duyurular
1 Eylül’de Berlin’de S-R-Y Tipi Hapishanelerine Karşı Eylem- Ölüm Kuyularınıza Teslim Olmayacağız!
1 Eylül’de
Avrupa’nın birçok yerinde S-R-Y tipi hapishanelerine karşı Türkiye
konsoloslukları önünde eylemler gerçekleşecek.
Berlin’de
Adalet İstiyoruz Komitesi de bu yoğunlaştırmış tecrit’e karşı süresiz açlık
grevinde olan Nedim Öztürk ve Nurettin Kaya İçin Berlin’in Türkiye
Büyükelçiliği önünde eylem gerçekleştirecek.
S-R-Y TİPİ
HAPİSHANELER ÖLÜM KUYULARIDIR!
Dün F tipi
hapishaneleriyle devrimci tutsakları teslim almak istediler ama başaramadılar!
F tipleri
boşa çıkınca yeni tip hapishaneler, yeni ölüm kuyuları üretti faşizm.
Ama
devrimci tutsaklar düşüncelerini teslim etmeyecek, ölüm kuyularına teslim
olmayacaklar!
Nedim
Öztürk ve Nurettin Kaya faşizmin bu saldırılarına karşı düşüncelerini korumak için,
özgür tutsaklık geleneğine sahip çıkarak, direnme haklarını kullanıyorlar.
Açlık
grevindeler. Direnişlerine selam olsun!
ÖLÜM
KUYULARINI KABUL ETMİYORUZ, AÇLIĞIMIZLA DİRENİYORUZ!
YAŞASIN
AÇLIK GREVİ DİRENİŞİMİZ!
NEDİM
ÖZTÜRK VE NURETTİN KAYA’NIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!
S-R-Y TİPİ
HAPİSHANELERİ KAPATILSIN!
Berlin ve
çevresinde yaşayan herkesi 1 Eylül’de saat 14.00 da Türkiye Büyükelçiliği önüne
bekliyoruz…
TAYAD’lı Aileler Tecrit Hapishanelerine Karşı 4 Eylül’de Ankara’ya Yürüyor
TAYAD’lı Ailelerin kuyu tipi hapishanelerin kapatılması
talebiyle 4 Eylül’de İstanbul Kartal’dan yürüyecekleri yürüyüşün duyurusunu
yaptılar.
TAYAD’LI Aileler 17.kez Ankara’ya yürüyor Kuyu tipi
hapishanelerin kapatılması için Evlatlarını kuyunun dibinde bırakmamak için 4
Eylül’de Saat:13.00 ta Kartal meydanından yürümeye başlıyoruz.
Tecrit içinde tecrit olan Kuyu tipi hapishanelerde
evlatlarımızın imha edilmesine izin vermeyeceğiz.
Özgül Emre, İhsan Cibelik ve Serkan Küpeli Emperyalizmi Yargılamaya Devam Ediyorlar 11. Duruşma
Devrimci gazeteci Özgül Emre, Grup Yorum üyesi İhsan Cibelik
ve Antifaşist Serkan Küpeli’ye karşı başlatılan büyük anti terör davası
11.duruşmasında devam etti. Özgül Emre mahkemeye ‘Kahrolsun Faşizm Yaşasın
Mücadelemiz!’, ‘Direne Direne Kazanacağız!’ ve Yaşasın Süresiz Açlık Grevi
Direnişimiz!’ sloganlarıyla giriş yaptı. Duruşmaya katılanlar da ‘Sizi Oradan
Alacağız’ dediler. Bu duruşmaya Almanya Federal Polisi’nin (BKA) emekli memuru
tanık olarak getirildi.
