direnişler
Ölüm Orucu Şehidimiz Meryem Altun ‘un Şehitliğinin Yıl Dönümünde Ailesi Ziyaret Edildi
19-22 Aralık katliamı sırasında Ümraniye Hapishanesi’nde
olan, katliamın ardından Kartal Özel Tip Hapishanesi’ne sevkedilen, 3 Haziran
2001’de 5. Ölüm Orucu ekibinde yer alarak ölüm orucuna başlayan Meryem Altun
yoldaşımız, 31 Mart’ta 2002 tarihinde Sağmalcılar Devlet Hastanesi’nde şehit
düşmüştü. Bir diğer şehidimiz Kahraman Altun’un kız kardeşidir Meryem’imiz.
7 yıl İngiltere’de kaldığı dönemde devrimci mücadele
içerisinde yer aldı. Bölgede güleç yüzü ve halk sevgisi ile yoğrulmuş duruşu
ile sevilen sayılan birisiydi. Kaç kez gözaltına alındı ve emperyalizmin
hapishanelerinde hücrelerde kaldı. Ama mücadeleden kopmadı ve zalimlerden hesap
sorma bilinci ile ülkesine dönerek adalet savaşı içerisinde yer aldı.
Meryem, bağımsızlığın, özgürlüğün, insanca yaşamın, halkın
karnının doyduğu bir düzenin emperyalistlerin, düzen partilerinin icazetiyle
mümkün olmayacağını biliyordu: Şöyle diyordu bir yazısında: “Zafer bize armağan
edilmeyecek, onu biz kazanacağız, direnerek, bedel ödeyerek kazanacağız.” O
şimdi hem ödenen bedelin, hem kazanacağımız zaferin adıdır.
İngiltere Halk Cephesi olarak Meryem Altun’un şehitlik
yıldönümünde ailesini ziyaret ettik. Çiçeklerimiz ile gittiğimizde anamız bizi
kapıda karşıladı. Her yıl olduğu gibi lokmalarını hazırlamıştı ve bizlere sundu
Halk cepheli bir arkadaşımız yaptığı bir konuşmayla başlayan
anmaya saygı duruşuyla devam etti
Meryem tanıyan Meryem’le faaliyet yürüten yoldaşları ve
arkadaşları Meryem anlattı
Fransa Paris Direniş Çadırında Kızıldere Şehitleri İçin Anma Yapıldı!
THKP-C Önderleri’nin resimlerinin
yer aldığı karanfiller ve mumlardan oluşan saygı-anma masası hazırlandı.
29 Mart Pazar Akşamı Yapılan Anma
Da
Kızıldere Manifestosu anlatıldı.
“Devrim şehitleri dünümüz bugünümüz ve yarınlarımızdır, direnişin olduğu her
yer Mahirlerin adasıdır, direniş çadırı Mahirlerin çarpıştığı kerpiç evdir.
Bugün bu kerpiç evimizde hemen hemen her kuşaktan insanlar var…direnenler var
Kızıldere’den devraldığımız sosyalizm bayrağını geleceğe taşıyoruz”sözlerine
yer verildi. İhtilalin yolunun Kızıldere’den geçtiğine”vurgu yapıldı.
Fransa Dev-Gençliler tarafından
Kızıldere Direnişini anlatan türküler ve marşlar seslendirildi. Halk Cephesi
adına bir kişi “Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor”yazısını okudu. Son olarak 30
Mart 17 Nisan Kurgusu izlendi. Anmaya Direniş Çadırının Fransız Emekçileri de
dahil olmak üzere toplamda 20 kişi katıldı.
Kuyu-Tipi Hapishanelerine Karşı Verilen Direnişe Destek Verme Amaçlı Avrupa Çapında Dört Gün Üstüste Eylemler Yapıldı
Kuyu-Tipi Direnişine
Destek Komitesinin çağrısı şu şekildeydi.
Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen 200’lü günleri aşıp 250’li günlere dayandılar.
Direnişi, nedenlerini ve faşizmin ancak direnişle geri adım attığını hepimiz
biliyoruz. Bu nedenle Kuyu-tipi direnişine destek komitesi olarak bu hafta bir
dizi eylem yapma kararı aldık.
adaletsizlik bakanlığına aşağıdaki e-maili gönderip ekran görüntüsünü
paylaşacağız.
hapishanesi’ndeki siyasi tutsaklar Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin
Özen, kuyu-tiplerinin kapatılması ve tecrit olmayan ve ailelerine yakın olan
bir hapishaneye sevk edilmeleri talebiyle açlık grevinde.
