direnişler
15 Ağustos’ta Kızıl bandı alnına takan Ölüm Orucu savaşçısı
İleri Kızılaltun’u selamlıyoruz.
O kızıl bayrağı alnına Kızıldere’den doğan güneşten,
Dayı’nın mahkemelerde haykıran sesinden, düşmanın mevzilerini yerle bir eden
Sabolardan, Dağlarda savaşan Şahanlarımızdan; Gökhan ve Sibel’imizden aldı.
Onlar ki; cana can, onlar ki; umuda umut, onlar ki;
geleceğimize ışık saçan birer nefer olarak bu yola baş koydular. Savaşıyoruz ve
biz kazanacağız. Sibel ve Gökhan’ın türküsünden, İleri’nin sesinden yolumuza
korkusuzca ilerliyoruz.
Selam olsun karanlığı şimşek çakıp yakanlara!
Selam olsun özgürlüğe bayrak bayrak koşanlara !
Selam olsun Ölüm Orucu Savaşçılarına !
İsveç Halk Cephesi
Selam Olsun Ölüm Orucu Direnişine Başlayan İleri Kızılaltun’a
Türkiye
Hapishanelerinde 240 günleri geride bırakan Ölüm Orucu Direnişinin talepleri
AKP iktidarı tarafından henüz kabul edilmezken, Sibel Balaç ve Gökhan
Yıldırım’ın sağlık durumları iyice kötüleşti. Direnişi görmezlikten gelemeyen
AKP iktidarının tüm kurumları kendi faşist karakterlerine uygun davranmaya
devam ediyor. Durumu kötüleşen Gökhan Yıldırım Avukatlarının ve ailesinin
talebiyle, hastaneye kaldırıldı. Bir rapor düzenlenmesi ve tahliye talebiyle
yapılan başvurunun ardından kaldırıldığı Tekirdağ şehir hastanesi
“Hapishanede ve hapishane tutuklu koğuşunda hastanede kalamaz” raporu
vermesine rağmen. Gökhan Yıldırım hastanenin yoğun bakımında ve dışarıdaki
insanları göremeyeceği bir odada tutuluyor. Daha önce yine yoğun bakımda
dışarıdaki insanları görebileceği bir oda da tutulduğu ve uzaktan el salladığı
için onu dışarıyı göremez bir odaya götürdüler.
Çünkü: Faşizm Devrimci Bir Selama Bile
Düşmandır!
Gökhan Yıldırım’ı
refakatçisiz, yalnız ve selamsız bırakarak direnişi bitirmeye çalışan AKP yine
devrimci tutsaklardan aldı cevabını. İLERİ KIZILALTUN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİNE başladığını
açıkladı. 15 Ağustos 2022 günü direnişe başlayan İleri Kızılaltun iktidar
tarafından görülmek istenmeyen talepleri bir kez daha güçlü bir şekilde kendi
bedenini de açlığa yatırarak haykırmaya başladı. Aynı taleplerle yola çıkan
İleri Kızılaltun’a selam olsun.! Selam olsun ölen ama teslim alınmayan devrimci
iradeye! Selam olsun Adalet için direnen teslim olmayan, Sibel’e, Gökhan’a,
İleri’ye. Selam olsun yoldaşlarının direnişini daha da güçlendiren onların
omuzlarının altına girip kendi direngenliğiyle destek olan adı gibi İLERİ’YE
taşıyan İLERİ yoldaşımıza! Direnişi kutlu, direngenliği muştu olsun yeni
zaferlere… Onu buradan Avrupa dan Gökhanca selamlıyoruz, Sibelce “…Sen
gel, Yumruğum ol da zalimlere savur…” diyoruz.
Tüm ezilenlerin
öfkesini doldurup çıkınımıza, tüm yoldaşların sevgisini katıp yanına Selam
Olsun direnme hakkı için direnenlere, Sibel’e, Gökhan’a, İleri’ye diyoruz.
Yalnız direnenler kazanabilir,
Yalnız
direnenler yarınları kurabilir.
Ve
sadece direnerek yaşamlarını feda edenler, sonsuza kadar yaşayabilir.
Bu bilinçle
direnen yoldaşlarımıza selam ederken, halkımızı da bu onurlu direniş bayrağı
altında direnmeye, geleceği yaratmaya ve zaferi kazanmaya çağırıyoruz.
Selam
Olsun Direnen Sibel’e, Gökhan’a!
