direnişler
Ayten Öztürk: Gülten Matur’a Yapılan İşkenceler, Bana Yapılandan Farklı Değildir!
“İşkence Yok” Diyenler Gülten
Matur’a Yapılan İşkenceleri Açıklamak Zorundadır!
Gülten Matur’a Yapılan İşkenceler,
Bana Yapılandan Farklı Değildir!
Gözaltına alınan Gülten Matur,
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde avukatlarıyla yaptığı görüşmede, bir hafta
kadar neresi olduğunu bilmediği bir yerde tutulduğunu ve falaka, askı,
elektrik, kaba dayak gibi işkencelere maruz kaldığını, ardından Vatan
Caddesindeki Emniyet binasına getirildiğini anlattı.
Basına, 28 Kasım’da Vatan
Emniyeti’ne getirildiği yansıtılsa da Gülten Matur günlerdir gayr-ı meşru bir
şekilde askeri bir bölgede işkencelere maruz kaldığını anlattı. Gülten Matur
ile ilgili yapılan kontra haberler yaptıkları işkenceleri gizleme, üstünü örtme
ve hatta meşrulaştırma amaçlıdır.
İşkence asla meşrulaştırılamaz,
kanıksatılamaz, kabul edilemez! İşkence insanlık suçudur. Gülten Matur’un anlattığı işkence yöntemleri
benim altı ay boyunca yaşadıklarımdan farklı değildir.
Gülten Matur’la görüşen avukatı,
bazı işkence izlerine kendisinin de şahit olduğunu belirtti: “20 Kasım’da
gözaltına alınmış, Cop, falaka, elektrik, kaba dayak işkenceleri gördüğünü
anlattı. Vücudunda ağır işkence bulguları var. Süngerli hücrede tutulmuş.
Tutulduğu yerin İstanbul’da olduğunu söyledi ama yüzü-gözü kapatıldığı için
neresi olduğunu bilmiyor. Kendisine işkence yapanlar da kar maskeliymiş.”
Kaçırma, gizli işkencehanelerde
kayıtsız, gayr-ı resmi bir şekilde istenilen sürede tutma, her türlü işkenceyi
yapma ve bir süre sonra da yeni gözaltına alınmış gibi gösterilerek kayıtlara geçirme
yöntemi kontra yöntemleridir. Acizliktir.
Bu yöntemlerle halka gözdağı vermek, devrimcileri yok etmek, halktan
koparmak istiyorlar.
Baskıyla, işkenceyle, yalan
haberlerle yapılan bu saldırı yöntemleri bugüne kadar tutmadı, bundan sonra da
tutmayacak. İşkence İnsanlık Suçudur! İşkencenin Sorumluları
Cezalandırılmalıdır!
Yunanistan Özgür Tutsaklarının Yargıtay Yüksek Mahkemesi Başladı
Adaletsiz bir şekilde Emperyalizmin
ve Türkiye Faşizminin talimatlarıyla 11 Devrimciye toplam da 333 yıl Hapis
cezası veren Faşist Yunan devletinin, Adaletsizliğine karşı 56 gündür Direnen
11 Türkiyeli Devrimci Bugün kendi Hukukuna uymayan Faşist Miçotakis hükümeti,
ABD emperyalizmi ve Türkiye Faşizmini Yargılayacaklar, Mahkemeleri Devam
Ediyor.
Yaşasın Açlık Grevi
Direnişimiz!
Direne Direne Kazanacağız!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın
Mücadelemiz!
Yunanistan Halk Cephesi
Yunanistan Hapishanelerindeki 11 Türkiyeli Devrimci Tutsak Süresiz Açlık Grevinin 56. Gününde
Yunanistan Özgür tutsakları adil yargılanmak istiyorlar.
Adalet istiyorlar. Bunun içindir ki, 7 Ekim’de başlattıkları süresiz açlık
grevinin 56. günündeler. Türkiye Faşizmiyle iş birliği içerisinde olan
Yunanistan Adalet Bakanlığı yaptıkları hukuksuzluktan vazgeçmeli ve 11
Türkiyeli Devrimci Tutsağa verdikleri 333 yıl hapis cezasını bozup adil ve
bağımsız bir yargılama yapmalıdır.
1 Aralık 2022 Tarihinde Temyiz Mahkememiz Var.
1 Aralık’ta yapılacak mahkemede adil, hukuki bir yargılama
yapılacağına inanmıyoruz.
Adil yargılanma ve savunma hakkımızı ancak ve ancak
direnerek kullanacağımızı biliyoruz.
Onun için Süresiz Açlık Grevine Başladık.
Açlık Grevimizin Talepleri Şunlar:
1-Devrimciler anti-terör yasalarıyla yargılanamaz. Dosya
anti-terör kapsamından çıkarılsın ve anti-terör yasalarıyla verilen 333 yıl
hapis cezası iptal edilsin.
2-Mahkemede adil yargılanma yapılmadı. Hukukî değil, siyasî
karar verildi. Adil yargılanma istiyoruz.
