çağlayan
TAYAD’lı Aileler Çağlayan Adliyesi Önünde Hasta Tutsaklar İçin Eylem Yaptı
TAYAD’lı Aileler tarafından 13 Nisan Çarşamba günü
yaptıkları basın açıklamasında AKP faşizmi 272 bin tutsağın hayatını tehlikeye
atıyor. Hasta tutsakları tahliye etmeyerek ve bir çok tutsağa da işkence ederek
katletmeye çalışıyor denildi. Silivri 5 No’lu hapishanesinde işkencede
katledilen bir tutsağın ve işkence altındaki diğer tutsakların akıbetini sordu.
Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın!
Hasta Tutsaklara Özgürlük!
TAYAD’lı Aileler Her Hafta Yapılan Basın Açıklamasını Bu Haftada Gerçekleştirdi
TAYAD’lı Aileler tarafından her çarşamba günü Çağlayan Adliyesi önünde yapılan basın açıklaması bu haftada yapıldı. Yapılan basın açıklamasında Nazım Hikmet’in “Ellerinize ve Yalana Dair” şiiri okundu. Ardından AKP faşizminin halka açlıktan ve yoksulluktan başka bir şey vermediğine değinildi.
Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
TAYAD’lı Aileler Tarafından Çağlayan Adliyesi Önünde Ali Osman Köse İçin Basın Açıklaması Yapıldı
TAYAD’lı Aileler tarafından her Çarşamba Çağlayan Adliyesi
önünde yapılan basın açıklaması bu haftada yapıldı. Yapılan açıklamada “Tarih direnenleri
altından ak sayfalarına, direnenlere zulmedenleri çöplüğüne atar. Devrimci
Hasta Tutsak Ali Osman Köse bir direnişçi olduğu kadar aynı zamanda bir
direnişin de adıdır.” denildi. Ölüm
Orucundaki Gökhan Yıldırım’a ve Sibel Balaç’a da değinen TAYAD’lı Aileler
açıklamada “Gökhan’ın ve Sibel’in uğruna mücadele ettiği halkları için
istedikleri dünya açlığın, yoksulluğun, sömürünün olmadığı bir dünyadır.
Sosyalizmdir. Herkes bilmeli ve duymalı. Sosyalizmin kalbi, ülkemizde ve
dünyada Sibel’in hücresinde ve Gökhan’ın hücresinde atıyor.” ifadelerine de yer
verildi.
Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
Sibel Balaç Onurumuzdur!
Basına ve Halkımıza;
Tarih
direnenleri altından ak sayfalarına, direnenlere zulmedenleri çöplüğüne atar.
Devrimci Hasta Tutsak
Ali Osman Köse bir direnişçi olduğu kadar aynı zamanda bir direnişin de adıdır.
Çünkü Ali Osman Köse 38 yıldır zulmün tecrit hücrelerinde faşizme karşı direnen
bir devrimcidir. Ali Osman Köse dünyada direnen halkların öncüsü ve onurudur.
Bu nedenle Ali Osman Köse’yi faşizmin insafına bırakmayacağız. Ali Osman
Köse’nin tabutunu değil özgürlüğünü istiyoruz.
Ölüm Orucu
Direnişçileri Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın hasta tutsaklar serbest
bırakılsın talepleri, sadece Ali Osman Köse’nin yaşadıkları nedeniyle değildir.
AKP iktidarı F Tipi hücrelerinde 4 bine yakın hasta tutsağı katletmiştir. F
Tipi hücrelerinde yüzlerce ağır hasta tutsak da infaz kanununun 16. maddesinden
kaynaklanan tahliye olma hakkını beklemektedir. Bu faşizmin bahşedeceği bir hak
değildir. Ödenen bedeller karşılığı kazanılmış yasal bir haktır. Bunu gasp
ediyor olmak insanlık suçu işlemektir. Sibel Balaç bu insanlık suçunun önüne
açlığıyla bedenini siper eden sorumluluk sahibi bir öğretmendir. Sibel Balaç
Sincan Hapishanesinden “Benim çekeceğim acılar sokakta uyuşturucudan ölen bir
çocuğun başında dizlerini döven ananın acısı kadar büyük olmaz” diyor. Gökhan
Yıldırım 10 yılı aşkın bir süre uyuşturucuya fuhuşa karşı mücadele verip mahallesinin
sokaklarına torbacıları sokmadığı için devrimcilik yaptığı için tutuklanıp
hapse atılmış 50 yıla yakın bir süre ceza alan halkın onurlu evladıdır. Faşizm
bizi hapse atarak teslim almaya çalışıyor. Asla teslim olmayacak çürümeyeceğiz
diyor Gökhan.