Tanık; Mahkeme heyetinin yönlendirme sorularına cevap
vermekle başladı. 3 tutsağın neden terörist olduğunu ortaya koyması istenildi,
3 devrimciyi nerelerde gördüğünü, nasıl takip ettiklerini, nerelerde
buluştuklarını. Heyet sorularının yönlendirici olmasına rağmen tanığın cevap
veremediği sorular oldu, oralarda ise mahkeme heyeti tanığın yazdığı raporu
doğrudan okuyarak tanığa ifade vermekte yardımcı oldu.
Tanığa göre 3 devrimcinin büyük suçları; Toplanmak, bir
araya gelmek, gençlik için dergi bastırmak, derneklerde bulunmak, telefonda
konuşmak, devrimci tutsaklar Musa Aşoğlu ve Erdal Gökoğlu için hapishane önünde
eylem yapmak!
Asıl suç sayılan ise şudur; Demokratik hak ve özgürlükleri
emperyalizmin istemediği şekilde kullanmak! Toplanma hakkı, örgütlenme hakkı,
direnme hakkı, hepsinin gasp edilmesidir!
Mahkeme heyetinden sonra savcı tanığa tek bir soru sordu,
ardından savunmanın sorularına geçildi. Özgül Emre’nin avukatı Ahues; tanığa
‘Yazışma trafiğinden bahsettiniz. Nasıl bir trafik bu? Mektubu zarfa koyup
gönderdiler mi, yoksa nasıl bir yazışmadan bahsediyorsunuz?’ Cevap olarak mail
trafiğinden bahseden tanığa avukat şu soruları sorarak devam etti; ‘Peki
elinizde bir mail adresi var mı? Şu tarihte gönderilmiş, şu tarihte ulaşmış
şeklinde meta datalar var mı?’ ‘Yok, bilmiyorum’ ‘Peki neye göre mail diyorsunuz?’
‘Mail olduğu belgelerden belli oluyor. Başlık var, imzalayan var, resmi
selamlama var vs.’ Sonra Ahues dosyada bulunan başlığı, imzası ve selamlama
içermeyen belgelerden örnek vererek sorularını sonlandırdı.
Avukat Yener Sözen polisin katıldığı fiziki takiplerle
ilgili soru sordu. ‘Takibi hangi polis teşkilatı yaptı?’ ‘Hatırlamıyorum.
Sanırım Köln yaptı.’ ‘Düsseldorf olmuş olabilirmi?’ ‘Bilmiyorum. Köln veya
Düsseldorf. Bilmiyorum’ Yener Sözen tanığın katıldığı takip operasyonlarındaki
çelişkileri açığa çıkarınca sözü Serkan Küpeli’nin avukatı Anna Busl aldı.
Anna Busl; tanığa sorduğu ilk soruya, onun cevabı ‘benim
için önemi yok’ oldu. Busl da ‘soruları biz soruyoruz, siz cevaplayacaksınız,
bırakın önemi olup olmadığına biz karar verelim’ dedi. Tanık bu şekilde aciz
cevaplar vermeye devam edince köşeye sıkışan tanığın imdadına savcı Seton koştu
ve müdahale etmeye çalıştı. ‘Cevap verdi ya, ne üsteliyorsunuz’ dedi. Savcının
sahiplenmesine sevinen tanık; savcıya onaylayıcı bir parmak işareti yaptı. Bu
denli usüle aykırı bir cevabın savunulamayacağını anlayan mahkeme heyeti ‘tamam
bir şeyler söyleyin bari’ dedi, tanık bunun üzerine tek kelimeyle ‘bilmiyorum,
hatırlamıyorum’ cevapları verdi.
BKA’dan gelen tanık DHKP-C masasından emekli bir polisti.
Yani, bütün meslek hayatı boyunca devrimcileri yargılamaya, kriminalize etmeye,
emperyalizmin çürüyen ve kokuşan düzenini korumaya çalışan bir zavallıdır. Bu;
Avukatlara verdiği saldırgan ve düşmanca cevaplarından da bir kez daha belli
oldu. Emperyalizmin kadroları halka ve devrimcilere düşmanlığını
gizleyemiyorlar! Bağımsız taraflardan oluşturulan mahkeme tiyatrosu çoktan
çökmüş durumda. Heyet, savcı ve polis el ele verip devrimciler hakkında
karalama, demagoji ve yalan anlatıyor!
