grup yorum
Grup Yorum’un sanatçılara yönelik sansüre karşı mücadelesini
destekliyoruz. Çünkü biz sanatçıyız ve ÖZGÜRCE konuşma hakkımız ve
zorunluluğumuz var. Çünkü biz demokrasiyi sadece teoride değil, eylemde de istiyoruz.
Grup Yorum’un Türkiye’nin ve şimdi de Almanya’nın
kendilerine yaptığı haksız zulümlere, tutuklamalara ve hapislere karşı cesur
direnişini destekliyoruz.
Onlarla birlikte ve onlar için sanat yapıyoruz.
Şarkılarını çeviriyor ve söylüyoruz çünkü çok güzeller,
çünkü sözleri emperyalizmin saldırdığı halklara ve ülkelere dokunabiliyor.
Çünkü onlar sevgi, eşitlik, adalet, dayanışma ve halkların
kardeşliği için sanat yapıyorlar.
Onlarla birlikte seyahat ediyor, konserler veriyor, aynı
sahneyi, aynı duyguları, sevinci, acıları ve fikirleri paylaşıyoruz.
IAF olarak Kıbrıs’ta bir konser düzenledik ve birleşik
bağımsız Kıbrıs için birlikte şarkılar söyledik.
İki Grup Yorum üyesinin nişanında şarkı söyledik ve 65 Alman
polis arabası basit bir nişanı yok etmek için her şeyi yapmaya çalışırken
onlarla halay çekip, dans ediyorduk! Çünkü onların şarkıları emperyalizm ve
faşizm için çok tehlikeli!
Konuştuk, düşüncelerimizi, fikirlerimizi paylaştık, müzik
çaldık, eylemler yaptık, güldük, birlikte ağladık ve daha pek çok şey yaptık.
Bir insanın teröristlerle yapabileceği her şeyi yaptık (ironik ve duygusal
olduğumuz için özür dileriz).
Bizler sanatçıyız ve onlar da sanatçı, terörist DEĞİL! Bu
hikayedeki tek terörizm Alman Emperyalizminden ve Türkiye faşizminden geliyor.
Peki, biz terörizme ne diyoruz?
Dünyadaki sistemin bariz bir şekilde yanlış işleyişi
hakkındaki fikirlerini ve duygularını ifade eden bir grup müzisyene mi?
Yoksa insan hakları için mücadele etme cesareti gösteren
herkesin terörist olduğu propagandasıyla kendi planlarına hizmet etmeyen her
türlü fikri susturmaya çalışan emperyalizme mi?
Son olarak terörist kim?
Grup Yorum uzun yıllardır Türkiye’deki bu adaletsizliğe
karşı mücadele ediyor.
Şimdi bir AB ülkesi olan Almanya ile de yüzleşmek
zorundalar. Ama artık yalnız değiller. Milyonlarca insan onların hikayesini
biliyor ve insanlar teröristin kim olduğunu anlayabiliyor.
Grup Yorum’un yanındayız ve Almanya’dan İhsan Cibelik’in
derhal serbest bırakılmasını ve Türkiye’deki tutuklu Grup Yorum üyelerinin
özgürlüğünü talep ediyoruz! Bunu talep ediyoruz ve bunun için onların yanında
mücadele edeceğiz!
KIBRIS ENTERNASYONAL SANAT CEPHESİ
Tarihi yapan ve yaratan halktır.
Yeryüzünde güzellikten yana ne varsa emekçi halklar kendi
elleriyle yaratmışlardır.
Halkın kelime anlamı: İnsan topluğu olmakla birlikte esas
olarak;
-Yaratmak,
-İcat etmek,
-Örneği ve benzeri olmayan bir şeyi yaratmak,
-Var etmektir.
Emperyalizm ise daha fazla kar ve daha fazla sömürü üzerine
kurulu olan bir sistemdir. Bir avuç asalak, üretim araçlarını elinde
bulundurarak halkların emeği üzerinden geçinir, emeğini sömürür.
Halkımızın payına ise açlık, yoksulluk, işsizlik, cahillik,
eziklik, kendine güvensizlik düşer.
Emek, zenginler için harikalar yaratır, ama halk için
yoksulluk üretir.
Halbuki Dünyadaki Her şeyi Yaratan, Bütün Güzelliklerin
Yaratıcısı Halktır.
YALNIZCA HALK ÇOCUKLARI,
HALKININ ONURUNU, NAMUSUNU, EMEĞİNİ KORUMAK İÇİN GELECEĞİNİ
KURMAK İÇİN
UMUDUNUNU BÜYÜTMEK İÇİN SANAT YAPABİLİR.
*Üreten ve yaratan halktır.
*Sömürülen, aşağılanan halk çocuklarıdır.
*Yoksul bırakılan halk çocukları oldukları için düzende
kaybedecek bir şeyleri yoktur.
*Emeği çalınan, sömürülen, sokaklarda katledilen, kaybedilen
onlardır.
*Uyuşturucu tüketimi 8-9 yaş altına düşen ülkemizde bu
yozlaşmada biz halk çocukları devrimcilik yapacağız.
*Katledilen her halk çocuğu için biz halk çocukları
devrimcilik yapacağız.
*Emperyalizm bizi sadece köle olarak görüyor.
Hayır! Biz Ülkemizi Yönetebiliriz. Bizi Aşağılamalarına İzin
Vermeyeceğiz. Bu Nedenle Biz Halk Çocukları Devrimcilik
Yapacağız.
