gençlik
Dev-Genç Açıklaması
Trabzon’da
komplolarla tutuklanan Dev-Genç ’li Rukiye Serçe’nin ilk duruşması görüldü.
Trabzon Üniversitesi (TÜ) Özel Öğretim Öğretmenliği bölümü öğrencisi olan
arkadaşımıza yönelik komplolar duruşmada da devam etti. Hakkında öne sürülen
mesnetsiz iddialar nedeniyle 4 aydır süren tutsaklığı devam ediyor. Duruşması
27 Kasım’a ertelendi. Mahkemede bir cümle savunma bile yapamadan duruşma
bitirildi.
Rukiye’nin
yaşadığı adaletsizlikler aslında tekil bir durum değildir. Ülkemizde hüküm
süren faşizmin hukuk sisteminin bir yansımasıdır. Çünkü arkadaşımızın komplolarla
tutuklandığı yetmiyormuş gibi savunma hakkı da elinden alındı.
Rukiye Serçe
vatanın bağımsızlığını halkın özgürlüğünü isteyen bir gençtir. Okulda, sokakta…
ülkemizin her karış toprağında hüküm süren adaletsizlikler karşı ses çıkardığı
için bugün hala tutsaktır. Rukiye bu düzenin hiçbir gelecek vermediği
Sibel’ler, Furkan’lar intihar etmesin, gençlik geleceksizlik yaşamasın diye,
gençler intihar etmesin diye mücadele ediyordu. Yani faşizmin ölümden başka bir
şey sunmadığı gençliğe yaşam ve mücadele umudu taşıyordu. İşte Rukiye’nin büyük
‘’suç’ ’u budur.
Faşizmin
tutuklama terörü komploları halka gençliğe karşı silah olarak kullandığı
mahkemeleri gençliği teslim alamadı, alamayacak. 51 yıllık onurlu mücadelemiz
bunun kanıtıdır.
Rukiye’yi De Zulmün Zindanlarından
Alacağız
Gençliğin Hapishanelerde Olmadığı,
Halkın Özgürlüğü İçin Emek Verebileceği Bir Ülkeyi Kuracağız
Rukiye Serçe’ye Özgürlük
DEV-GENÇ
Dev-Gençliler Tutuklanan Yüksel Direnişçisi Armağan Özbaş’a Kart Yazdı
Dev-Gençliler,
OHAL sürecinde başlayan ve tüm saldırılara, işkencelere, gözaltı ve tutuklama
terörüne rağmen bitirilemeyen ve 1427 gündür sürdürülen Yüksel Direnişi ile dayanışma
içinde olan Armağan Özbaş’a kart yazarak, direnişin gücüne ve AKP faşizminin
Yüksel direnişi karşısında içinde bulunduğu çaresizliğe vurgu yaptı.
Toplam 12 kart
gönderildi.
Yüksel Direnişçilerine Kart/Mektup Yazalım!
Dev-Genç Açıklama: Soma’da Katledilen 301 Madencinin Katillerine Beraat
Somalı
Madencilerin Ailelerinin Avukatlığını Yapan Halkın Hukuk Bürosu Avukatlarına On
yıllarca Ceza!
İşte
Faşizmin Adaleti! Faşizmin Hukukunda Katiller Aklanır, Devrimciler
Cezalandırılır!
Halkımıza
Yaşattığınız Acıların Bir Hesabı Var, Soracağız!
Halkın
Avukatlarını Her Koşulda Anlatacak, Faşizmin Hücrelerinden Alacağız!
Soma’da 13
Mayıs 2014’te 301 madencinin katledildiği Soma Maden Katliamı davasında karar
açıklandı. Soma Kömürleri A.Ş.Holding Başkanı Alp Gürkan ve 37 kişi beraat
ettirildi!
Soma’da
katledilen 301 madencinin katilleri önce teker teker tahliye edildi, sonra
beraat ettirildi.
Faşizmin
hukuku, adaletsizlik üzerinedir! Faşizmin hukuku, halklar için adaletsizlik ve
katliamdır.