Duruşma bitmeden önce, heyet başkanı tanığı bir daha
çağırmamak üzere tanık kürsüsünden indirmek istedi ve bu yönde karar okumaya
başladı ki Avukat Roland Meister’in itirazı oldu. ‘Tutuklular tanığa henüz soru
soramadılar. Sizin uygulamalarınızdan dolayı tutukluların soru hazırlamaya zamanı
olmadı. Tutukluların soru sorma hakkını vurgulayarak tanığın tekrar
çağrılmasını talep ediyoruz.’ Buna heyet başkanı ‘tanık gelip gelmeyeceğinin
belirsizliğini yaşamasın. İleride tekrar sorularınız olursa pekala tekrar
çağırırsınız’ dedi. ‘Öyle olmuyor işte. Tekrar çağırtmak için makul gerekçe
sunulmalı, bu gerekçeli dilekçe de heyet tarafından onaylanmış olmalı. Bu aynı
şey değil. Tanığın yaşayacağı belirsizlik soru sorma hakkından daha önemli
değildir, önüne geçemez. Bu hakkın gaspı ağır bir usulsüzlük olacaktır’ Mahkeme
heyeti buna cevap veremedi ve çaresizce savcıya baktı. Savcının da vereceği bir
cevap olmadı. Usüle uygun cevap veremeyen heyet başkanı durumu oldu bittiye
getirmeye çalıştı, ancak Avukat Meister’in itirazlarını durduramadı. Meister
gerekçeli heyet kararı talep edince heyet geri çekildi. Yaklaşık 5 dakikalık
geri çekilmeden sonra gerekçe sunmadan heyet başkanının kararını
onayladıklarını söyleyip duruşmayı tanığı kürsüden indirerek sonlandırdılar.
11 duruşma boyunca mahkeme heyeti savunmanın tek bir
dilekçesine olumlu cevap vermedi. Dahası, dilekçelere gerekçeli red kararını
savcının itirazlarıyla dolduruyor. Doğrudan adalet bakanlığına, yani Almanya
Emperyalizmine bağlı olan savcı, bu mahkemeyi kimin yönettiğini açıktan
gösteriyor. Savcı ise duruşunu en başlarda belli etmişti; ‘Mesele stantlar,
halay çekmeler, konserler değil. BİZİM ASIL MESELEMİZ DHKP-C’NİN
MARKSİST-LENİNİST BİR DEVLET KURMA HEDEFİDİR!’
Tüm halkımıza çağrımızdır! Bugün Özgül, İhsan ve Serkan
nezdinde Düsseldorf’un mahkeme salonlarında süren sınıflar mücadelesinde siz de
yerinizi alın. Onlar emperyalizmi yargılarken siz de yanlarında olun.
Gelin Emperyalizmi Hep Birlikte Yargılayalım!
Faşist 129 Yasası Kaldırılsın Komitesi
Halkın Sesi Radyo’da Kalenderler Piri Hacı Bektaş-ı Veli Programı Yayınlandı
Halkın Sesi Radyo’da 21 Ağustos Pazartesi günü yayınlanan
Halkın Koçakları programında, “Kırk meyveli bir ağacın kırkı kardeş kırkı
bacı…” diyen Anadolu toprağına kök salan, Anadolu halkının geleneklerini
büyüten, Kalenderler, Abdallar piri Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin anlatıldığı
bölümün kaydını paylaşıyoruz.
https://halkinsesiradyo.net/index.php/2023/08/22/kalenderler-piri-haci-bektas-i-veli/
Fransa: Alternatif Bir Tatil İçin; Aile Gençlik ve Çocuk Yaz Kampı’mızda Buluşalım
Yaz
Kamplarımızdaki Coşkuyu, Neşeyi, Paylaşmayı, Sahiplenmeyi Yaşamak İçin Tüm
Engelleri Aşmaya Değer.