Selam
Olsun Ölümüne Direnişte Yoldaşlarını Omuzsuz Bırakmayan İleri Kızılaltun’a!
Yaşasın
Ölüm Orucu Direnişimiz!
Ölüm
Orucu Talepleri Kabul Edilsin!
Adalet
İstiyoruz, Direnerek Kazanacağız!
Almanya Halk
Cephesi
17 Ağustos 2022 Çarşamba günü, Halk Cepheliler tarafından
Almanya Essen Türk konsolosluğu önünde bir eylem gerçekleştirildi.
Türkiye hapishanelerinde süren Ölüm Orucu direnişi 240’lı
günleri geride bırakırken sağlık durumu kötüleşen Gökhan Yıldırım 38 kiloya
düştü. Avukatlarının ve ailesinin girişimiyle Adli Tıp Kurumuna başvuru
yapıldı. Tekirdağ Şehir Hastanesinin “Hapishane de kalamaz” raporu
vermesine rağmen Adli Tıp Kurumu “Hapishanede kalabilir” raporu verdi
ve şu anda hastane de tutuluyor. Yanında refakatçisi yok ve bir haftadır
yanında kimse olmadığı için duş bile alamıyor.
Hastaneye getirildiği birkaç gün ise düzenli tuz ve şeker
alamadığı bildirildi. Ölüm Orucu taleplerini karşılamayan AKP iktidarı. Adli
Tıp Kurumunun desteğiyle Gökhan Yıldırım’ı katletmeye çalışıyor. Karşılanabilir
ve doğal talepler olan Ölüm Orucu direnişinin talepleri kabul edilmeyerek,
Adalet talebi yok sayılmaya çalışılıyor.
Sibel ve Gökhan Ölüm Orucu direnişinde ilerleyen günlere
gelirken Silivri hapishanesinde bir tutsak İleri Kızılaltun’da 15 Ağustos 2022
günü Ölüm Orucu direnişine başladığını duyurdu. Aynı taleplerle direnişe
başlayan İleri Kızılaltun da Sibel ve Gökhan gibi Adil yargılanma, Dijital
delil denilen yalanlar ve iftiracı itirafçıların beyanları ile tutuklanan ve
yargılamaların son bulması ve bu davaların bozulması, hasta tutsakların serbest
bırakılması, hapishanelerdeki kitap, dergi ve yayın hakkının geri verilmesi,
sohbet hakkının eksiksiz uygulanması talebiyle direnişe başladığını duyurdu.
AKP Ölüm Orucu taleplerini karşılamayarak direnişi bitirebileceği hayalleri
kurarken, yeni direnişçiler Ölüm Orucuna başlıyor.
AKP iktidarının Ölüm Orucu taleplerinin kabul etmesi ve
İleri Kızılaltun’un direnişe başlamasının selamlanması için Essen Türk
konsolosluğu önünde yapılan eylemde bir de konsolosluk önüne tabut bırakıldı. Ölüm
Orucu direnişinin talepleri tek tek anlatıldı. Grup Yorum marşları çalındı.
Daha sonra Grup Yorum üyeleri iki şarkı söylediler.
“Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz”,
“Sibel Balaç Onurumuzdur”,
“Gökhan Yıldırım Onurumuzdur”,
“İleri Kızılaltun Onurumuzdur”,
“Ölüm Orucu Talepleri Kabul Edilsin”
“Adalet İstiyoruz, Alacağız”,
“Direne Direne Kazanacağız”
“Katil AKP Halka Hesap Verecek” sloganlarının
atıldığı eylem bir saat boyunca devam etti. 8 kişinin katıldığı eylem çevreden
geçenlerin ilgisi ile karşılaştı. Konsolosluk görevlilerinin duvarların
arkasında kendilerini gizleyerek izlediği eylem 13.00- 14.00 saatleri arasında
yapıldı. Haklıyız Kazanacağız marşının bokstan çalınmasıyla eylem bitirildi.
Yunanistan Halk Cephesi Selanik Türkiye Konsolosluğu Önünde Ölüm Orucuyla Dayanışma Eylemi Yaptı
17 Ağustos Çarşamba günü Selanik Türkiye konsolosluğu önünde
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırımın ölüm orucu direnişlerine destek eylemi yapıldı.
Gökhan Yıldırım’ın acilen tahliye edilmesi vurgulandı. Sabah 10.30 da başlayan
eyleme özellikle bölge de ziyarette bulunan Türkiyeli insanların ilgisi ve bilgilendirmesi
sloganlarla sağlandı.
