Birsen Kars Fransa Melun ‘de anıldı ve 40.gün yemeği
verildi.20 Mart saat 15.00 de başlayan anmada ilk olarak Birsen Kars nezdinde
tüm devrim şehitleri için saygı duruşunda bulunuldu. Ardından Birsen Kars ‘ı tanıyanlar
Birsen ile ilgili anlatımlarda bulundular. Bu anlatımlar esnasında duygulu
anlar yaşandı. Program, verilen yemeğin ardından son buldu.
Anmaya 60 kişi katıldı.
Fransa
Fransa Halk Cephesi: Zehra Kurtay Ve Sinan Ersoy’un Açlık Grevi Direnişlerini Selamlıyoruz
Sibel ve Gökhan’ın direnişleri gün gün ilerlerken, direniş
Avrupa’da da boy vermeye başladı.
Fransa’dan Zehra Kurtay,
İngiltere’den de Sinan Ersoy, 26 Şubat itibariyle 1 aylık
destek açlık grevine başladılar.
Arkadaşlarımızın direnişlerini selamlıyoruz.
Açlıkla yoğrulan bu direniş,
ölümüne süren bu direniş,
elbette devrimci iradenin zaferiyle sonuçlanacaktır.
Bizler,
Avrupa Halk Cephesi’nin ilan ettiği üzere yaygın bir şekilde
açlık grevi direnişleri yapmaya devam edeceğiz.
Açlık grevi direnişlerimizle Ölüm Orucu Direnişçilerimiz
Sibel ve Gökhan’ın adalet temelli taleplerini Avrupa’nın her karışına
ulaştıracağız.
Zehra Kurtay ve Sinan Ersoy’un bu bir aylık direnişlerinde
bizler de her hafta,
cumartesi günleri yapacağımız 1 günlük açlık grevleriyle
yerimizi alacağız.
Bizi adaletsizliklerine alıştıramayacaklar.
Adaletsizlikle bizi teslim alamayacaklar.
‘Bedenlerimiz delilimizdir’ diyerek ömürlerini ortaya koyan
Sibel ve Gökhan’ın,
bu iki direnişçi yoldaşımızın talepleri talebimizdir.
Zehra Kurtay ve Sinan Ersoy’u Selamlıyoruz
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Onurumuzdur
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz
Paris’te Ölüm Orucu Direnişçilerine Destek Açlık Grevi Başladı
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın ölüm orucu direnişlerinde, 1 aylık destek açlık greviyle yer alan Zehra Kurtay ve Sinan Ersoy’a destek açlık grevleri eklenmeye başladı.
Londra’dan destek açlık grevine başlayan 4 kişinin ardından Paris^ten de bir kişi 1 haftalık açlık greviyle bu direnişte yerini aldı.
Haydar Doğan. 27 Şubat günü destek açlık grevine başladı.
Haydar Doğan 1 hafta süreyle bu direnişin bir parçası ve emekçisi olacak.
Ölüm Orucu Direnişçilerine Destek Açlık Grevinde Olan Zehra Kurtay’ın Açlık Grevi Günlüğü
28 Şubat 2022 Pazartesi
Biz Kazanacağız.
Açlık grevi Direnişimizin 3 günündeyiz.
Direnişe başlamış olmanın, açlığımızla yol almanın,
bedenlerini açlığa yatıran iki yoldaşımızla yan yana yürümenin heyecanını ve
onurunu iliklerimize dek hissediyoruz.
Bu heyecan aynı zamanda ayrı da bir sorumluluk yüklüyor
omuzlarımıza;
direnişi en geniş kesimlere ulaştırmak.
Aslolarak buna kilitlendik.
Birkaç gündür buna kilitlendim,
nasıl daha fazla insana ulaşırız,
nasıl daha çok kesimi haberdar ederiz…
Bugün,
beraber yola çıktığımız, aynı talep ve aynı açlıkta
buluştuğumuz İngiltere’deki arkadaşımız Sinan ile görüştük.