Soma Maden
Katliamı avukatlarından HHB avukatı Selçuk Kozağaçlı, şirket sorumlularından
Can Gürkan’ın tahliyesinin ardından cezaya ilişkin şunları söylüyordu:
“Ölen 301 işçinin 264’ü ‘S’ panosunda öldü. Bu pano
yangından neredeyse bir kilometre uzakta. Yakınlarında patlama yok, göçük yok,
gaz sızıntısı yok, çökme yok… Bu insanlar niye öldü? Sadece yarım saat, tamamen
açık, yine hiçbir yangının veya göçüğün bulunmadığı bir çıkış yolundan yürüyüp
madenden kolayca çıkabilecek bu işçileri, mühendisleri nasıl öldürebildik? İşte
mahkemelerin sorması gereken kaçtığı soru bu. Çok ihmal var, doğru. Eğitim,
ekipman, deneyim eksik, denetim yok, doğru. Ama bütün bunlar ‘A’ panosunda
ölenlerle ilgili. ‘S’ panosunda durum gayet açık: İşveren on milyon civarında
tutacak bir kirli hava yolu galerisini kazmaktan vazgeçtiği için öldü bu
insanlar. Yani projelendirdi, ‘Bunu yapmadan çalışırsam insanlar ölebilir’ diye
raporladı, planlarını çizip, onaylattı ve sonra da yapmayarak hareketsiz kaldı.
Açıkça zaten bitmek üzere olan bir pano için böyle bir para harcamaktansa
şanslarına güvenip karlarını arttırmaya karar verdiler. ‘On işçi ölse toplam
tazminatı iki milyonu geçmez, niye on-on beş milyon harcayalım’ dediler. İşte
bu olası kasıttır. Ceza doğru bir biçimde TCK 83’üncü maddesinden verilseydi
bugün tahliyelerle yüz yüze gelmezdik.”
Bugün, Soma’da karlarına kar katmak için 301 madenciyi
katleden, beraberinde ailelerini de öldüren, yaşamların geri dönülemez biçimde
alt-üst eden katiller serbest bırakılıp tahliye edilirken, devrimcilere ve
halkın avukatlarına on yıllara varan cezalar veriliyor.
AKP diyor ki, halkları katledebilirsiniz, ama halka umut
olamazsınız!
Çocukları yetim bırakabilirsiniz, açlıktan öldürebilirsiniz
ama çocukların hakkını savunamazsınız!
Biz Diyoruz Ki,
Bu ülkede adalet yok. Adalet, bir avuç alçağın, asalağın,
katilin çıkarları için vardır. Yani, adalet bugün halk düşmanlarının elindedir.
Soma’da katledilen madenci aileleri şöyle dile getiriyor
yaşadıkları adaletsizliği;
“Bu ülkede sadece zenginlere adalet var. Hepimiz sürecin
farkındayız. Biz çocuklarımıza evler, daireler bırakmak istemiyoruz,
babalarının adaletini bırakmak istiyoruz” sözleriyle dile getiriyor.
28 Yaşında Bir Halk Çocuğu, Adaletsizliğe Karşı Bedenini
Siper Etti e 296 Gün Ölüm Orucunda Direnerek Şehit Düştü!
28 Yaşında Bir Halk Sanatçısı Olan Helin Bölek ve 15 Yıldır
Grup Yorum Üyesi Olan İbrahim Gökçek Adaletsizliğe Teslim Olmayarak Ölüm
Orucunda Direndi ve Şehit Düştü!
Halkın Hukuk Bürosu Avukatı Ebru Timtik, Halka,
Müvekkillerine ve Bürosuna-Mesleğine Yönelik Saldırılara Karşı Bedenini Cübbe
Yaparak Direndi Ve Ölüm Orucunun 238.Gününde Şehit Düştü!
Adalet İçin, Canımızla Direndik Ve Direnmeye Devam Ediyoruz!
Şunu İyi Biliyoruz, Kimse Bize Hakkımız Olanı Vermeyecek.
Bizden Başka Kimse Adaleti Sağlamayacak.
Adaleti Ancak Biz, Direnirsek Sağlayabiliriz.
Direneceğiz!