Halk Cephelilerin programlayıp yaptığı eylemde, Halk Cephesi
imzalı pankartta
“Kanser Hastası Devrimci Tutsak Ali Osman Köse Hemen
Serbest Bırakılsın!
Olum Orucu Direnişçileri Sibel Balaç Ve Gökhan Yıldırım’ın
Talepleri Kabul Edilsin!” yazılıydı.
Eylemde çoklukla sağlık durumu kritikleşen Gökhan
Yıldırım’ın hemen tahliyesi sloganı öne çıkarılırken “
Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın!
Gökhan Yıldırım Serbest Bırakılsın!
Sibel-Gökhan Yalnız Değildir!
Yasasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
AKP Halka Hesap Verecek!
Zam Zulüm İşkence İşte Faşizm!
Faşizme Karşı Omuz Omuza!
Kahrolsun Faşizm Yasasın Mücadelemiz!
Halkız Haklıyız Kazanacağız!
“sloganları atıldı.
Atatürk ‘ün evinin de konsolosluğun bitişiğinde olması
nedeniyle, ziyarete gelenler eylem sahasından geçtiler. Eylem hedeflerimiz ziyarete
gelen insanlara da sloganlarımızla taşındı.
Ölüm orucunun talepleri hemen kabul edilsin!
Gökhan Yıldırım tahliye edilsin!
Yunanistan Halk Cephesi
Avrupa Halk Meclisi Alevi Komisyonu: Anadolu Halklarının Yiğit Evladı İleri Kızılaltun’u Selamlıyoruz
Sömürücü Ve Zalimlere Karşı Binlerce Yıllık Mücadelemizin
Onurlu Kervanı Yola Devam Ediyor
Bu Kervanın Önündekilerin Safına Koşan Anadolu
Halklarının Yiğit Evladı İleri Kızılaltun’u Selamlıyoruz
Sömürücü ve zalimler hayatımıza ve her şeyimize el koymaya
kalktığından bu yana, ”Buna Hakkın Yok, Yapamazsın, Haklı Olan Biziz ve Biz
Kazanacağız” diye yola çıkan ve binlerce yıldır insanlığın en onurlu damarını
temsil eden bir kervan var!
Bugüne kadar hiçbir şey bu kervanı yolundan durduramadı.
Durduramayacaktır!
Bu kervan, ne pahasına olursa olsun menzile varacak… Ve
menzil artık çok yakın!
Bu menzilin, bu kadar yakınlaşmış olmasına ve mümkün hale
gelmesine rağmen, hala karamsarlık edebiyatı yapanlar, hala ”başaramayız”
diye teslimiyete sürüklenenler, umut ortasında umutsuzluk üretiyorlar. Onur
abideleri karşısında onursuzluk bataklığına koşuyorlar.
Bunlar ne bu tarih adına ne bütün bu tarih boyunca
ulaşılmaya çalışılan bu menzil adına konuşamazlar. Buna hakları yoktur. Buna
hakkı olanlar, en başta bu onurlu kervanın ön saflarındakilerdir. Sonra onların
ardında saf tutanlar ve en azından bu fedakarlık timsali kahraman
evlatlarımızın yaşaması için elinden geleni yapanlardır.
Bu onurlu yürüyüşte bugün şehitlik şerbetini içmenin eşiğine
gelmiş olan Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın yanına koşandır İleri Kızılaltun!
Ve 15 Ağustos günü onların talepleri doğrultusunda Ölüm Orucuna başladığını
ilan ederek, Canını canlarının yanına koymuştur.
Bu, ”Ben de Bir İnsan Olmaya Geldim, Serimi Meydana Koymaya
Geldim” diyen biz Aleviler için ne büyük bir insanlıktır! Kerbela’yı anma
günlerinden yeni çıktığımız bu günlerde, bu kahraman direnişçilerimiz şahsında,
”Kerbela’da zalime biat etmektense Serini ortaya koyan İmam Hüseyin geleneğini
görmek ve anlamak, ne büyük bir onurdur!
İleri Kızılaltun, sömürücü ve zalimlerin, halkımızın
türkülerini söylemeyi yasakladığı ve bu yasağa boyun eğmektense, Pir Sultan
gibi ölüme yürümeyi tercih eden Grup Yorum emekçisi Bahar Kurt Kızılaltun’un
eşidir.