Yanında destek açlık grevcisi arkadaşımız da vardı…
Karşılıklı başarı dilekleriyle güzel bir sohbet ettik.
Yarından itibaren de Sibel ve Gökhan’a kartlar yollamaya
başlayacağız.
Farklı hapishanelerdeki tutsaklarımıza da kartlar yazıp
sesimizi ulaştırmaya çalışacağız.
Biz Kazanacağız
Direniş Kazanacak
5
MART CUMARTESİ GÜNÜ
AÇLIK GREVİNDEYİZ.
AÇLIĞIMIZI SİBEL VE GÖKHAN’IN AÇLIĞINA KATACAĞIZ.
Ölüm Orucu Direnişimiz Büyüyor.
Ölüm Orucuna devam eden iki direnişçimize Avrupa’dan
da iki arkadaşımız açlıklarıyla eşlik ediyor.
Fransa’dan Zehra Kurtay,
İngiltere’den Sinan Ersoy,
başladıkları 1 aylık destek açlık greviyle, direnişin
iki ülkede sesi oldular.
Bizler de,
5 Mart Cumartesi günü tüm halkımızı 1 günlük destek
açlık grevine çağırıyoruz.
O gün,
5 Mart Cumartesi günü,
Fransa’da yaşayan emekçi halkımızı açlıklarıyla bu
direnişin sesi olmaya çağırıyoruz.
Açlığımızı direnişçilerimizin açlıklarına katalım.
Açlığımız, yurdumuza, oradan da faşizmin hücrelerinde
direnen Sibel ve Gökhan’a ulaşıp güç kudret olacak.
Açlığımız, faşizmi yenecek.
Zaferimizi yakınlaştıracak.
‘Bedenimiz Delilimizdir’ diyerek kızıl bantlarını
kuşanan iki ölüm orucu direnişçimizin direnişinin büyüklüğünü yaşadığımız
yerlere taşıyacak.
Evet,
5 Şubat Cumartesi günü tüm dostlarımızı yanımızda
görmek istiyoruz.
YAŞASIN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİMİZ
YAŞASIN AÇLIK GREVİ
DİRENİŞLERİMİZ
BİZ KAZANACAĞIZ
Fransa Halk Cephesi
Zehra Kurtay’ın Ölüm Oruçlarına 1 Aylık Destek Açlık Grevi Açıklaması
Zehra Kurtay;
1
aylık destek açlık grevine
başlıyorum.
Ben Zehra Kurtay.
Özgür Tutsaklarımız
Sibal Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın başlattığı ölüm orucu direnişini saygıyla selamlıyorum.
Direnişçi Yoldaşlarımız
Sibel ve Gökhan’ın kızıl bantlı alınlarından öpüyorum.
Özgür Tutsaklar olarak
direnmek,
boyun eğmemek,
teslim olmamak ve her
ama her koşulda devrimci değer ve inancımızı korumak,
dünden bugüne
uzayıveren bir gelenek olmuştur.
Apolar’dan Sibel ve
Gökhanlar’a uzanan bu şanlı tarih bizim.
Bu tarihin her anı kan
ve can bedeli kahraman şehitlerimiz tarafından yazılmıştır.
Ne mutlu bizlere ki,
bizler de bu tarihin
bir parçası olduk tanıklık ettik.
Şimdi bu tarih, Sibel
ve Gökhan tarafından bir kez daha açlıkla yazılıyor.
Açlıkları, tertemiz bir
sayfa olan ömürlerinin yazıcısı ve mürekkebi oluyor.
Bir eski Özgür Tutsak
olarak ben de bu direnişin küçücük bir parçası olmak için açlığımı direnişçi
yoldaşlarımın açlığına katacağım.
Sibelimizin’in
açlığının 70. günü olan yarın,
26 Şubat Cumartesi günü
1 aylık destek açlık grevine başlayacağım.
Sibel ve Gökhan’ın
talepleri Talebimdir.
