gençlik
Avrupa Dev-Genç 13 Temmuz’da Başlayan Aile, Çocuk Ve Gençlik Kampına Katıldı!
13 Temmuz’da Fransa’nın güney sahillerinde başlayan aile,
çocuk ve gençlik kamplarına Avrupa Dev-Gençliler de katıldı. Kamp büyük bir
coşkuyla ve neşeyle geçiyor.
Güne sabah 8.30’da spor ile başlanır sonrasında ortaklaşa
bir kahvaltı yapılır, kahvaltı bitince de seminerlere geçilir.
LGBT, demokratik aile, moda ve tüketim, devrimcilik nedir ve
kolektivizm gibi birçok konu işlenmektedir.
Bu düzenin yoz tatil anlayışına karşı, alternatif tatil
anlayışını geliştiren sadece ve sadece devrimcilerdir.
Seminerler bitince de topluca plaja gidilir ve orada zaman
zaman çeşitli gündemler üzeri konuşulur.
Plaj sonrasında ise hep beraber akşam yemeği yenilir ve
birlikte eğlence programına geçilir.
Avrupa Dev-Genç olarak da ayrıca geziler düzenledik, sarkıt
mağarasına gidildi ve kanyonlara gidildi.
Avrupa Dev-Genç:
Herkesi bu alternatif ve kolektif tatile bu sene olmasa da
artık bir daha ki seneye katılmaya çağırıyoruz!
Bu Düzenin Yozlasmış Ve Bireyci Tatil Anlayışına Karşı,
Devrimcilerin Alternatif Tatillerine Katılalım!
Günümüze saat
8:30’da çoluk çocuklarımızla spor ile başladık spor Sonrasında topluca
nöbetçilerimizin hazırladığı kahvaltıya oturduk.
Kahvaltıda
basın komitesinin hazırladığı dünyadan ve ülke gündeminden haberler okundu. Bu
günkü seminer konumuz “Değerlerimiz” düzen halkın değerlerini yok etmeye
çalışıyor.
Halkı bir arada
tutan, birliğini sağlayan değerler emperyalizmin saldırına hedeftir. Halkın
değerlerini korumanın önemine vurgu yapıldı.
Seminerimiz
yaklaşık 1 buçuk saat sürdü.
Ardından
topluca denize gidildi.
Akşam
yemeğinden sonra
Eğlence
komitesinin düzenlediği “kamp star” yarışması yapıldı. Yarışmada
şiir,türkü,tiyatro vb performanslar sergilendi. Coşkulu geçen yarışmada
çocuklardan, yetişkinlerden ve gençlerden birinciler seçildi…
Ardından her
akşam olduğu gibi saz çalıp türkülerimizi söyledik ve günümüzü sonlandırdık.
23/07/24
Almanya Dev-Gençliler olarak 7 Temmuz’da Irkçılığa karşı bir
piknik düzenliyoruz.
“Bizi evlerimizde diri diri yakanlara,
Sokak ortasında vuranlara,
Naziler ile toplantı yapanlara karşı
BİRLEŞELİM VE MÜCADELE EDELİM!” sloganıyla bir araya
geleceğiz. Çeşitli konuşmalar, oyunlar ve gösterimler ile davul zurna eşliğinde
dayanışmayı büyüttüğümüz bir gün geçireceğiz.
🔻Irkçı saldırıların
artmasına ve AFD’nin büyümesine karşı
🔻Esrarın yasallaşmasına
ve uyuşturucu ile geleceğimizin çalınmasına karşı
🔻 Siyonist düşüncenin
dayatılmasına karşı
DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM!
7 Temmuz’da Irkçılığa karşı Piknikte buluşalım!
Tüm halkımızı bekliyoruz!
Berlin’de “Terör” Listeleriniz Bizi Vatanımızdan Koparamaz Eylemi Gerçekleşti
22 Mayıs Çarşamba günü Berlin’de Türkiye Büyük elçiliği
önünde Türkiye İçişleri Bakanlığı’nın oluşturduğu sözde “terör”
listelerine karşı bir eylem gerçekleşti.