Ali Osman Köse
Tekirdağ 1 No’lu F Tipinin bir hücresinde Gökhan Yıldırım ise hemen yanı
başındaki hücrede direniyor. Gökhan Yıldırım 35, Ali Osman Köse 65 yaşında. Bir
oğul bir baba veya bir yeğen bir amca fakat en önemlisi onlar ömürlerini
birbirleri için halkı için ortaya koyan Anadolu halklarının devrimci iki
değeri. Bir yanda Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım gibi ömrünü halkı için ortaya
koyan insanlık değerlerini hep başlarının üzerinde taşıyan devrimciler bir
yanda çürümüş kokuşmuş sömürü düzenini sürdürmeye çalışan faşizm.
Kaybettiniz! Van
Erciş’te polisin ele geçirdiği sahte para ve 300 kilo uyuşturucuyu emanet büro
amiri ve 4 savcının da aralarında bulunduğu bir şebeke uyuşturucunun yerine un
koyarak uyuşturucunun dışarı çıkarılıp satışını organize ediyor. Bu olaydan
haberdar olan uyuşturucu çeteleri emanet büro amiriyle pazarlığa girişiyor.
Böylelikle ortaya çıkan bu çürümüşlük basına ve kamuoyuna yansıyor. Biz bu
çürümüşlüğü biliyoruz. Gökhan Yıldırım da biliyordu Sibel Balaç’ta. Van da
yaşanan bu rezillik en tepede Burhan Kuzu ve Zindaşti ortaklığını yarattı. AKP
çalışanlarından kokain çekip pudra şekeriydi diyenleri yarattı.
AKP faşizminin bu
albümüne eklenecek bunun gibi yüzlerce örnek fotoğraf bulunabilir. Halkın
onurlu evlatlarına devrimcilere hoyratça on yıllara varan cezalar dağıtan
hakimler, savcılar da bu çürümüşlüğün bir parçasıdır. Akın Gürlekleri, Mehmet
Akif Katırcı’ları bu albüme ekleyebiliriz.
Gökhan’ın ve Sibel’in
uğruna mücadele ettiği halkları için istedikleri dünya açlığın, yoksulluğun,
sömürünün olmadığı bir dünyadır. Sosyalizmdir. “Herkes bilmeli ve duymalı.
Sosyalizmin kalbi, ülkemizde ve dünyada Sibel’in hücresinde ve Gökhan’ın
hücresinde atıyor.” Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın talepleri bizim
taleplerimizdir. Talepleri derhal kabul edilmelidir. Bu kavga bizim kavgamız
halkın kavgasıdır. Mücadele edecek faşizme asla boyun eğmeyeceğiz. Hasta Tutsak
Ali Osman Köse’yi faşizmin hücrelerinden çekip alacağız. Biz kazanacağız.
TAYAD’lı Aileler
Grup Yorum Emekçisi Fırat Kaya Çağlayan Adliyesi Önünde İşkenceyle Gözaltına Alındı
Direnişler Meclisinin Adalet İstiyoruz talebiyle Çağlayan
Adliyesi önünde her hafta yapılan basın açıklamasında bu hafta Halkın Hukuk
Bürosu avukatları için özgürlükleri istendi. Açıklamada “Mafya bozuntuları
iktidarın tecavüzcü bakanları, uyuşturucu baronlarıyla iş kotaran
milletvekilleri yargılanmazken halkı savunan Halkın Hukuk Bürosu avukatları 5
yıldır tutuklu bulunuyor. Bu adaletsizliğe teslim olmayacağız” denildi.
Basın açıklamasının sonunda AKP’nin işkenceci faşist polisleri açıklamaya
katılan Grup Yorum emekçisi Fırat Kaya’yı işkenceyle gözaltına aldı. Fırat
Kaya’ ya sahip çıkmak isteyen arkadaşlarını darp etti, Nergis Doğru yere
yatırılarak kafası betona vuruldu, saçı yolundu.
AKP’nin faşist polislerini uyarıyoruz Fırat Kaya’nın başına
gelebilecek her türlü olumsuzluktan sorumlusunuz işkence yapmak şerefsizliktir.