Adil yargılama ve diğer
talepler karşılanması mümkün olan ve haklı taleplerdir.
Sevgili Halkımız;
70’li günlere ulaşan
ölüm orucu direnişimizin sesi soluğu olmak,
Olduğumuz her yerde
Sibel ve Gökhanımız’ın taleplerini dile getirmek gibi bir görev ve sorumlulukla
karşı karşıyayız.
Sorumluluğumuz büyük.
Avuçlarımızın içine
bırakılan bu iki genç ömür bizim canımızdır.
Bu iki direnişçinin
yaşamları bizlerin ellerindedir.
Direnişi nasıl ve ne
kadar sahiplendiğimize bağlıdır.
Uzatın ellerinizi,
uzatın ve bırakın
ellerinizi ellerimize.
Halkın ellerinin
kudretini gösterelim bir kez daha.
Fransa’da yaşayan halkımız;
direnişimizi
sahiplenmenizi bekliyoruz.
dayanışmanın yöntemleri
sizlerin yaratıcılığına ve özverine bağlıdır.
Bizleri yanlız
bırakmayacağınızı biliyor ve inanıyoruz.
Yaşasın Ölüm Orucu
Direnişimiz
Yaşasın Açlık Grevi
Direnişimiz
Sibel ve Gökhan Onurumuzdur
Zehra Kurtay
25 Şubat 2022
Anti Emperyalist Cephe Paris’te Uluslararası Festival Düzenledi
Anti Emperyalist Cephe (AEC) tarafından 18 ve 19 Şubat günleri Fransa’nın başkenti Paris’e yakın Mitry-Mory’de “Halklar arasında adalet ve kardeşlik festivali” düzenledi. Uluslararası Festival’in amacı ise Grup Yorum ile dayanışma ve uluslararası birlikteliği güçlendirmekti. Festivale 750 kişi katıldı.
Festivalin ilk günü uluslararası alandan bir araya gelen veya canlı bağlantılarla katılan konuklar, baskılara, gözaltılara, tecride, sansüre karşı birlikte örgütlenip hareket etmek gerektiğine vurgu yaptı.
Cuma akşamı saat 17.00’de başlayan festivalin ilk günü paneller düzenlendi. Ressam İsmail Doğan’ın çizimlerinin de yer aldığı fotoğraf sergisi, çeşitli stantların açıldığı festivalin ana gündeminde Grup Yorum üzerindeki baskılar, Yunanistan’da tutuklu 11 devrimciye verilen 333 yıl ceza ile Türkiye, Yunanistan, Filistin, Fransa, Almanya ve tüm dünyadaki siyasi tutsaklara özgürlük istenildi. Türkiye’de hasta tutsak Ali Osman Köse, Yunanistan’daki 11 tutsak, Fransa’da adaletsizce rehin tutulan Georges İbrahim Abdallah, Almanya’da tutsak olan Musa Aşoğlu, Filistin’deki tüm siyasi tutsaklara özgürlük istenildi.
Grup Yorum, geçtiğimiz Kasım ayında Yunanistan’ın başkenti Atina’da kurdukları Uluslararası Sanat Cephesi’ne ilişkin bilgi vererek, 11 ülkede örgütlenmelerinin olduğunu, ilk eylemlerini tutuklu Grup Yorum üyeleri ile İspanya’da tutuklu bulunan Katalan asılı rapçı Pablo Hasel için yaptıklarını belirttiler. Önümüzdeki süreçte gerçekleştirecekleri eylemlere ilişkin bilgi verilerek, Türkiye’de üyeleri Betül Varan ile Sultan Gökçek’e verilen hapis cezalarının onanmasına değinilerek, mücadelelerini uluslararası alanda yaptıkları çalışmalarla taçlandırarak, Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’ten devraldıkları bayrağı ileriye taşıyacaklarını belirtti.