3-Savunma hakkımız gasp edildi. Savunma yapmamız
engellenmesin istiyoruz.
4-Bizler politik mülteciyiz. Sabit adreslerimiz var. Kaçma
tehlikemiz yok. Mahkemenin tutuksuz sürmesini istiyoruz.
5-Mahkeme salonunda, mahkeme heyetinin onayıyla polis bize
saldırdı ve işkence yaptı. İşkence talimatı veren mahkeme heyetinin ve
işkenceci polislerin cezalandırılmasını istiyoruz.
6-Gözaltı esnasında paramız, bilgisayarlarımız ve arşivimiz
gasp edildi. Gasp edilen tüm eşyalarımızın geri verilmesini istiyoruz.
İsviçre Halk Cephesi: Gökhan Yıldırım’ın Özgürlüğü İçin Konsolosluk Önünde Eylem
25 Kasım Cuma günü saat 18:00-18:45 arası 6 Halk Cepheli
Zürih’te bulunan T.C. Konsolosluğu önünde Gökhan Yıldırım’ın serbest
bırakılması için eylem yaptılar.
Eylemde atılan sloganlarla Gökhan Yıldırım’ın suçlu
olmadığı, uyuşturucuya ve yozlaşmaya karşı mücadelenin meşru olduğu haykırıldı.
Ölüm orucu
direnişçilerin yayınlamış oldukları bildiri okundu, AKP’nin neden
mücadelemizden korktuğu özetlendi.
Eylemimiz esnasında Grup Yorum şarkıları çalındı ve sesli
mikrofonla konuşmalar yapıldı.
Gökhan Yıldırım Serbest Bırakılsın!
Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın!
Yaşasın Direniş, Yaşasın Zafer!
İsviçre Halk Cephesi
Yunanistan Halk Cephesi Atina’da Türkiyeli 11 Devrimci İçin Bildiri Dağıttı
Yunanistan hapishanelerinde tutsak olan Türkiyeli 11
devrimci için bildiri dağıtımı yapıldı.
Yunanistan’ın Başkenti Atina’da, Omonia meydanlarında
yapılan çalışmada 3000 adet bildiri dağıtıldı. 11 Türkiyeli devrimciyi
sahiplenme ve mahkemeye katılım çağrısı yapıldı.
Türkiyeli 11 devrimcinin temiz mahkemesi 1 Aralık günü
Koridallos Kadın Hapishanesinde olacak.
Türkiyeli 11 Devrimciye Özgürlük İstiyoruz Alacağız
Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir
Adalet İstiyoruz Alacağız
Yunanistan Hapishanelerindeki 11 Türkiyeli Devrimci Tutsak Süresiz Açlık Grevinin 55. Gününde
Yunanistan Özgür tutsakları adil yargılanmak istiyorlar.
Adalet istiyorlar. Bunun içindir ki, 7 Ekim’de başlattıkları süresiz açlık
grevinin 55. günündeler. Türkiye Faşizmiyle iş birliği içerisinde olan
Yunanistan Adalet Bakanlığı yaptıkları hukuksuzluktan vazgeçmeli ve 11
Türkiyeli Devrimci Tutsağa verdikleri 333 yıl hapis cezasını bozup adil ve
bağımsız bir yargılama yapmalıdır.
1 Aralık 2022 Tarihinde Temyiz Mahkememiz Var.
1 Aralık’ta yapılacak mahkemede adil, hukuki bir yargılama
yapılacağına inanmıyoruz.
Adil yargılanma ve savunma hakkımızı ancak ve ancak
direnerek kullanacağımızı biliyoruz.
Onun için Süresiz Açlık Grevine Başladık.
Açlık Grevimizin Talepleri Şunlar:
1-Devrimciler anti-terör yasalarıyla yargılanamaz. Dosya
anti-terör kapsamından çıkarılsın ve anti-terör yasalarıyla verilen 333 yıl
hapis cezası iptal edilsin.
2-Mahkemede adil yargılanma yapılmadı. Hukukî değil, siyasî
karar verildi. Adil yargılanma istiyoruz.
3-Savunma hakkımız gasp edildi. Savunma yapmamız
engellenmesin istiyoruz.
4-Bizler politik mülteciyiz. Sabit adreslerimiz var. Kaçma
tehlikemiz yok. Mahkemenin tutuksuz sürmesini istiyoruz.
5-Mahkeme salonunda, mahkeme heyetinin onayıyla polis bize
saldırdı ve işkence yaptı. İşkence talimatı veren mahkeme heyetinin ve
işkenceci polislerin cezalandırılmasını istiyoruz.
6-Gözaltı esnasında paramız, bilgisayarlarımız ve arşivimiz
gasp edildi. Gasp edilen tüm eşyalarımızın geri verilmesini istiyoruz.
AKP Faşizmi, Devrimcilerin Gerçek Zaferlerine Karşı, Sahte Zaferlerden Medet Umuyor
Kontrgerilla Yöntemleri, Düzenin Korkusunun Kanıtıdır!
