anlatıldı. Para almasının sebebi ise işçilerin
gerçekleri görüp isyan etmemesi olduğu vurgulandı. Medya patronunun
dezenformasyonla işçileri kendi baskısı altına aldığı ve fabrikatöre hizmet
ettiği açıklandı. Ardından medyadan bazı yalan haberlerden örnekler verildi.
Seminere katılan gençler de örnekler verdi.
Seminerin ardından spor yapıldı. Spordan sonra ise koro başladı. Koroda ritim
herkes tarafından oturtuldu, şarkı söylenmeye başlandı.
Korodan sonra üretim saati başladı. Üretim saatinde moda tüketim seminerinde
karar alınan tişörtler üzerine çalışıldı ve tişörtler bitirildi. Ardından ise
öğlen yemeği yenildi.
Boş vakit sonrası ise Halk oyunlarına başlandı. Halk oyunlarında koreografi
oturtuldu. Halk oyunlarından sonra ise kısa film için sahneler yazıldı. Ve
kampın 5 günü çekimlere başlanacağı konuşuldu. Ardından ise akşam yemeği
yenildi.
Akşam yemeğinden sonra eğlence saati başladı. Eğlence saatinde ağız okuma oyunu
oynandı. Bir kişi kulaklık takarken diğeri ona belirlenen kelimeleri anlatmaya
çalıştı. Eğlenceden sonra ise kampın 4. günü bitirildi.








