Samidoun (Filistinli Tutsaklarla Dayanışma Komitesi) Fransa’da tutuklu bulunan Georges İbrahim Abdallah başta olmak üzere Filistin ve tüm dünyadaki siyasi tutsaklara özgürlük istedi. Samidoun temsilcisi, Türkiye’de Grup Yorum türküleriyle faşizme karşı mücadele verdiğini belirterek, “Öncelikle Anti Emperyalist Cephe’ye teşekkür ediyoruz bizleri uluslararası festivale davet ettiğinden dolayı. Türkiye’de Grup Yorum faşizme karşı mücadeleyi sanat cephesi ile vermektedir. Filistin’deki direnişin bir parçası da yine kültür ve sanattan geçmektedir. Faşizme karşı mücadele etme temel araçlarından biri de kültür ile sanattır. Filistin intifadasının da kültürel ve sanatsal cepheden geçmektedir. Sanat bizleri birbirimize bağlar. Birleştirir. Bugün olduğu gibi. Türkiye ile Filistin arasında olan güçlü bir devrimci silahtır sanat cephesi.” dedi.
Panele canlı bağlanan Kara Panterler eski tutsağı Jalil Muntaquin ise ABD hapishanelerinde yaşanan adaletsizliğe değinerek, uluslararası dayanışmanın önemine vurgu yaparak Ali Osman Köse başta olmak üzere tüm siyasi tutsaklara özgürlüğü için birlikte mücadele edilmesine değindi.
Ali Osman Köse’ye Özgürlük Komitesi adına yapılan konuşma ile Köse’nin yaşadığı sağlık sorunlarına dile getirerek tedavisi için derhal serbest bırakılması gerektiğine değinildi. Komite, tüm hasta tutsakların tahliye edilerek dışarıda tedavilerinin yapılması gerektiğine, tutsaklıklarına devam edilmesi durumunda ise hapishanelerden tabutların çıkacağına, “Ali Osman Köse 38 yıldır tutsak, hasta olmasına rağmen tahliye edilmiyor. Ancak biz tutsağımızı faşizmin elinden kurtarıp yaşatacağız” denildi.
Panele telefon ile bağlan Belçika’daki devrimci tutsak Erdal Gökoğlu gündeme ilişkin ve tutsaklık koşullarına ilişkin bilgilendirmede bulunarak, tüm siyasi tutsaklara özgürlük istedi.
Panellerin son oturumda ise emperyalist saldırganlık ele alınarak Belarus’a ile canlı bağlantı yapıldı. Yunanistan’dan gelen bir katılımcı ise emperyalizmin saldırganlığına karşı en büyük cevabın ise halkların birliğinin verebileceğini söyledi.
Festivalin ilk günü ise Hakan Akmaz’ın söylediği türküler ve oynanan zeybek oyunu ile son buldu.
Festivale Fas’tan katılan Faslı Grup Yorum dinleyicisi ise yanında getirdiği ve 2014 yılında tutsaklık koşullarına karşı açlık grevinde şehit olan Mustafa Mustafa Mziani’nin fotoğrafıyla hatıra fotoğrafı çekerek, “Ülkeme döndüğüme bu güzel anı yoldaşlarımla paylaşacağım. Ülkemizde Helin Bölek ve İbrahim Gökçek ile Türkiye’de Grup Yorum ve Halk Cephesi’nin verdiği mücadelenin sesi yankılandı. Fas’ta Grup Yorum bugün dinlenilebiliyorsa, paylaşılıyorsa, konuşuluyorsa bunu şehidimiz Helin ve İbrahim’in ödediği bedelin sonucudur. Mücadeleniz mücadelemizdir” dedi.
FESTİVALİN İKİNCİ GÜNÜ
Festivalin ikinci gününde ise halkımızın salonda yer almasıyla birlikte Almanya’nın Hamburg Hapishanesinde tutsak bulunan devrimci tutsak Musa Aşoğlu canlı telefon bağlantısı ile festivale katılanları ve festivali düzenleyenleri selamladı ve gerçekleşen festival ile gündeme ilişkin konuştu.