Eyleme Grup Yorum marşlarıyla başlandı.
Alman polisi keyfi olarak eyleme müdahale etmeye çalıştı.
Müzik çalan hoparlörün konsolosluğa çevrilmemesini, hatta ters tarafa yönelik
çevrilmesi gerektiğini iddia ettiler. Eğer hoparlör çevrilmez veya müziğin sesi
yüzde 25 kısılmazsa hoparlöre el koyacaklarını söylediler. Yüzde 25 kısılmasını
ise kendi kulaklarıyla ölçeceklermiş.
Eylemciler bu keyfiliği kabul etmediler ve tartışarak
polislere geri adım attırdılar.
Bu tartışma bize bir kez daha haklarımızı bilmenin ve onlara
sahip çıkmanın önemini gösterdi. Hakkımızı bilmeseydik polisler bize
istediklerini yaptıracaklardı.
Tartışmadan sonra eyleme sloganlarla devam edildi.
Ardından yıllardır terör listesinde bulunan veya yeni alınan
eylemciler tek tek isimlerini söyleyerek kısa konuşmalar yaptılar.
Sonunda ise ortak açıklamaları okundu;
Mesut Demirel “Adım Mesut Demirel. Terör listesine
alındım. İlk değiliz son da olmayacağız. Yüz yıllardır böyle. Ferman padişahın,
şahın ise, özgürlüğümüz bizimdir.”
Sevil Sevimli: “Merhaba ben Sevil Sevimli. AKP faşizmi
bizi kriminalize etmek ve Vatanımızdan uzaklaştırmak için yarattığı terör
listelerinin gri listesindeyim.”
Nuri Eryüksel: “Ben Nuri Eryüksel. Bizi bu listelere
koyanlar ve onların ağababalarıdır gerçek teröristler, faşistler. Bir işe
yaramayacak. Biz vatanımızı seviyoruz, vatanımızdan vaz geçmiyoruz. Gerçek
teröristler bütün o kravatlılar ve saraylarda oturanlar ve onların
ağababalarıdır.”
Sonnur Demiray: “Merhaba ben Sonnur Demiray Ben de gri
listeye alındım. Onun için buradayım.
Hasip Kıvrakdal: ” Ben Hasip Kıvrakdal. Hasan Ferit
Gedik Uyuşturucu ile mücadele merkezinde bir emekçi olarak mücadele ettiğim
için listeye alındım.”
Veli Eren: “Adım Veli Eren Katliamcı, ahlâksız, katil
AKP faşizminin terör listesine ben de alındım.”
Faruk Ereren: “Ben Faruk Ereren. Devrimciyim o nedenle
kırmızı listeye alındım. Gerçek teröristlerin bizi terörist ilan etmesi hiç bir
anlam ifade etmez. Er geç gerçek teröristleri yargılayacağız.”
Azad Mehmet Gömül: “Adım Azad Mehmet Gömül. Ben de AKP
faşizminin terör demagojileri sonucu üzerine yayınlanan terör listelerinin gri
listesindeyim.”
Ayşe İçpınar: “Merhaba ben Ayşe İçpınar. Içişleri
Bakanlığının terör listesindeyim. Bu listeleri tanımıyoruz. Gerçek teröristler
devrimcileri yargılayamaz ve bugün o terörizmin temsilcisi olan Türkiye
konsolosluğun önündeyiz. Bunun için buradayız. Listeleriniz bizi yıldıramaz.
Deniz Yıldız: “Ben Deniz Yıldız Bugün bizi terörist
ilan eden kurumun önündeyiz. Asıl teröristlerin önündeyiz. AKP faşizmi ve Alman
devleti ortak bir şekilde bizi listelere aldılar, başımıza ödül koydular. Asıl
terörist bugün karşımızdaki binadakilerdir.”
Şükriye Akar: “Ben Şükriye Akar. Ben de gri listeye
alındım. Sanırım 2 ay önce alındım bu listeye. Bu Gri listeniz meşru değildir.