Fırat Kaya Serbest Bırakılsın!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Çağlayan Adliyesi Önünce Direnişler Meclisi Ayten Öztürk İçin Açıklama Yaptı
Direnişler
Meclisi Çağlayan Adliyesi önünde ev hapsine tutulan Ayten Öztürk için 9 Aralık
Perşembe günü yaptığı basın açıklamasının metnini yayınlıyoruz.
Basına Ve
Halkımıza;
Ayten Öztürk
2018 yılında Lübnan Havaalanından Türkiye’ ye kaçırılmıştır. Ve Ayten Öztürk bir devlet dairesinin bodrum
katında ‘’çiftlik’’ diye tabir edilen yerde 6 ay boyunca ağır işkenceler
görmüştür. Bu işkenceler sonucunda da vücudunda 898 yara açılmıştır.
Faşizmin
yüzündeki perde olan yargı, 898 yaranın teşhir olmaması için onu tutuklamıştır.
3,5 yıl tutsaklığın ardından da ‘’ev hapsi’’ adli kontrolüyle onu serbest
bırakmıştır ama AKP’nin polisi onu rahat bırakmamış, 3 Aralık 2021 tarihinde
birisini arıyoruz bahanesiyle evini basmıştır.
Ayten Öztürk
tüm bu işkencelere, polis baskınlarına, komplolara yalnızca devrimcilik
yaptığı, halkını ve vatanını çok sevdiği için maruz kalmaktadır. Bu sebeple kaçırılmış ve 6 aylık işkencenin
bedeninde açtığı 898 yara gizlensin, AKP iktidarının işkenceci bir hükümet
olduğu ispatlanmasın diye hakkında 2 kere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
verilmiştir. Tecavüzcülerin 10 yıl ceza alıp tutuklanmadığı bir ülkede
devrimcilik yapan Ayten Öztürk hiçbir delil olmadan tutuklanıp bedenindeki
yaralar işkenceyi kanıtlamasın diye tutsak edilip hakkında ceza verilmiştir.
Faşizm
ülkenin dört bir yanını hapishanelerle dolduruyor. Ama bu ona yetmiyor.
insanları ‘’ev hapsi’’ ile de evlerine hapsediyor. Buradan bir kere daha
haykırıyoruz. ‘’ev hapsi’’ insanı tecrit etmektir, ev hapsi işkencedir. ‘’ev
hapsi’’ insanı kendisinin gardiyanı yapmasıdır.
‘’Ev hapsi’’ asla hapishaneden daha iyi değildir. ‘’Ev hapsi’’ ile amaçlanan insanı
düşüncelerinden arındırmak, insanlıktan çıkarmaktır.
Direnişler
Meclisi olarak, Ayten Öztürk’ ün ve Ayten Öztürk gibi ev hapsinde olanların
adli kontrollerinin kaldırılmasını talep ediyoruz!
Ev Hapsi
İşkencedir, İşkenceye Son!
Adalet
İstiyoruz, Alacağız!
Direne
Direne Kazanacağız!
Direnişler
Meclisi
Basına ve halkımıza
Devrimci Hasta Tutsak Ali Osman Köse Derhal Serbest
Bırakılsın!
AKP’nin Sağlık Bakanlığı, Adli TIP Kurumu hapishane
idareleri eliyle hasta tutsakları katlediyor,
hapishaneleri birer Nazi kampı olarak kullanıyor. AKP elinde
tuttuğu devletin şiddet araçlarını eli kanlı
polisini, tomasını, akrebini ve tüm silahlı araçlarıyla
yoksul halkı baskı altına almaya çalışıyor. Halka
şiddet ve ölümden başka hiçbir şey veremeyeceği için devlet
terörünü sürdürüyor. 20 yüzyılda yaptırdığı yüzlerce hapishaneyle halkın en
onurlu evlatları olan devrimcileri baskı altında tutmaya çalışıyor. 65
yaşındaki hasta tutsak Ali Osman Köse 38 yıllık hapishane hayatında tüm bu
saldırıları ve hapishanedeki keyfi uygulamaları yaşamış karşı durmuş direnmiş
AKP’ye boyun eğmemiştir. AKP faşizminin devrimci tutsaklara Ali Osman Köse’ye
kini bu yüzdendir. Karşısında direnen yalanlarını ifşa eden hapishanede bile
olsa keyfiliklerine karşı duran, hiçbir şeyi hiçbir şeyi kabullenemiyor kendi
zorbalığına karşı duran her şeyi ezip geçmek istiyor. Kanser hastası devrimci
