direnişler
Berlin’de Almanya Adalet Bakanlığı karşısındaki Direniş
çadırımızda günlük kitap okumalarımız devam ediyor.
7-12-2023 Tarihinde
Berlin Direniş Çadırında Halk Okulu Dergisi Okundu
Halk Okulu Dergisinden;
Cepheli Köşesi
Yunanistan Hükümeti Komplo Peşinde yazısı okundu.
“Sıra Neferi” kitabından da 10 sayfa okuduk.
Kitaplarımızı okuyalım okutalım.
Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın Komitesi
Berlin Direniş Çadırından Dünya’daki Komünist Partilerine Mektuplar Gönderildi
Faşist 129 yasaları kaldırılsın ve tutuklu yargılanan 3
devrimci tutuksuz yargılansın ve serbest bırakılsın talebiyle başlatmış
olduğumuz süresiz açlık grevi direnişimizin 266’lı günleri geride bırakıyor.
Arkadaşımız yoldaşımız Eda Deniz Haydaroğlu bugün 266
Ilgın Güler 215
Sevil Sevimli Güler 210
İleni Açıkgöz ise bugün 150’li günündeler.
Alman emperyalizmi basın aracılığıyla direnişimizin sesini
duyurmamızı sansür aracılığı ile engellemeye çalışırken Faşist 129 Yasaları
kaldırılsın komitesi olarak bu sansürü delmek ve “Direnişimizi Duymayan
Kalmayacak” sloganıyla birlikte başlatmış olduğumuz dünyadaki komünist
parti ve örgütlere mektup gönderme kampanyası sonucunda bugün 20 mektup daha
gönderdik.
Bugünle birlikte toplam 30 mektup, 30 farklı komünist
partisine, 30 farklı ülkeye gönderilmiş oldu.
7 Notanın komutanlarından İbrahim Gökçek’in dediği gibi
Anadolu’dan Antarktika’ya, Antarktika’dan Latin Amerika’ya tüm kıtalarda
direnişimizin sesini ulaştırmaya devam ediyoruz.
Bu direnişi duymayan kalmayacak!
Kapı kapı, sokak sokak, şehir şehir dünyanın dört bir yanına
direnişimizin sesini taşıyacak ve zaferi ellerimizle söküp alacağız!
Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın Komitesi
Almanya’da devam eden açlık grevlerine destek vermek
amacıyla, İsveç Halk Cephesi’nden Murat Altunöz’ün başlattığı destek açlık
grevi bugün 3. gününe girdi. İsveç Halk Cephesi, Eda, Ilgın, Sevil ve Lena’nın
zafer kazanacağına olan inancımızın tam olduğunu açıkladı. Hep birlikte
direnişi yükseltecek ve zaferi birlikte kazanacağız, denildi. İsveç Halk Cephesi
ayrıca yarın düzenlenecek 1 günlük açlık grevlerine katılım için tüm halkı
direnişi sahiplenmeye çağırdı.
Yunanistan Halk Cephesi Cumartesi Günü 1 Günlük Açlık Grevine Çağrı Yaptı
Yunanistan Halk Cephesi, Almanya’da 129a-b yasalarına
karşı ve Türkiyeli devrimcilerin tutuksuz yargılanması için Eda
Deniz Haydaroğlu 266, Ilgın Güler 215 Sevil Sevimli 210, Lena İleni Açıkgöz:
150 gündür süresiz Açlık Grevindeler!
Açlık Grevi
direnişçilerinin sesini duymayan Kör, Sağır, Dilsiz Alman basınının yerine
onların seslerini duyurmak ve seslerine ses olmak için Cumartesi Günü 1 günlük
açlık grevine çağrı yaptı.
Halk Sineması Emekçisi 1 Kişi ve Avrupa Dev Gençli 1 Kişi Bir Haftalık Açlık Grevinde
Almanya’da Almanya Adalet Bakanlığı önünde 4 mevsimdir süren
ve tutuklu yargılanan 3 devrimcinin tutuksuz yargılanması talebiyle devam eden
süresiz açlık grevine destek açlık grevleri ile direniş büyüyor.