Festivalin konser bölümünün açılışını Ege’deki efelerin sesi olan Hakan Akmaz söylediği türkülerle yaptı. Hakan Akmaz, gündeme ilişkin açıklamada bulunarak, son parçasını ise Grup Yorum’un “Emperyalizm” seslendirdi. Her daim ezilen halkların ve sanatçıların yanında olduğunu ve bu uğurda bedel ödeyen Grup Yorum ile dayanışmasını sürdüreceğini vurguladı.
Ardından sahneye Fransız müzik grubu Baricade çıktı. Baricade Grubu şarkıları başta sürekli saldırı altında olan Grup Yorum ve tüm baskılara karşı özgürlük türkülerini söyleyen sanatçılarla dayanışma amacıyla söylediklerini vurguladılar.
Grup Yorum yapımı olan “Mahalle” isimli filmin tanıtımı için yönetmen İnan Altın ile birlikte Selma Altın sahneye çıkarak, dört yıldır süren filmin artık hazırlıklarının bittiğini, Mayıs ayında düzenlenecek galalar ile birlikte filmin vizyona gireceğini aktardılar. Filmin fragmanı izlenildi.
Dayanışmanın yaşattığını vurgulayan Baricade’nin ardından sahneye Kuzey Kıbrıs’tan gelen
Sofia Barka ve Giorgos Kalogirou çıktı. Giorgos ve Sofia yaptığı konuşma ile Grup Yorum ile dayanışma içinde olduklarını ne Kıbrıs halkının ne Yunan halkının Türkiyeli halklarla bir sorunun olmadığını ve tek sorunun faşizminin olduğunu vurguladı. Giorgos, sanatın halkları birleştirdiğini, önümüzdeki süreçte yeni bir albüm çıkartacaklarını ve içinde Grup Yorum bestelerinin Yunancasının yer alacağını söyledi. Giorgos ve Sofia söylediği türkü ve ezgilerle halkların birlikteliğini vurguladı.
Festivalde son olarak da Grup Yorum sahne alarak yapılan festivalde emeği geçen herkese teşekkür ederek, birlikte daha güçlü baskıların üzerinden geleceklerini vurguladı. Grup Yorum’un türkülerinin arasında ise Ali Osman Köse’ye Özgürlük Komitesi adına Zehra Kurtay söz alarak, Köse’nin durumunun aciliyetine vurgu yaparak herkesin yapabileceği bir şeyin olduğunu ve “Ellerimizi uzatalım, Ali Osman Köse’yi zumlun elinden kurtaralım. Yaptığımız her eylem Ali Osman abimize tüm hasta tutsaklara güç vermektedir. Sizinle başaracağız!” dedi.
Gökhan Yıldırım’ın abisiyle canlı telefon bağlantısı yaparak durumu hakkında bilgi alındı.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’a Özgürlük Komitesi adına açıklamada bulunan Zeliha Koyupınar, Türkiye hapishanelerinde süren ölüm orucu ve Sibel il Gökhan’ın durumuna ilişkin bilgilendirmede bulunarak, devrimci tutsakların taleplerinin halkın taleplerinin olduğunu herkesi duyarlı olmaya, hapishanelerden tabutların çıkmaması için mücadeleye destek vermeye çağırdı.
Fransız devleti tarafından rehin tutulan devrimci Lübnanlı tutsak Georges İbrahim Abdallah’ın hücresinde kayıt ettiği ve festival için gönderdiği mesaj Fransızca sesli olarak dinletilmesinin ardından Türkçesi okundu. Festivalin kapanışı Grup Yorum’un söylediği türkülerin ardından çekilen halaylarla yapıldı. Giorgos ve Sofia’da Grup Yorum’a eşlik ettiler. 750’nin üzerinde kişinin yer aldığı festivalde Avrupa Dev-Gençlilerde görkemli stantlarıyla yerlerini aldılar.