Yasal hiç değildir. Uluslararası bütün hakları ve yüzyıllarca kazanılmış ve kan
revan içinde kazandığımız hakları ayaklar altına almaya çalışıyorsunuz ama
başarmayacaksınız. Ne bizi bu gayrı meşru listelerinizle yıldırabilirsiniz ne
de bizi korkutabilirsiniz. Sizin listeleriniz yok hükmündedir. Gerçek terörist
sizsiniz.”
Berfin Özder: “Herkese Merhaba Ben Berfin Özder ben de
birkaç ay önce içişleri bakanlığının haksız hukuksuzca hazırladığı,
devrimcileri demokratları kendine muhalifleri koyduğu Terör listesindeyim.
Bizler bu terör listelerini tanımıyoruz. Devrimcilerin demokratların
teröristler tarafından terör listelerine alınmasını tanımıyoruz. Bu yüzden
buradayız. Berlin’de konsolosluk önünde eylemimizi yapıyoruz. Biz diyoruz ki;
baş terörist bizi bu listelere alanlardır. İçişleri bakanlığı, Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bunu bir kez daha haykıracağız.”
Okunan ortak açıklamada ise bu listelerin amacına
ulaşmayacağını, devrimci ve demokratları vatanlarından koparamayacaklarına
vurgu yapıldı.
Eylem sloganlar ve marşlar ile devam etti.
Sonlara doğru Almanca bir basın açıklaması okundu. Basın
açıklamasında da listelerin amacı anlatıldı ve bu hukuksuz Anti-Demokratik
listenin kaldırılması talep edildi.
Ayrıca listeye alınan ve Avrupa da yaşayan hatta vatandaş
olan insanların ismini alman devletinin ilettiği iddia edildi. Bu iddianın
altını ise alman devletinin Türkiye faşizmi ile yaptığı sürekli iş birliği ve
devrimci pazarlığı dolduruyordu.
Bu iş birliğine son verilmesi talep edildi ve bu neden ile
konsolosluk eyleminden sonra Almanya İçişleri bakanlığı önünde de bir eylem
gerçekleşti.
Terör listelerine alınan bu insanlar tamamıyla Avrupa’da
faşizme karşı yaptıkları Demokratik faaliyetlerinden dolayı terörize
ediliyorlar, başlarına ödül konuluyor, yaşam güvenceleri tehlikeye atılıyor.
Yaptıkları bu cüretli eylem ise bu saldırılara karşı güçlü
bir cevap oldu.
Eylem boyunca “Vatan Bizim Halk Biziz Kahrolsun
Listeleriniz!” , “MİT’iniz İtiniz Bizi Yıldıramaz!” Ve
“Yaşasın Mücadelemiz” gibi sloganlar atıldı.
Eylemin sonunda ise büyük bir coşku ile halaylar çekildi.
Eylemciler listelere sloganları ile karşılık verdiler.
Toplam 25 kişi katıldı eyleme.
TERÖR LİSTELERİ HUKUKSUZDUR, ANTİ-DEMOKRATİKTİR VE DERHAL
KALDIRILMALI!
LİSTELERİNİZ BİZİ VATANIMIZDAN KOPARAMAZ!
VATAN BİZİM, HALK BİZİZ KAHROLSUN LİSTELERİNİZ!
Türkiye faşizmi devrimcileri teslim almak için her yolu
denemeye devam ediyor. 1980’lerde Tek Tip Elbise ile, 1996’larda Tabutluklarla,
2000-2007’lerde F tipleri ile…
Şimdi ise devrimci tutsakları S-R-Y denen kuyu tipi
hapishanelerle teslim almaya, düşüncelerinden vaz geçirmeye çalışıyor. Ancak
Türkiye faşizmi de çok iyi biliyor ki biz tarihimiz boyunca bu saldırılara
boyun eğmedik. Bizim her saldırıya bir cevabımız oldu. Bugün de Özgür
Tutsaklarımız tarihimizin ışığında faşizme karşı taarruzdalar.