Geçtiğimiz Salı günü mahkemeden Kanser hastası Grup Yorum
Emekçisi İhsan Cibelik’in tedavi hakkı ile ilgili somut bir adım çıkmaması
üzerine Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın Komitesi’nin çağrısıyla Avrupa’nın her
yerinde direnişe destek ve direnişi büyütmek için 1 haftalık destek açlık grevi
ilan edildi.
Çağrıyla birlikte Halk Sineması Emekçisi bir arkadaşımız ve
Avrupa Dev-Gençli arkadaşımız 1 haftalık destek açlık grevi yapacaklarını
açıkladılar.
Direnişimizi büyütmek, direnişimize sahip çıkmak, süresiz
açlık grevinde 260’lı günleri geride bırakan Eda Deniz Haydaroğlu yaşasın
diyebilmek için tüm halkımız bir şeyler yapabilir. Direnişi büyütmek ve
hakkımız olanı almak için yürütülen bu mücadeleye destek çıkmak tüm halkımızın
görevidir.
Halkımız süren süresiz açlık grevine destek videoları yapın.
Hakim Richter Bahler’in ofisini arayıp taleplerin neden
kabul edilmediğini ve takipçisi olacağımızı belirtelim.
Eda Deniz Yaşasın!
Süresiz Açlık Grevi direnişçileri yaşasın!
Halk Sineması
Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde Süresiz Açlık Grevi 25.Gününde
Sezgin Zengin
ve Baki Can Işık 13 Kasım Pazartesi itibariyle Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli
Hapishanesi’nde
Süresiz Açlık Grevi direnişine başladı.
Kuyu tipi
hapishanelere karşı özgür tutsakların direnişi büyüyor: Sezgin Zengin ve Baki
Can’ın süresiz açlık grevleri 24. Gününde sürüyor.
KUYU TİPİ
HAPİSHANELERLE, TECRİTLE ÖZGÜR TUTSAKLARI TESLİM ALAMAZSINIZ!
ÖZGÜR
TUTSAKLARIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!
08.12.2023
Pagine Esteri (Yabancı Sayfalar)’ın haberinin çevirisini paylaşıyoruz.
ALMANYA. Tutuklu Türkiyeli siyasi muhaliflere destek için açlık grevleri
Eliana Riva – Pagine Esteri (Yabancı Sayfalar), 6 Aralık 2023
16 Mayıs 2022’de Türkiye kökenli gazeteci Özgül Emre yıllardır ikamet ettiği Almanya’da tutuklandı. Takip eden iki gün içinde Alman silahlı kuvvetleri diğer iki Türkiye kökenli vatandaşı, Grup Yorum’un kurucularından İhsan Cibelik ve öğrenci Serkan Küpeli’yi gözaltına alarak hapishaneye gönderdi. Her üçü de Türkiye hükümetleri tarafından baskıcı ve antidemokratik olarak nitelendirilen önlemlere karşı örgütlenme, müzik, kültür veya farkındalık yaratma faaliyetlerinde bulunan politik aktivistlerdir. Almanya’da terör bağlantılı organizasyonlara üye olduğundan şüphelenilen kişilerin tutuklanmasına izin veren bir yasa kapsamında tutuklandılar. Başka ülkelerden olsalar bile. Üstelik suç işledikleri iddiası olmadan. Emre, Cibelik ve Küpeli, Türkiye, ABD ve AB’de terörist olarak kabul edilen devrimci Marksist-Leninist bir parti olan Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi DHKP-C’ye üye olmakla suçlanıyor.