Anti-Emperyalist Cephe Paris’te Adalet Ve Halkların Kardeşliği İçin Festival Düzenledi
Anti-Emperyalist
Cephe 18 ve 19 Şubat tarihlerinde Paris’te Adalet ve halkların kardeşliğini
temel alan bir Festival düzenledi.
Festival’in birinci günü paneller ve konuşmalar vardı.
İkinci günü ise konserlere ayrılmıştı.
Saat 17.00’de başlayan Festival 3 oturumdan ibaretti.
Birincisi sanat, ikincisi siyasi tutsaklık ve üçüncüsü
emperyalizmin saldırganlığını ele alıyordu.
BİRİNCİ
GÜN:
Birinci panel “devrimci sanatı” işledi.
Konuşmacılar olarak Selma ve İnan Altın Mayıs ayında vizyon’ a
girecek olan “mahalle” filmini tanıttılar.
Grup Yorum ise “Enternasyonal Sanat Cephesi” ile ilgili konuştu.
İkinci oturum ise temel ve ana oturumdu. Çünkü temel gündem
maddesi “adalet” olan Festival’de “siyasi tutsaklık” konusu damgasını vurdu.
Devrimci tutsak Erdal Gökoğlu telefonla katıldı. 48 yıl hapiste
kaldıktan sonra 2020 yılında tahliye olan eski Kara Panter üyesi Jalil Muntaqin
ise Zoom üzerinden katıldı.
Tıpkı Ali Osman Köse gibi 38 yıldır siyasi tutsak olan, Fransız
emperyalizmin rehin tuttuğu George İbrahim Abdallah’ın özgürlüğü için mücadele
veren komite sonrasında sözü aldı.
Akabinde Filistinli tutsaklar ile ilgili Samidoun bilgi verdi.
Sonrasında Mustafa Koçak’ın avukatı Ezgi Çakır kendisinin avukat
olarak olsun, müvekkillerini savunmak için olsun, tanık olduğu adaletsizlikleri
dile getirdi.
Üçünçü oturumda Suriye’den Suriye televizyon ’un Türkiye masası
şefi Ahmet El İbrahim ve bu sıralarda Donbas’da hareketli saatler yaşayan
Borotba örgütünden Alexey Albu katılacakcı.
Suriye’de yaşanan teknik sorunlar Ahmet El İbrahim’in katılmasını
engelledi.
Alexey Albu ise o saatlerde can pazarı yaşıyordu. Ukrayna ordusu
tarafından başlarına bombalar atılıyordu.
Alexey Albu tam panele katılacağı saatlerde eşini ve çocuklarını güvenli
bölgeye nakletmekle meşguldü. Böylece
binlerce kilometre uzaklıkta olan Donbas’da yaşananlar Festival’de çok yakinen
hissedildi. O an salonda olan Belarus’dan Krasno temsilcisi böylece panelin tek
bir konuşmacısı olabildi.
Parçaların arasında ise Hakan Akmaz insanlara bir müzik şöleni
verdi.
Finali ise “harmandalı” oynayan bir folklor ekibi yaptı.
İKİNCİ
GÜN:
İkinci günde ise konserler vardı. Ama 19 Şubat aynı zamanda Ulaş
Bardakçının ölüm yıldönümüydü. Bu yüzden konsere saygı duruşu ile başlandı.
Sonra açılışı 2000-2007 Ölüm Orucu direnişinde şehit düşen Gürsel
Akmaz’ın kardeşi Hakan Akmaz yaptı. Güçlü sesiyle halk türkülerini söyleyen
Akmaz, büyük beğeni topladı.
Onun arkasından Fransız müzik grubu Group Barricade sahneye çıktı.
Enternasyonal Sanat Cephe’sinin üyesi olan Barricade, Fransızca
Rock parçalarıyla geceyi renklendirdi.
Onun arkasından da enternasyonal müzik ile devam edildi. Gene
Enternasyonal Sanat Cephesi’nin üyesi olan Yunanistan’dan Yorgos ve Sofia sahne
aldılar. Türkiye’nin bilinen şarkıları, halk müziğini Yunancaya uyarladılar.