2026, Tahsin ve Gürkan açlıklarının 239. Hüseyin ise 220. Gününde. Onların talepleri derhal kabul edilmeli ve
kuyu-tipi olmayan, ailelerine yakın bir hapishaneye sevk edilmelidirler.
ölmeleri dayatılıyor. Sevk talebini reddedip, kuyulara gömmek istiyorsunuz.
Kuyu Tiplerini bunun için yaptınız. Havanın, güneşin, insan sesinin girmediği,
bırakın yıllarca yaşamayı, bir gün bile kalamayacağınız o hücrelerde tutsakları
diri diri gömmek istiyorsunuz.
insanlığa, hem ahlaka, hem dilinizden düşürmediğiniz dininize, hem de yasalara
aykırıdır.
tutsaklar yalnız değiller ve onları kuyu-tipi işkencehanelerinizde öldürmenize
izin vermeyeceğiz.
Yaptığınız suçtur
ve suçunuzu dünya çapında, her yolla duyurmaya ve size teşhir etmeye devam
edeceğiz.
VE İNSANLIK DIŞIDIR, KAPATILMALIDIR!
TALEPLERİNİN KABUL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ!
YAŞASIN DİRENİŞÇİLER!
ve Avrupalı insanımız yüzlerce e-mail gönderdiler. Email gönderilen ülkeler; Beyaz
Rusya, Rusya, Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, Büyük Britanya, Yunanistan,
Bask Ülkesi, Hollanda ve İsviçre.

26 Mart Perşembe günü ise
bu kez Adalet bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve Antalya
kuyu-tipi hapishanesi telefonla aranarak, tutsakların taleplerinin makul olduğu
ve kabul edilmesi gerektiği, bizlerin direnişe destek verdiğimiz vurgulandı.
28 Mart Cumartesi günü
ise bir günlük destek açlık grevi yapıldı. Katılımcıların ülkelere göre
dağılımı;
Büyük Britanya: 24,
İsviçre: 19; İskandinavya:75, Almanya: 9, Avusturya: 43, Fransa: 44 Yunanistan: 204, Belçika: 13, Rusya: 1,
Hollanda: 9: Toplam: 442
Ayrıca Hollanda ve
Yunanistan’da Türkiye elçilikleri önünde protesto gösterileri düzenlendi.
Bizim çabamız onların
seslerini yükseltecek ve moral destek verecektir. Bugüne kadar 40 direniş
zaferle sonuçlandı. Bunda bir zerre kadar da olsa katkımız varsa ne mutlu bize.
Birlikte başarırız.
Bu güce ve iradeye
sahibiz.
Kahrolsun faşizm, Yaşasın
direnişimiz.
KUYU-TİPİ DİRENİŞİNE
DESTEK KOMİTESİ
Ankara Yüksel Caddesi’ndeki Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Oturma Eylemi 19. Gününde
Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde
olan Hüseyin Özen(226), Tahsin Sağaltıcı (245)
ve Gürkan Türkoğlu’nun(245) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin
başlattığı oturma eylemi devam ediyor.
Yüksel Direnişi 19. Gün Akşam Açıklaması:
”Adalet Bakanı ile görüşmek istediğimiz halde gözaltına
aldılar. 19 gündür kulakları duymuyor, sağırlar.”
Tayadlı Aileler Yüksel Direnişi 18. Gün saat 13:00 basın
açıklaması:
”Abim ve arkadaşlarının sağlık durumları şu an çok kötü
durumda… Hafıza kayıpları başladı. Ayaklarında yanma dillerinde döküntüler
başladı.”
Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu Ankara-Yüksel’de Oturma Eylemindeki TAYAD’lı Aileler’i Ziyaret Etti
Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde
olan Hüseyin Özen(225), Tahsin Sağaltıcı (244)
ve Gürkan Türkoğlu’nun(244) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin
başlattığı oturma eylemi devam ediyor. 31 Mart Salı günü DEM Parti Milletvekili
Ömer Faruk Gergerlioğlu oturma eylemindeki aileleri ziyaret etti.
