haberler
Hollanda da Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Direnen Özgür Tutsakların Taleplerini Duyurmak İçin Türkiye Konsolosluğu Önünde Eylem Yapıldı
Hollanda’da Halk Cepheliler Türkiye Hapishanelerinde S,R,Y
kuyu tipi hapishanelere karşı direnen özgür tutsakların taleplerinin kabul
edilmesi için Türkiye Büyükelçiliği önünde eylem yapıldı.
Eylemde özgür tutsak Sercan Ahmet Arslan’ın süresiz açlık
grevi direnişinde 200. Güne geldiğini hayati tehlikesinin olduğu ve
taleplerinin biran önce kabul edilmesi gerektiği vurgulandı.
Tüm halkımızı Özgür Tutsakların direnişini sahiplenmeye
açlık grevleri yapmaya Türkiye Konsoloslukları önünde eylemler yapmaya
çağırıyoruz
Halkın Sesi
Radyo, Gerçeğin Demi’nde 6 Mayıs Salı günü yayınlanan, ”Alevilik Nedir,
Aleviliğin Temel Esasları Nelerdir” konulu programın kaydını paylaşıyoruz.
”Her şey gibi
Aleviliğin de çarpıtılarak aslının karşıtına dönüştürüldüğü bir süreçten
geçiyoruz.
Böyle bir
süreçte bilerek veya bilmeyerek bu çarpıtmaların aleti olanlara karşı mücadele,
halkın mücadelesine verilen zararları önleme açısından oldukça önemlidir.
Halkımızı
bunların kurbanı olmaması için uyarmak devrimcilerin de önemli görevleri
arasındadır.”
https://halkinsesiradyo.com/alevilik-nedir-aleviligin-temel-esaslari-nelerdir/
Yunanistan Selanik: Açlık Grevi Direnişleriyle Dayanışma İçin Türkiye Konsolosluğu Önünde Eylem Yapıldı
Kuyu tipi
tecrit hapishanelerinin kapatılması talebiyle 10 devrimci tutsağın sürdürdüğü süresiz
açlık grevi direnişlerinde Sercan Ahmet Aslanın 7 Mayıs’ta 200.direniş günü dolayısıyla
ilan edilen eylem gününde etkili bir eylemde Yunanistan Selanik’te
gerçekleştirildi.
Halk Cepheliler
katılımcısı oldukları günlük destek açlık grevinin yanısıra Selanik Türkiye
konsolosluğu önünde bir eylem gerçekleştirdiler . Halk Cepheliler öğlen saat
12.00 de geniş polis yığınağına rağmen konsolosluğun hemen karşısında (20 metre)
pankartlarını açarak sloganları ile az sayıda Yunanistanlı destekçi ile
eylemlerine başladılar. Polis yığınağında şaşkınlık ve kararsızlık gözlemlenirken,
Halk Cephesi İmzalı Pankartta ” S,Y,R Hücre Tipi Tecrit Hapishaneleri Kapatılsın!
Süresiz Açlık Grevlerinin Talepleri Kabul Edilsin!” yazıyordu.
Eylem sahasında
bulunan Atatürk Müzeevi ziyareti için Türkiye’den gelen 2 otobüs kitle hemen
hemen tamamıyla ve değişik yöntemlerle açık sevinç yaşayarak eyleme ve
eylemcilere destek oldular. Eylemcileri alkışlayanlar, yumruğunu havaya kaldırıp
ve de zafer işaretleriyle selamlayanlar, eylemin fotoğraflarını sevinçle ve
gülümseyerek çekenler. sloganlara katılanlar, kendi sloganını söyleyenler (Hak,
Hukuk, Adalet),eylemcilerin yanına sevinç ve gururla gelip sohbet edenler…
Kitle gidene
kadar sürdürülen eylem boyu :
” Yaşasın
Açlık Grevi Direnişimiz!”,” Direne Direne Kazanacağız !”,” Kahrolsun Faşizm
Yaşasın Mücadelemiz !”,” AKP Halka Hesap Verecek !”,” Adalet İçin Direniyoruz!”,”
Halkız Haklıyız Kazanacağız!”,” FaşizmeKarşı Omuz Omuza !” sloganları hiç
kesilmeksizin atıldı.
Her şeyden
önce, Türkiye hapishanelerinde 200
gündür süresiz açlık grevinde olan ve fiili tecridi, sefaleti protesto eden tüm
devrimci politik tutsaklara ve yılmadan mücadele eden yoldaşlarına devrimci
dayanışmamızı iletmek isteriz.
Ne yazık ki,
Bask Ülkesi’nde, hem Fransız hem de İspanyol kapitalist devletlerinin yürüttüğü
baskılar sonucu, tecridin ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz: yalnızlık, her
türlü eylemin engellenmesi, mutlak sefalet, psikolojik işkence, her türlü
politik faaliyetin felç edilmesi… Bütün bunlar, yalnızca devrimci ve kararlı
bir duruş sergileyen kişileri zorla diz çöktürmek ve inandıkları fikirleri
inkâr etmeye zorlamak amacıyla yapılmaktadır.
Bu uygulamayı
tek başına değil, kapitalist devletlerin her devrimci hareketi yok etmeye
yönelik stratejisinin bir parçası olarak görmek gerekir. Çünkü devrimci
hareketler, iktidarı sorgulayabilecek örgütlü bir özne oldukları için
kapitalist devletlerin bir numaralı düşmanıdır. Bu nedenle sistematik bir baskı
mekanizması devreye sokulur; gözaltılar, tutuklamalar ve işkenceler yoluyla
devrimci hareketlerin önüne geçilir, yok edilir ya da ortaya çıkmaları
engellenir. Dahası, her devrimci hareket içinde politik tutsaklar bir ilham
kaynağıdır; adanmışlığın, adaletin ve politik kararlılığın birer örneğidir. Bu
nedenle, kapitalist devletlerin gözünde ortadan kaldırılması gereken
unsurlardır.
Bu bağlamda,
Türk devletinin verdiği mesaj nettir: Ya ilkelerinden vazgeç ve dayatılan
baskıyı kabul et, ya da öl. Devrimci politik tutsakların bu mesaj karşısındaki
duruşunu yalnızca övgüyle karşılayabiliriz: zafer ya da ölüm, ama asla geri
adım atmak yok.
Bu nedenle,
yalnızca devrimci politik tutsaklara yönelik tecridin sona erdirilmesini değil,
aynı zamanda derhal serbest bırakılmalarını da talep ediyoruz. Bu noktada,
bizim çağrımız da bir eylem çağrısıdır: baskıya ve kapitalizme karşı
örgütlenin, uluslararası dayanışma ve işbirliği içinde yerinizi alın.
ASKE, Baskı
Karşıtı Ve Af Yanlısı Örgüt
JARDUN
Koordinadora Üyesi
Anti-Imperialist
Front GB