Özgül Emre’nin tutuklanmasını destekleyen kanıtlar arasında, örneğin, tüm yönetmeliklere uygun olarak gerçekleştirilen ve 10.000’den fazla kişinin katıldığı bir konser organizasyonu yer alıyordu. Ya da aynı gazetecinin 2022 yılında Stuttgart’ta bir Türkiye muhalifinin cenaze töreninde bulunması: Birsen Kars, 2000 yılında Türkiye Silahlı Kuvvetleri’nin yüzlerce siyasi tutuklunun katıldığı açlık grevini kırmak amacıyla cezaevlerine düzenlediği saldırı sırasında vücudunda oluşan yanıklar nedeniyle geçen yıl hayatını kaybetti. Emre aleyhindeki bir başka delil de, tarihi Grup Yorum’un iki üyesinin düğününe katılmış olması. Bu grup, Türkiye’de ve dünyada politik duruşuyla tanınan bir müzik grubudur. Ne Almanya’da ne de müzisyenlerin tutuklanıp yıllarca cezaevinde tutulduğu Türkiye’de yasadışı sayılmıyor. 2020 yılında grubun iki üyesi Helin Bölek ve İbrahim Gökçek Türkiye’de açlık grevi sırasında hayatını kaybetti.
DHKP-C’ye üye olma suçlaması, Almanya’daki Türkiye kökenli siyasi muhaliflerin konserler, yaz kampları, seminerler, yüzlerce kişinin katıldığı gösteriler, düğün ve cenaze gibi özel törenlere katılım gibi yasal faaliyetlerini kriminalize etmek için yeterli oldu.
Alman Demokrat Avukatlar Derneği VDJ, 14 Haziran 2023 tarihinde Düsseldorf Yüksek Bölge Mahkemesi’nde başlayan davayı takip ediyor. Derneğin eş başkanı Avukat Joachim Kerth-Zelter, yargılamaların ‘terör örgütü’ veya ‘kurtuluş hareketi’ terimlerinin kanunla tanımlanmayıp siyasi olarak belirlenmesinden zarar gördüğünü belirtti. Kerth-Zelter, “Almanya’da DHKP-C’nin terör örgütleri arasına dahil edilmesi, Türkiye makamlarının değerlendirmeleri ve aynı değerlendirmelere dayanan Avrupa Birliği’nin sınıflandırması temelinde yapılmaktadır” dedi. Avukat, “sanıkların terör eylemleri ya da kendilerine ait cezai suçlarla suçlanmadıklarını belirtiyor. Bunun yerine, terör örgütü olarak sınıflandırılan DHKP-C’ye destek teşkil eden müzik etkinlikleri ve bilgilendirme konferansları düzenlemek gibi faaliyetlerden sorumlu tutulmaktadırlar. Tüm sanıkların yaklaşık 18 aydır gözaltında tutulduğu belirtiliyor. Sanık Küpeli, kızının doğumundan kısa bir süre sonra hapsedilmiştir. Sanık Cibelik, bir doktor tarafından 16 ay geç fark edildiği üzere prostat kanserinden muzdariptir ve bu nedenle tutukluluğu özel bir ağırlık taşımaktadır.
Yabancı (Avrupalı olmayanlar da dahil) terör örgütlerine destek eylemleri için cezai sorumluluk öngören yasa, 11 Eylül 2001’de New York’taki İkiz Kuleler’e düzenlenen terör saldırısından birkaç ay sonra, Alman Ceza Kanunu’nun 129b maddesinin kabul edilmesiyle yürürlüğe girmiştir. VDJ, “StGB Madde 129b kapsamındaki diğer birçok davada olduğu gibi,” diyerek şöyle açıklıyor: “Savcılık, diğer hususların yanı sıra, yabancı makamların, bu durumda Türkiye’nin, bulgularına dayanmaktadır ki bu, ülkelerin kendileri hukukun üstünlüğü ile yönetilmediğinde özellikle sorun teşkil etmektedir. Özellikle de “Türkiye’de hukuk devletinin kapsamlı bir şekilde ortadan kaldırıldığı göz önünde bulundurulduğunda: özellikle Temmuz 2016’daki darbe girişiminin bastırılmasından sonra, Alman kolluk kuvvetleri ve mahkemeleri, Türkiye’nin StGB 129b maddesi kapsamında uygun bir koruma nesnesi olup olamayacağını kendilerine sormalıdır.” Sanıklara yöneltilen suçlamaların birçoğu, Türkiye’deki yetkililer tarafından ortaya konan emarelere ve halihazırda belgelerde tahrifat yapmakla suçlanan bir muhbirin ifadesine dayanılarak yapılmıştır. Son olarak avukatlar, 129b maddesine göre, bir terör örgütünün parçası olmakla suçlanan kişilerin soruşturulması ve tutuklanması yetkisinin Adalet Bakanlığı’na ait olduğuna ve bunun da Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası tarafından güvence altına alınan kuvvetler ayrılığı ilkesine bir aykırılık teşkil ettiğine dikkat çekiyorlar.