Halk Cepheli Gülten Matur, işkenceciler tarafından gözaltına
alındıktan sonra, 8 gün gizli işkencehanelerde tutuldu.
Gözaltının resmi kaydı yapılmadı.
8 gün boyunca falaka, elektrik, askı gibi işkence yöntemleri
uygulandı.
8 gün sonra, sanki yeni gözaltına alınmış gibi açıklama yapıldı.
AKP faşizmi korkuyor.
Devrimden ve devrimcilerden korkuyor.
Korkularının büyüklüğü, “bitirdik, yok ettik”
açıklamalarına kendilerinin bile inanmadığını gösteriyor.
Bir düzenin korkusunun büyüklüğüyle, kontrgerilla yöntemlerine
başvurmasının yoğunluğu arasında doğru bir orantı vardır.
Ne zaman kaçırmalara, kaybetmelere, kayıtsız gözaltılara, gizli
işkencehanelere… daha çok başvuruluyorsa, biliyoruz ki, düzenin korkusu
büyümektedir.
AKP faşizmi korkuyor.
Çünkü Yüksel’den Hapishanelere, hiçbir yerde direnişlerimizi yok
edemedi.
Ölüm oruçlarında direnişin zaferler kazanmasını engelleyemedi.
Yok etmek istediği demokratik kurumlarımız hala mücadelenin ve
örgütlenmenin mevzileri durumunda.
AKP faşizmi korkuyor.
Çünkü, karşılarında, devrim iddiasından, sosyalizm hedefinden on yıllardır
-tüm yöntemleri uygulamalarına rağmen- vazgeçiremedikleri bir güç var.
AKP iktidarı, direnişin gerçek zaferlerine karşı, sahte
zaferlerden medet umuyor.
Beş devrimcinin, zafer basın açıklamasını hazmedemediler ve
hazmedemiyorlar.
Dünya halklarının karşısında, beyaz gömleklerin giyildiği,
katillerle tokalaşılan, zalimlerle mazlumların ele ele tutuşup pozlar
verdikleri masalar çok kuruldu.
Ama ilk kez, beş devrimcinin omuz omuza, bir elleri kalplerinde,
diğer elleri zaferi işaret eden bir basın toplantısı yapıldı.
Bu masa Türkiye’de kuruldu.
Zaferi işaret eden bu kollar, Dünyanın Türkiye’sinde yükseldi.
AKP faşizmi,
AKP faşizminin soysuz İçişleri Bakanı,
İçişleri Bakanlığının işkencecileri,
TSK’nın işkencecileri,
bu tabloyu hazmedemediler.
Bunun için önce Gökhan Yıldırım’ı tutukladılar.
Arkasından “Türkiye Sorumlusunu yakaladık” diye sahte
bir zafer ilan ettiler.
O “Türkiye sorumlusunu”, 5 yıl önce, 2017’de yine
yakalamışlardı.
Faşizmin basınında yine aynı başlıklar yayınlanmıştı:
“Örgütün Türkiye Sorumlusu Yakalandı”.
Ama o “Türkiye sorumlusu” iddiası, faşizmin kendi
yargısı tarafından bile kabul görmedi ve Matur tahliye edildi.
Şimdi AKP faşizmine bir “zafer” lazımdı.
Gerçeği yoksa, o zaman bir senaryo ile bir zafer yaratılabilirdi.
Okuduğunuz bu “büyük operasyon” haberi işte böyle
üretildi.
Ama sadece tutuklamayla yetinmediler. Gizli sorgu merkezlerinde,
işkence yaparak, katletmekle, kaybetmekle tehdit ederek Halk Cephesi’nin
zaferini gölgeleyecek sonuçlar elde etmek istediler.
Ayten Öztürk’te kullandıkları yöntemi, daha kısa süreli olarak
kullandılar.
Yine sonuç alamadılar.
Türkiye Halkları!
Türkiye’deki Tüm İlerici, Demokrat, Vatansever, Devrimci Güçler!
Faşizm kontrgerilla yöntemlerine başvuruyorsa, bu yöntemlere karşı
mücadele zorunludur.
Kim ki, Ayten Öztürk’e, Gülten Matur’a uygulanan bu işkenceleri
görmezden geliyorsa, onun demokrasi mücadelesiyle, hak ve özgürlük
savunuculuğuyla ilgisi yoktur.
İşkencelere, kontrgerilla yöntemlerine karşı direnmek ve mücadele
etmek, kendine ilerici, demokrat, vatansever, devrimci diyen herkesin
görevidir.
Faşizm, Kontrgerilla Yöntemleriyle Dün Sonuç Alamadı.
Bugün De Alamayacak!
Halkların Örgütlenmesi Ve Savaşı Sürecek.
Devrim Ve Sosyalizm Mücadelemiz Sürecek.
28.11.2022
Avrupa Halk Cephesi