O ara herkes Grup Yorum’un sahneye çıkmasını beklerken, AEC halkın
karşısına bir eylem ile çıktı.
Günlerce Ukrayna tarafından bombalanan Donbas halkının kanı
akıtıyordu.
Hem katlediliyordu, hem de emperyalist medya saldırganlığının
sebebi Rusya imiş gibi göstermeye çalışıyordu. Emperyalizmin saldırganlığını
Rusya’ya mal etmeye çalıştı.
Biz AEC olarak dünya halkların kardeşliğini savunuyoruz. Bizler
enternasyonalistiz. Enternasyonalizm halkların kardeşliğinin en üst boyutudur. Enternasyonalizm halkların kan
kardeşliğidir.
Donbas halkının üstüne bombalar yağarken, biz hiçbir şey olmamış
gibi Festival’i akışına bırakamazdık.
Ayrıca saldırıları orada bulunan halkada duyurmalıydık. Bu yüzden
bir pankart hazırladık ve gençlik ve enternasyonlistler olarak sahnenin önüne
geçip, Donbass halkı için sloganlar atıp, eylem yaptık.
Bir AEC’li sahneye çıkıp, eylemin nedenini açıkladı.
Grup Yorum
sahnede
En sonunda halkın dört gözle beklediği Grup Yorum sahneye çıktı.
Yorum’un parçaların arasında bu sefer “misafir konuşmacılar” bazı
konulara değindiler.
“Neden Ölüm Orucu”, “ Hasta tutsaklar ve Ali Osman Köse”, “Uzun
Yürüyüş’ün” Paris ayağında halkımıza Yunanistan’daki 11 devrimci tutsak
anlatıldı.
Ayrıca Fetivali selamlamak için, 38 yıldır tutsak olan George
İbrahim Abdallah bir sesli mesaj göndermişti. Halkımıza dinletildi.
Konser’de bir değişiklikte, mahalle filminin fragmanın
gösterilmesi ve Yorumcuların Selma ve İnan Altın ile birlikte “mahalle”
parçasını söylemesi oldu.
Konsere 500 kişi katıldı.
Fransa’nın Nancy şehrinde 22 Ocak günü “Helin’den İbrahim’e
İlle Kavga İlle Adalet” konseri gerçekleşti. Nancy Grup Yorum Gönüllüleri
tarafından düzenlenen konsere 300 kişi katıldı. Konser öncesi yapılan konuşma
ile herkese “Hoş geldiniz” denildi.
Açılış konuşmasının ardından sahneye, Fransız “İsimsizler
Korosu” müzik grubu çıktı. Grup adına yapılan konuşmada; “Bugün sizlerle
olmaktan dolayı kıvanç duyuyoruz. Bundan üç yıl önce de Grup Yorum ile aynı
sahneyi alarak dayanışmamızı gösterdik. Bugün de değişik ülkelerden, farklı
dillerden söyleyeceğimiz türküler ile Grup Yorum’un yanında olduğumuzu
göstereceğiz. Şimdilik repertuarımızda Türkçe şarkı yok ancak; başka bir
konserde Türkçe bir şarkımızla da karşınızda olacağız. Direnen tüm halklarının
yanındayız” denildi.
Fransız grubun ardından Grup Yorum sahneye davet edildi.
Yoğun ilgi ve alkışlar eşliğinde sahne alan Yorum üyeleri ilk şarkılarını
söyledi. Ardından şu an Türkiye hapishanelerinde ölüm orucunda olan, işindin
ihraç edilen Sibel Balaç ve süresiz açlık grevini sürdüren Gökhan Yıldırım’a
ilişkin bilgi verilerek talepleri sıralandı. Gökhan Yıldırım’ın abisinin,
kardeşiyle ilgili yaptığı video konuşması kitleye izletilerek talepleri
sıralandı. Ölümlerin yaşanmaması için direnişçilerin taleplerinin kabul
edilmesine vurgu yapıldı.