Nurettin Kaya tam 215 gündür faşizmin bu saldırılarına karşı
açlığıyla barikat olmuş durumda. 40 kilolara düşmüş bedeniyle faşizmin S-R-Y
hapishanelerini başlarına çalmaya devam ediyor.
S-R-Y Tipi Hapishaneler Bir NATO Projesidir!
AKP faşizmi, emperyalizmin desteği ile ülkemizdeki baskıları
ve tutuklamaları had safhaya çıkarmıştır. 80 yaşındaki ana-babalarımızı, hasta
yoldaşlarımızı tutsak ederek halka göz dağı vermek istiyor. Haksız hukuksuzca
komplolarla tutuklanan devrimcileri ise hapishanelerde bu kuyu tipi
hapishaneler bekliyor.
S, R, Y Tipi Hapishaneler, devrimcileri diri diri mezara
koyma projesidir. Devrimcilere yönelik tecriti arttırarak onları hem fiziken
hem psikolojik olarak teslim alma projesidir.
Ancak tüm bu projeleri yıllardır uygulayamamalarının,
hayallerini çöpe atmalarının tek bir sebebi var. DİRENİŞ. Yıllardır devrimci
tutsakların gerek içerde, anne-babalarının ve yoldaşlarının gerek dışardaki
direnişi emperyalizmin bu hayallerinin gerçekleşmemesinin sebebidir. Çünkü
yenilmeyen ve yenilmeyecek olan tek komutan direniştir.
Bugün için de tabi ki bunlar geçerli. Nurettin Kaya’nın kuyu
tipi hapishanelere karşı başlattığı ölüm orucu direnişini ancak sahiplenme ile
hep birlikte zafere taşıyabiliriz. Özgür tutsaklar direnerek görevlerini yerine
getiriyor. Bu konuda dünyada eşi benzeri görülmemiş direniş örnekleri
yarattılar. Bizlere düşen de bu direnişi sahiplenmektir.
Nurettin Kaya başta olmak üzere Özgür Tutsakların
direnişlerini sahiplenmek geleceğimizi sahiplenmek ve halkın teslim
alınamayacağını da söylemek anlamına geliyor.
Nurettin Kaya’nın talepleri bizimde taleplerimizdir. Bu
nedenle bulunduğumuz her ülkede direnişi anlatarak, tecriti teşhir ederek, bu
hapishanelerin insanları diri diri gömmek olduğunu anlatarak kazanabiliriz.
Herkesi başta Nurettin Kaya olmak üzere tüm Özgür Tutsaklarımızı sahiplenmeye
çağırıyoruz.
YAŞASIN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİMİZ!
NURETTİN KAYA’NIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!
TECRİT İŞKENCEDİR, TECRİTE SON!
S,R,Y TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN!
Avrupa’da
yaşayan gençliğin sorunlarını, bu sorunların nedenini ve çözümünü anlattığımız
derginin 45. sayısıyla tekrar karşınızdayız.
Farklı konuları
ele aldığımız, ülkemizden ve Dünya’dan haberlerle geldik.
Avrupa’da
yaşayan yabancı gençler olarak günlük hayatımızda birçok sorunla karşı karşıya
kalıyoruz. Irkçılık yaşıyoruz. Kimlik sorunu yaşıyoruz. ‘Kara kafalı’ olduğumuz
için polis şiddetine maruz kalıyoruz ve çok daha fazlası…
Yaşadığımız bu
düzende kendimizi zaman zaman yalnız ve terk edilmiş hissediyoruz.
Okulda
yaşadığımız rekabet ve baskı, aile ve arkadaşlarımızla yaşadığımız sorunlar …
Her şey bir yük
haline gelmeye başlıyor. Küçük şeyler büyük sorunlara dönüşüyor…
Konuşacak,
anlatacak ve paylaşacak kimseyi bulamıyoruz çünkü bu düzen bize ‘babana bile
güvenme’ diyor.
Avrupa’da Bizim
Gençlik dergisi olarak, gençliğe bu sorunları yaşarken yalnız olmadığını
anlatmak istiyoruz.
Her birimiz
benzer sorunlar yaşıyoruz. Bu bir tesadüf değil. Sorunlarımız aynı çünkü
kaynağı aynı.