Tahsin Sağaltıcı’nın Hilal Sağaltıcı: “Tam 19 gündür
buradayız. Polisler karşımızda biz buradayız. Biz bugün Adalet Bakanlığı’na
gittik. Orada Adalet Bakanlığı’ndan bir yetkili 248 gündür bize cevap vermedi
ve biz buradayız 19 gündür. İlk geldiğimiz günde verdik dilekçeyi. Ceza Tevkif
Evleri Müdürlüğü’ne gönderdiler. Telefon açıyoruz, kapatılıyor. Cevap veren de
yok.”
DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu:
“Ankara Kızılay’daki 200’lü günlerde çocukları açlık
grevinde olan TAYAD’lı Aileler’i’ ziyaret ettim. Annelerin babaların gözü
yaşlı.
Adalet Bakanlığı, Ceza Tevkif Evleri, açlık grevinde olan
mahpusların sesini ölünce mi duyacaksın?
19 Gündür bu insanlar burada.
Adalet Bakanlığı’nın da önüne gidiyor. Duymuyoruz diyemez
kimse. Bir an evvel çözüm bulunması gerektiğini söylüyor. Hepinizi sevgiyle,
saygıyla selamlıyorum.
Orada açlık grevinde olan insanların annesi babası burada
gözyaşı döküyor. O insanlar da açlıkla kıvranıyor ve ölüme yaklaşıyor. Biz
Adalet Bakanlığını’nın sesimizi duyduğunu duyacağını düşünüyoruz. Kulaklarını
böyle kapatıyorlar duymamak için. Duymamak mümkün değil!
Beddua almayın diyorum.
Adalet Bakanlığı, Ceza Tevkif Evleri ‘na sesleniyorum;
Annelerin bedduasını almayın. Annelerin bedduasını alan iflah olmaz arkadaşlar
bakın bunu çok net söylüyorum.
Yasaya aykırı iş yaptınız. O cezaevinde, o koğuşta olmaması
gereken insanları orada tuttunuz ve bu insanlar ölürse bu annelere kim hesap
verecek? Ben soruyorum; bu annelere kim hesap verecek? Bu babaya kim hesap
versin?
Biz buradan tüm Ankara halkına da sesleniyoruz. Bu
göstericilerin sesini duyun. Talepleri yasa dışı değil, hukuk dışı değil,
anayasa dışı değil. Talepleri; insan haklarına uygun arkadaşlar. Böyle olmaz.
Adalet Bakanlığı’na da sesleniyoruz buradan. Eğer ki bu mahpuslar ölürse Allah
korusun bakın gözü yaşlı anneleri burada. Her saat ağlıyorlar burada. 248. gün
sonunda bu mahpuslar ölürse bunun vebali kime ait ben soruyorum. Hadi bakalım.”
Paris Direniş Çadırı Emekçileri Filistin Toprak Günü Yürüyüşü”ndeydi
Filistin Toprak Günü dolayısıyla Paris’te bir yürüyüş
düzenlendi.
28 Mart günü gerçekleşen yürüyüş, saat 14.00’de Bastille
Meydanı’nda başladı.
Filistin Kollektifkeri, siyasi partiler, direniş destekçisi
hareketler ve İranlı gruplar katıldı.
Paris Direniş Çadırı Emekçileri de yürüyüşte yerlerini
aldılar ve İranlılarla beraber yürüdüler.
İranlılar’a kendilerini tanıtan Emekçiler, direnişi
selamladıklarını ve emperyalizm ve siyonizm karşısında İran Halkı’yla yanyana
oldukları ifade ettiler.
İlk defa sol bir grubun kendi yanlarında olduklarını ifade
eden İranlılar, emperyalizme karşı savaştıklarını ve solcuların bu desteğinden
ve tanıklarının yürümelerinden duydukları nemnuniyeti dile getirdiler.
Bastille-Nation hattında gerçekleşen yürüyüşte Lübnan,
Filistin ve İran Direnişiyle ilgili antiemperyalist içerikli sloganlar atılırken
bombardıman sırasında hayatını kaybeden 163 ilkokul öğrencisinin fotoğrafları
açıldı.
Paris Direniş Çadırı Emekçileri yürüyüş boyunca Zehra
Kurtay’ın oturum hakkı için imza topladı, direnişin bildirilerini halkla
ulaştırdı.