Anadolu halklarının ve mazlum halkların türkülerinin
söylenmesinin ardından kısa bir ara verildi. Aranın ardından İdil Kültür
Merkezi’ne ve Grup Yorum üyelerine yönelik baskılara değinildi.
Konserin sonlarına doğru ”Sevcan” şarkısını söylemek üzere
Nancy Grup Yorum Çocuk korosu Grup Yorum emekçileri tarafından sahneye
çağırıldı ve çocuklara Grup Yorum amblemli kızıl balonlar hediye edildi.
Grup Yorum emekçileri İdil ve Eylem çocuk korosunu çağrıda
bulunarak, ”Biz de Grup Yorum korolarında yetiştik. Grup Yorum’la
değerlerimizi ve geleneklerimizi öğrendik. Siz de çocuklarınızı Grup Yorum
şarkılarıyla büyütün, çocuklarınızı Grup Yorum’a, devrimcilere emanet edin”
denildi.
Konser boyunca TAYAD ile dayanışma yemek standı, görkemli
Yorum standı ve direnişe ilişkin fotoğraflar sergisi halka açık tutuldu.
Fransa Halk Cephesi: Gökhan Yıldırım’ın Ölüm Orucu Direnişini Selamlıyoruz
Adalet Savaşçımız Gökhan Yıldırım Onurumuzdur. Gökhanlar’ı
Olan Bir Halkı Kimse Yenemez
22 Ocak 2007… Bu tarih, 7 yıl süren Büyük Ölüm Orucu
Direnişimizin zaferinin tarihidir. 122 kahraman şehidimizin dünya halklarına
armağan ettiği zaferin tarihidir.
22 Ocak 2022 ise, yeni bir ölüm orucu direnişini büyütmek
için yayından fırlayan bir ok olan Gökhan Yıldırım’ın kızıl bandını kuşandığı
tarihtir.
22 Ocak 2007’den 22 Ocak 2022’ye… Gelenek sürüyor. Bayrak,
122’lerden Gökhanlar’a devroluyor. Büyük Direnişimizin Zaferini alnımıza
kuşandığımız kızıl bandımızla selamlıyoruz. Selam olsun.
Bizler, önder yoldaşlarımızın, şehitlerimizin, bedeller
uğruna yarattıkları Özgür Tutsaklık geleneğini yeni şehitlerimizle, yeni
direnişlerimizle büyütmeye devam ediyoruz. Faşizmin zindanlarını birer direniş
kalesi yapmaya, zulme meydan okumaya devam ediyoruz.
Sibel’den sonra Gökhan da yeni bir büyük direnişin savaşçısı
oldu. Halkın evladı Gökhan, Özgür Tutsağın tüm silahlarını kuşanıp muharebe
alanında mevziisini aldı. Selamlıyoruz.
Zulmün sahibi faşizm, bir kez daha yenilecek; bunu
biliyoruz. Faşizm bir kez daha görecek; inanmış beyinlerin karşısında hiçbir
ama hiçbir güç duramaz. Çünkü dünyanın en büyük gücü, inancıyla sarıp
sarmalanan insandır.
Şimdi Gökhan bu büyük gücün Özgür Tutsaklıktaki yeni
temsilcisidir.
Faşizm bu nedenle yenilecek.
Onurumuzu yücelten Ölüm Orucu Direnişçisi Gökhan Yıldırım
Yoldaşımızı kutluyor, alnından öpüyoruz. Taleplerini talebimiz olarak görüyoruz.
Bizler, her koşulda yoldaşlarımız Sibel ve Gökhan’ın sesi ve bu direnişin asli
unsuruyuz. Yolumuz açık olsun.
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz
Yaşasın Ölüm Orucu Savaşçılarımız
Gökhan Yıldırım Onurumuzdur
Faşizmi Yeneceğiz









