Halkımızın Önce Katledilip Sonra Adaletsizlikle Teslim
Alınmaya Çalışılmasına Seyirci Kalmayacağız!
Soma’da 301 Madenciyi Katledenler Tutuklansın!
Beraat Değil Ceza İstiyoruz!
Halkın Avukatları Serbest Bırakılsın!
Duisburg Adalet İstiyoruz Komitesi: Sevcan Adıgüzel’i Teslim Alamazsınız
Devrimci Olmak Görevdir, Tecrit Politikası İle Sevcan
Adıgüzel’i Teslim Alamazsınız
Tecrit İle Bizi İnançlarımızdan Soyunduramazsınız!
Sevcan Adıgüzel o bir Dev-Gençli, o bir devrimci!
Sevcan Almanya’da doğmuş büyümüş bizimle aynı
sorunları yaşamış ve çözümü devrimcilikte görerek memleketinde mücadele eden
bir devrimci.
Almanya’da hepimiz gibi aynı okullara gitmiş, aynı
olaylara kızmış, üzülmüş. Örneğin, okulda her zaman bir almandan daha fazla
ders çalışmak zorunda kalmış, ki daha iyi olabilsin. Yabancı olduğu için aynı
ırkçı bakışlara maruz kalmış, devlet dairelerinde aynı ayrımcılığa maruz kalmış
ve bunun için kavga etmiş öfkelenmiş bizim kızımız.
NSU’lu ırkçı katiller Türkiyeli 7 esnafı katletmiş ve
bu katiller mahkeme salonlarında kraliçeler gibi pozlar vermiş ağırlanmıştı.
İşte Sevcan o mahkeme salonlarına girerek halkımızı sahipsiz bırakmayacağımızı
yüzlerine haykırmış bir devrimcidir.
Vatanından uzak doğup büyümesine rağmen hep vatanına
bir özlem ile büyümüş ve kendisini hiç bir zaman bu topraklar ait hissetmemiş,
yönünü Anadolu’ya dönmüştür. Burada olmamızın nedeni olan Türkiye faşizmine
karşı öfkesini büyüterek devrimci leşti. Bizim burada vatanımızdan uzakta
ırkçılığa, yalnızlığa, yozlaşmaya itenin faşizm olduğunu biliyordu ve bu yüzden
tek çözümün mücadele de olduğunu biliyordu.
Vatansever bir devrimciydi. Bu yüzden ülkesinde
yaşamaya karar vererek ülkesine gitti ora dada Almanya’da olduğu gibi
anti-faşist olmanın, vatansever, devrimci olmanın gereğini yerine getirirken
tutsak düştü. Faşizme karşı demokrasi mücadelesi verdiği için bir itirafçının
yalan beyanları ile tutuklandı.
Bu da yetmeyerek tecrit uygulayarak kimliğini yok
etmek onu yalnızlaştırmak istiyorlar. Kimliğinden değerlerinden soyundurmak
için tecriti artırıyor.
Sevcan Adıgüzel evimizin kızı. O bir Dev-Gençli, O bir
Vatansever, O bir Devrimci!
Tecrit ile Sevcanı yalnızlaştırmak istiyorlar, buna
izin vermeyelim!
Tecrite karşı Sevcanın hücresine mektup olarak ziyarete
gidelim!
Yüzlerce mektup yazalım, şiirler yazalım, resimler
çizelim onunuda bizim evlerimize mektubu ile ziyarete çağıralım!
Sevcan Adıgüzel’i Tecrit ‘de Yalnızlaştırmanıza İzin
Vermeyeceğiz
Sevcan Adıgüzel’e Adalet İstiyoruz!
Halkız Haklıyız, Tecriti Kıracağız!
Duisburg Adalet İstiyoruz Komitesi
Faşizm Devrimcileri Komplo Dosyalarla
Tutuklayarak Yıldıramaz!
Mehmet
Özdemir her dönem faşizmin hedefinde olmuş bir devrimcidir. Faşizm Mehmet
Özdemir’i hedef alıyor çünkü evli ve iki çocuk babası olmasına karşın eşi,
çocukları ve tüm halkımız için mücadele ediyor.