tutsak Ali Osman Köse, ağır bir ameliyat gecirmi5, kanserli sol böbreği tamamen
alınmıştır. Ali Osman Köse’nin infaz Kanunu’nun 16. maddesinden kaynaklanan
hasta tutsakların iyileşinceye kadar infazlarının durdurulması hakkı, keyfi bir
şekilde engellenmektedir. Ali
Osman Köse dahil tüm hasta tutsaklar bu haktan yararlanma
haklarına sahiptir. Bir buçuk Yıldır
defalarca saydığımız onlarca hastalığının yanında bir de
kanser hastalığına yakalanan Ali Osman Köse
yoldaşlarının arkadaşlarının zorlu mücadelesi sonucunda
ameliyat yaptırabilmiştir. Bu tedavinin
sürdürüle bilmesi için tahliyesinin şart ve zorunlu olduğu
biz TAYAD’II Aileler tarafından onlarca kez
ifade edildi. Ali Osman Köse’nin başına gelecek herhangi bir
şeyden AKP faşizminin sorumlu olacağını
bir kez daha söylüyoruz. Ali Osman Köse’nin son kontrollerinde
karaciğerinde yeni bir lezyona
rastlandığı doktor raporlarında ifade ediliyor. Ali Osman
Köse’nin tahliye edilmesi için AKP faşizmi
daha ne bekliyor! Biliyoruz ne hapishanelerde ne de
hapishane d151nda öldürmeye ve katletmeye
doymayan bir iştahı var. Fakat buna teslim olmayacağız.
Önünüzde duracak, kan emiciliğinize son
vereceğiz.
Bizler hasta tutsaklar için ne merhamet ne de Lütufta bulunulmasını
istiyoruz. AKP faşizmi iktidarı boyunca 4 bine yakın hasta tutsağı keyfi
uygulamalarla tahliye etmemi;, katletmiştir.
infaz Kanunu’nun 16. maddesi uygulanmalı, Ali Osman Köse
derhal tahliye edilmelidir. infaz her
zaman yapılabilir, tedavi hemen yapılmalıdır. Bu durumun
telafisi yoktur. F tipi hapishaneleri insan
sağlığını bozan tecrit hücreleridir. Tahliye edilmeyen ve
tahliyesi geciktirilen ağır hasta tutsaklar
ölümle yüz yüze gelmektedir. Anayasa Mahkemesi, Sağlık
Bakanlığı, Adli TIP Kurumu, Tekirdağ infaz
Hakimliği, Ali Osman Köse’nin avukatlarının tahliye talebini
benzer nedenlerle reddetmiştir. Özetle
“Ali Osman Köse henüz ölümün eşiğinde değildir, kanser
metastaz yapmamıştır, bu yüzden
tahliyesine gerek yoktur.” cevabını vermişlerdir. Faşizmin
devlet eliyle katliamın önü böyle
almaktadır, buna izin vermeyeceğiz.
AKP iktidarı kendi akrabaları, kendi yandaşları, beraber
yürüdükleri halk düşmanları, sapık katiller,
mafya bozuntuları ve uyuşturucu baronları söz konusu olduğunda
aleyhlerine olan her türlü delilleri
karartıyor, yok ediyor lehlerine olabilecek her türlü raporu
ise talimatlı kurumlarından
çıkartabiliyorlar. Bu çifte standart, bu adaletsizlik, çürümüş,
kokuşmuş; sömürü düzenleri sürsün
diyedir. Devrimci tutsak Ali Osman Köse’yi ve tüm hasta tutsakları
katletmek istemeleri tamda bu
yüzdendir.
Hasta tutsakların özgürlüğü için verilecek mücadeleye omuz
vermek bu mücadeleyi başarıya
ulaştırmak ve devrimci hasta tutsakları faşizmin elinden çekip
almak boynumuzun borcudur. Hasta
tutsaklara sahip çıkmak bu ülkede hak mücadelesine sahip çıkmaktır.
Onura, ahlaka, emeğe ve ekmeğe sahip çıkmaktır. Devrimci hasta tutsaklara sahip
çıkmak tamda bu nedenle hayat memat
meselesidir. Bu nedenle hasta tutsakların özgürlüğe kavuşması
bir onur meselesidir. Bunu böyle kabul
ediyoruz. Ali Osman Köse’yi ve hasta tutsakları faşizmin
hücrelerinden çekip alacağız.
Ali Osman Köse Serbest Bırakılsın!
Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Adalet istiyoruz, Alacağız!
Direne Direne Kazanacağız!