Eda Deniz Haydaroğlu, 264 gündür açlık grevinde
Türkiye kökenli bir anne babanın kızı olan 23 yaşındaki genç Alman kadın Eda Deniz Haydaroğlu, siyasi muhaliflerin serbest bırakılması ve yasanın 129. maddesi ile 129a ve 129b fıkralarının kaldırılması talebiyle 264 gün önce açlık grevine başladı (su, şeker, tuz ve B vitamini alıyor). Onunla birlikte ikisi kız biri erkek üç genç daha greve başladı ve böylece uluslararası bir destek kampanyası başlatıldı. Bunlar 212 gündür açlık grevinde olan Ilgın Güler, 207 gündür açlık grevinde olan Sevil Sevimli Güler ve 147 gündür açlık grevinde olan Lena Açıkgöz’dür. Diğer üç genç gibi Eda Deniz Haydaroğlu’nun da fiziksel durumu gün geçtikçe ağırlaşıyor ve Alman Adalet Bakanlığı’na yapılan çağrılar çoğalıyor. 3 Aralık’ta Berlin’de onları destekleyen bir gösteri düzenlendi.
Tutuklanan üç Türkiye kökenli politik muhalifin bugün görülmesi gereken duruşması gelecek haftaya ertelendi.
Eda’nın Sevil’ın Ilgın’ın ve Lena’nın Yaşaması İçin Destek Açlık Grevleri Büyüyor
Eda Deniz Haydaroğlu süresiz açlık grevinin 265. gününde.
Faşist 129 yasaları kaldırsın komitesi geçtiğimiz hafta herkese 1 haftalık
açlık grevi çağrısında bulunmuştu.
Çağrıya uyarak video çekenler gün geçtikçe çoğalıyor.
Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın!
Özgül, İhsan ve Serkan Tutuksuz Yargılansın!
Eda Yaşasın!
Belçika: Brüksel Alman Konsolosluğu Önünde Açlık Grevimizin 32. Günü
Brüksel Alman Konsolosluğu önünde 6 Kasım’da başlattığımız oturma eylemiyle sürdürdüğümüz açlık grevimiz 31’inci gününü geride bıraktı. 31 gündür Edaların sesi olmaya devam ediyoruz. Özgül Emre, İhsan Cibelik ve Serkan Küpeli’nin serbest bırakılması talebini Alman konsolosluğu önünde haykırıyoruz her gün.
6 Aralık’ta da konsolosluk önünde bildirilerimizi dağıtırken sloganlarımız hiç susmadı yine. Yüksek sesle Eda’nın kim olduğunu, Ilgın Sevil Lena ile sürdürdüğü açlık grevini ve taleplerini haykırdık. İki saate yakın süre boyunca Alman konsolosluğunun çalışanlarının her slogan attığımızda garip bakışlarını gördük. Merakla, “ne zamana kadar sürecek bu böyle” diye sorar gibi bakan gözlere cevabımız aynı; bizde gelenek zaferi görene kadar direnmektir.
Edaların açlık grevi zafere ulaşana kadar bizi görmeye devam edeceksiniz…