Mehmet
Özdemir 2017 yılında iftiracıların ifadeleriyle, yalan haberlerle, komplo
dosyalarla tutuklandı. Ve yıllarca hapishanede kaldı. Ki daha önce de defalarca
kez gözaltına alınıp tutuklandı, şubelerde işkence gördü. Ancak her şeye rağmen
devrimcilik yapmaktan vazgeçmedi. Geçtiğimiz haftalarda da Mehmet Özdemir
faşizmin yeni bir komplosuyla işkenceyle gözaltına alınıp tutuklandı. AKP
faşizminin çukur medyası Mehmet Özdemir’le ilgili bir dizi yalan haber yaptı.
Amaçları belli, yalanlarla, iftiralarla Mehmet Özdemir’i hapishanede tutmak,
onun devrimcilik pratiğinin halka örnek olmasını engellemek istiyorlar.
Çünkü
Mehmet Özdemir devrimcilik pratiğiyle;
Çocuklarınızı,
ailenizi seviyorsanız devrimcilik yapın,
Herkesin
adalet mücadelesinde yapacak bir şeyi vardır diyor.
Faşizmin
alçakça ve pervasızca saldırılarının nedeni de bunlardır.
Bizler
de Liseli Dev-Gençliler olarak Mehmet Özdemir’in serbest bırakılmasını istiyoruz!
Komplolarla
asla ama asla bizi yıldıramazsınız!
Bunun
en büyük kanıtı yalanlara iftiralara karşı adalet için direnen Mustafalar,
Ebrulardır!
Mehmet Özdemir Derhal Tahliye Edilsin!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Liseli Dev-Genç
Yenilmeyen Tek Komutandır Demiştik Zaferi İlmek İlmek Örerek Hücre Hücre
Eriyerek Kazandık!
Türkiye ve Dünya Halklarına Kutlu Olsun!
yıldır sürdürdüğümüz Ölüm Orucu direnişimizi yeni zaferler kazanarak
taçlandırıyoruz. Devrimci sanatın manifestosunu yazan Grup Yorum emekçileri
Helin ve İbrahim’in siyasi zaferi ile Adalet Savaşçısı Koçak Mustafa’nın
yarattığı destansı direniş tüm dünyada büyük bir potansiyel ortaya çıkarmıştı.
Adalet için verilen savaş, Halkın Avukatları ve devrimci tutsaklar nezdinde tüm
korku duvarlarını yıkarak Anadolu halklarına mal olmuştur. Adalet tanrıçası
Ebru Timtik’in şehitliği ile de düşman politikaları boşa çıkarılmıştır.
tecrit edip yalnızlaştırmak terörize edip imha etmek için çok uğraştı ancak 4
adalet savaşçısı yerle bir etti bu politikayı. Hücre hücre eridikleri her gün
alaşağı ettiler faşizmi. Devrimci sanatçılığın, devrimci avukatlığın ve
adaletsizliğe koçakça barikat oluşun meşruluğunu ve prestijini yeniden yerli
yerine oturttular.
direnişlerimiz ile biz yazıyoruz, eriyen bedenlerimizle faşizmden hesap
soruyor, adaletsizlikleri teşhir ediyoruz. Bizi yargıladıkları mahkemelerde
onları mahkum ediyoruz. Ölüm Orucu direnişimiz ile cepheden düşmanla
savaşıyoruz.
Avukatı Aytaç Ünsal’ın tahliye talebi kabul edildikten sonra zaferimizi ilan
ettik. Bu zafer yeni direnişleri de yaratarak tüm dünya halklarına umut
olacaktır. Yarattığımız direniş geleneği bugün de tüm dünyaya ve sola cansuyu
olmaya devam ediyor.
direnişimiz budur, dostu düşmanı ayıran, halkı saflaştıran bu direniş ve zafer
Anadolu ve dünya halklarının sahiplenmesi ile kazanılmıştır. Taleplerimiz
halkları birleştirmiş, zaferi tüm dünyaya armağan etmiştir.
Direniş Yaşasın Zafer!
Ölüm Orucu Direnişimiz!
Ölümsüzdür!