Tüm sorunları yaratan
yaşadığımız bu düzendir. Kapitalizmdir.
Avrupa’da Bizim
Gençlik Dergisi olarak sorunlarımızı anlatmakla kalmıyoruz.
Bu sorunları
nasıl çözebileceğimizi de anlatıyoruz.
HER SORUNUMUZUN
ÇÖZÜMÜ BİRBİRİMİZE SAHİP ÇIKMAK YANİ ÖRGÜTLENMEKTİR!
Dergimizin bu
sayısında örgütlenmeye özel vurgu yapıyoruz.
Çünkü
Almanya’da naziler ve faşistler biz yabancılara karşı örgütleniyor ve
güçleniyorlar.
Bizi yok
etmenin planını yapıyorlar.
Irkçılığa karşı
tek başımıza güçsüz kalırız ama örgütlenirsek, birbirimize sahip çıkarsak kimse
bize bir şey yapamaz.
Sadece
ırkçılığa karşı değil, hayatımızın her alanında her sorunumuza karşı
örgütlenmeli ve kendi komitelerimizi kurmalıyız diyoruz ve sizi dergimizin yeni
sayısıyla baş başa bırakarak, öneri, eleştiri veya düşüncelerinizi bizimle
paylaşmak için bize ulaşabileceğinizi hatırlatmak istiyoruz.
HERKESE İYİ
OKUMALAR
Avrupa’da Bizim Gençlik Dergisinin Mayıs 2024-25. Sayısını okumak için Tıklayınız
Dev-Gençliler Olarak Grup Yorum Emekçileri İle Birlikte Donbass’tayız
Dev-Gençliler olarak Grup Yorum emekçileri ile birlikte Donbass’a geldik.
Lugansk ve Donetsk Halk Cumhuriyetleri bugün Sovyet birliğinin değerlerine sahip çıkmaya devam ediyorlar…
En az 2014’den beri İşbirlikçi faşist Ukrayna devletine ve ABD emperyalizmine karşı bağımsızlıkları İçin direnen ve savaşan Donbass halkının her zaman olduğu gibi, bugün de yanındayız!
Her savaşta olduğu gibi bu savaşta da safımız belli. Emperyalizmin kuşatmasına karşı direnen Rusya halkının tarafındayız.
Dev-Gençliler olarak Grup Yorum emekçileri ve Halk Cephesi ile birlikte 12 Nisan’da Donbass’a gitmek üzere Sosyalizmin Anavatanı Moskova’dayız!
Moskova’da geçirdiğimiz iki günde kızıl meydanı, Lenin’nin mozolesini Stalin ve diğer Sovyet önderlerinin anıt ve mezarlarını ziyaret ettik. Ayrıca Yuri Gagarin uzay müzesini ziyaret ettik.
Yuri Alekseyeviç Gagarin Sovyetler Birliği pilotu olarak 12 Nisan 1961’de Vostok uzay aracıyla uzaya çıkarak Dünya yörüngesinde turunu tamamladı. Ve böylece sosyalizmin kazanımlarından biri olarak uzaya çıkan ilk insan olmayı başardı.
Biz neden Moskova’dayız? Neden Donbass’a gidiyoruz?
Emperyalizmin yalan bombardımanına ve dezenformasyon politikalarına karşı gerçekleri anlatmak ve direnen halkları tecrit etme politikalarına karşı Enternasyonalizmi büyütmek adına, emperyalizme, NATO’ya ve faşizme karşı direnen ve savaşan Donbass halkının yanına gidiyoruz!
Biliyoruz ki, Savaş, Ukrayna ve Rusya arasında değil, Rusya ve emperyalizm-NATO arasındadır. Bizim ise safımız her zaman emperyalizme karşıdır!
YAŞASIN DÜNYA HALKLARININ KARDEŞLİĞİ!
KAHROLSUN EMPERYALİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!























