Her yıl
geleneksel olarak düzenlediğimiz yaz kampımıza çok az bir zaman kaldı.
Kapitalizmin
dayattığı tüketim üzerine şekillenen, çoğu zaman yoz bir şekil alan tatil
anlayışına karşı, alternatif bir tatil anlayışını savunuyor ve hayata
geçiriyoruz.
Alternatifimiz;
eğlencenin ve paylaşmanın, denizin ve üretmenin içiçe geçtiği,
çocuklarımızın,
gençlerimizin kendi programlarını yapabildiği ve kendilerine güvenlerini,
becerilerini geliştirebildiği bir kamptır.
Yüzüyoruz,
eğleniyoruz, paylaşıyoruz, üretiyoruz, birbirimizi tanıyoruz, sohbetler
ediyoruz, her gün ve her akşam dost sofraları kuruyoruz.
Halk
Meclisleri tarafından organize edilen yaz kampımız, bu sene
23 Temmuz-
6 Ağustos tarihleri arasında Fransa’da Perpignan bölgesinde yapılacak.
İmkanlarınızı,
koşullarınızı zorlayarak kampımıza katılmanızı diliyoruz.
Yaz
kamplarımızdaki coşkuyu, neşeyi, paylaşmayı, sahiplenmeyi yaşamak için tüm engelleri
aşmaya değer.
İrtibat
için telefon: 0033 634 93 95 41
Özgür Tutsaklarımız: Sürekli Faşizme Karşı Sürekli Direniş Şiarıyla Bulundukları Hapishanelerde Direniyor Direnirken Üretiyor Umudunu Büyütüyor!
Özgür
Tutsaklarımız: Sürekli Faşizme Karşı Sürekli Direniş Şiarıyla Bulundukları
Hapishanelerde Direniyor Direnirken Üretiyor Umudunu Büyütüyor!
Özgür Tutsaklarımızın
Adreslerine Ulaşmak için
Tıklayınız
DUYURU!
TAYAD’lı
Aileler; Sürekli Faşizme Karşı Sürekli Direniş Cephesinde Bulunan Devrimci
Özgür Tutsaklarımızın Adres Bilgilerini Yayınladı!
Halkımız;
Özgür
Tutsaklarımıza Bir Selam İle Bin Umut Vermek İçin; Mektup, Kart, Fotoğraf,
Çizim, Faks
Gönderelim!
Hücrelerine Umudu Mektuplarımızla Taşıyalım!
Faşizmin
Hücrelerinde 198 Özgür Tutsak; Sürekli Faşizme Karşı Sürekli Direniş İçinde
Üretiyor,
Direniyor,
Umudu Büyütüyor!
Faşizmin
Tecridini, Keyfi Baskılarını, Tutsaklar Üzerindeki Aciz Politikalarını Alt
Etmek İçin
Özgür
Tutsakları
Sahiplenelim,
Sesleri Olalım; Sohbet-Mektup Arkadaşı Olalım!
Aw: Mannheim Halk Cephesi: 14 Haziran’da Düsseldorf’da Buluşalım
1 yılı aşkındır haksız ve hukuksuz bir şekilde Alman
emperyalizmi tarafından tutsak edilen Özgül Emre, İhsan Cibelik ve Serkan
Küpeli için adalet istiyoruz!
Onlar bu halkın en soylu damarıdırlar!
Bu kapsamda Mannheim Halk Cephesi olarak bizde 129komitesinin
çağrısı üzerine 14 Haziran’da Düsseldorf’da olacağız!
Bu Davet Bizim! Bu Dava Bizim!
Bu Dava Demokratik Haklarımızı Gasp Etme Saldırısıdır!
129 Yasası Emperyalizmin Yasal Sopasıdır!