Bu nedenle O, ”Şah
geçmeyen üç türkü söyle seni affedelim” diyerek insan hayatı üzerine böyle
alçakça söz söyleme hakkı bulan zalim Hızır Paşa’nın bu alçaklığına boyun
eğmektense, ”Yürü Bire Hızır Paşa, Senin de Çarkın Kırılır, Güvendiğin
Padişahın, O da Bir gün Devrilir” diyerek, üç türküde de Şah çekip idam
sehpasına yürüyen Pir Sultan soyundandır.
Bu nedenle O, ”Yarin Yanağından Başka Her şeyde Ortak”
diyen Şeyh Bedreddin’ den, İspanya’da faşistler tarafından kurşuna dizilirken,
havada sıkılı yumruğu ile bir onur abidesi gibi duran ve o duruşuyla sevdiğine
seslenerek: ” Söyle Bana Maria, Söyle Seni Nasıl Sevebilirim Özgür Olmasam?
Sana Kalbimi Nasıl Açabilirim!” diye son şiirini okuyan Federico Garcia Lorca’
ya kadar gerçek aşkın ve sevginin temsilcisidir.
Bu nedenle O, ”Başını Omuzuma Yasla, Gövdemde Taşıyayım
Seni, Gövdem Gövdene Can Olsun” diyen Anadolu’nun büyük şairlerinin damarındandır!
Bu nedenle O, vücudu parça parça edilirken ”En-El Hak”
diye inancını haykıran Hallac-ı Mansur’dan, 2000’lerde düşüncemizi
değiştirmektense yüzer yüzer ölürüz diyen Büyük Ölüm Orucu şehitlerine kadar,
gerçek dava adamlarının damarındandır!
Bu nedenle O,
evladına ”Başını Eğme Ciğerim, Varsın Elazığ Buğday Meydanı Bugün Bize
Kerbela Olsun” diyebilen, Seyyit Rıza gibi, ”Kerbela Bugündür. Bugün Kerbela’dır”
diyenlerdendir.
Bu nedenle O, Paris Komünarlarından, Stalingrad’a,
Stalingrad’dan İdam sehpasındaki ”Biz Korkuyu Kerbela’da Bıraktık” diyen
Hüseyin İnan’a insanlığın büyük direnişlerinin damarındandır!
Ve O bir devrimcidir. Gerçek bir devrimcidir. Çünkü O, Mahir
Çayanların, Dursun Dayıların yoldaşıdır!
”hiçbir şey için ölmeye değmez” diyenlerin, ”Biz yaşamdan
yanayız” derken bu insanlığın en onurlu temsilcilerinin bile yaşaması için
kılını kıpırdatmayan sahtekarlardan değildir! Sömürücü ve zalimlere biat etmeyi
meşru göstermek için her türlü sahtekarlığı insanlık adına yapabilenler benden
uzak dursun diyenlerdendir!
Biz devrimciler ve gerçek Alevi kültürünü sahiplenenler,
böyle yoldaşlarımız olduğu için onurluyuz!
Biz devrimciler, halkımızın, vatanımızın ve bugün gelinen
noktada tüm dünya halklarının umudu haline geldiğimiz için onurluyuz!
İnançsızlara inanç, ruhsuzlara ruh, güçsüzlere güç,
korkaklara cesaret olan, düşenlere en güçlü bir haykırışla ”Ayağa Kalk”
talimatı veren yoldaşlara sahip olduğumuz için onurluyuz!
Bu yoldaşlarımıza her ne pahasına olursa olsun sahip çıkmaya
devam edeceğiz! Tarihi sömürücü ve zalimlere karşı şanlı direnişlerle dolu
Alevi halkımızı, tüm Anadolu halklarını ve dünyanın tüm mazlum halklarını bu
kahramanlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz!
Ve biz devrimciler, tarih boyunca şanlı şehitlerimizin
aydınlattığı, bu yolda hedefe yürümekten bir an bile geri kalmayacağız.
Karanlıkta güneş, çölde vaha, bataklıkta açan gonca güller
olmaya devam edeceğiz.
Bu yolda yürüyen, bu yolda hayatı pahasına sömürücü ve zalime
biat etmeyen, bu yolda Adalet diyerek hayatın ortaya koyan tüm kahramanlarımıza
şan olsun! Tüm şerefler onların olsun!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
İleri Kızılaltun Onurumuzdur!
Bizi Asla Teslim Alamayacaksınız Diye Zalime Karşı
Adaleti Haykıranlar Onurumuzdur!
17.08.2022
Avrupa Halk Meclisi Alevi Komisyonu