*Kendi ülkemizde ve Avrupa’da fuhuş, kumar, uyuşturucu ve
depresyon gibi
psikolojik hastalıklar ile bizi öldürüp yok etmek isteyen
emperyalizme karşı ancak
halk çocukları devrimcilik yapar.
*Sistem bizi aşağılıyor, bizim yeteneksiz olduğumuzu
söylüyor.
Oysa; Kültürden Sanata, Mühendislikten, Mimarlığa,
Avukatlığa Her Şeyin En İyisini Yalnızca Biz Yapabiliriz.
Grup Yorum Filmleri “F Tipi”, “Mahalle”
Hollywood’u, Bollywood’u Ezip Geçmiştir.
Çünkü Bu Filmin Yapımcısı, Oyuncusu Halktır.
Mahalle Filmi Halkın Filmidir.
Amerikan Film Endüstrisi, Hollywood Amerikan kültürünün en
önemli, en etkili araçlarından biridir. Büyük paraların döndüğü, büyük sermaye
sahibi yapımcıların köşeleri tuttuğu bu alanda ABD gizli servisi de at koşturmaktadır.
ABD sineması, sadece kendi içinde halka yönelik bir kültür
olayı değil, ayrı zamanda bireyci burjuva değerlerini, Amerikan yaşam tarzını
dünya genelinde yaymanın en önemli araçlarından biridir.
ABD sadece kendi filmlerini ihraç etmekle ilgilenmez, kendi
yaşam tarzını da ihraç etmek için sinemayı kullanır.
Dünyada Amerikan değerlerini, yaşam tarzını, çıkarlarını en
etkili biçimde empoze eden, ne Amerikan ordusunun gücü, ne silahları, ne de siyasetçileridir;
Hollywood filmleri tüm dünyada evlere kadar giren birer ideolojik propaganda
aracı ve psikolojik savaş silahıdır.
İŞTE HALKIN SİNEMASI ürettiği SİNEMA FİLMLERİYLE, halkların
beyinlerinin teslim almasının en önemli araçları, milyarlarca dolar bütçeli
Hollywood, NETFLIX gibi Amerikan kültür araçlarını ezip geçmiştir.
İşte bu, halkın gücüdür.
Çünkü bunu bir tek HALK YAPABİLİR.
Çünkü; Halkımız Sanatın Da, Kültürün De, Sinemanın, Müziğin,
Şiirin De En İyisine Layıktır.
Halkımız, Demokratik
Halk İktidarında Kültür, Sanat, Bilim ve Sporla Doya Doya, İhtiyacı Olduğu
Kadar İlgilenmeye Zaman Ve Olanak Bulacaktır.
Ülkemizin En İyi
Sinemaları, Tiyatroları, Konser Salonları, Spor Salonları, Tatil Merkezi
Halkımızın Olacaktır.
Emperyalizmin
Halkımızın Kendine Olan Güvenini Çalmasına İzin Vermeyeceğiz.
Üreten Ve Yaratan
Halkımız Her Şeyin En İyisine Layıktır.
Geleceği Yaratacak
Olan Halkın Onurlu Elleri, Emeği, Mücadelesidir.
Milyonlarca Paramız Yok.
İşte Halkımız Bizim En Büyük Zenginliğimiz, Yaratıcılık Kaynağımızdır.
Mahalle Filmini İzleyelim, İzletelim!
GRUP YORUM HALKTIR, SUSTURULAMAZ!
2700 kapasiteli Grand Rex sinema salonunda yapılan gala
oldukça görkemli geçti. Işıl ışıl, pahalı giysileri, burun direklerini kıran
parfüm kokuları, milyonluk arabaların oluşturduğu görkem değildi bu. Türk,
Kürt, Arap, Fransız, Belçikalı halkların katılımından geliyordu bu görkem.
Kırmızı halı yoktu ama, kapıda gülen gözleri ile hoş
geldiniz diyen, filmin gösterime girmesinin sevincini yaşayan yüzlerce yürek
vardı. O kadar çok sevinçli insan vardı ki sanki yüzlerce yönetmen, yüzlerce
senarist kameraman, montajcı kapıda toplanmış da filmi bekliyor. Belki yüzlerce
yönetmen, senarist, kameraman değildi bekleyenler ama filmde emeği olan
HALKIMIZDI. FİLM HALKIN FİLMİYDİ.
Yıllardır beklenen film her şeye rağmen gösterime girdi.
Yasaklara, engellemelere, tehditlere, gözaltı terörlerine,
set baskınlarına, arananlar listelerine… daha akla gelebilecek birçok yönteme
başvurmasına rağmen filme engel olamadı AKP faşizmi. Grup Yorum’a yine engel
olamadı. Sesini kısamadı. SUSTURAMADI.
FİLM GÖSTERİME GİRDİ. 2700 KİŞİLİK SALON DOLUYDU.
Gonk çalınıp da içeri geçildiğinde filmin yönetmeni İnan
Doğan bir konuşma yaparak filme emeği geçenleri sahneye çağırdı. Selma Altın’ın sahneye çıkması ile devam eden
konuşmada emeği geçip de orada olanlara ve olamayanlara teşekkür edildi.
Genç sinema emekçisi Ayşe Balta’nın gençlere yaptığı “gelin
birlikte film yapalım, gelin kendi filmimizi yapalım” çağrısı büyük alkış
topladı.
Daha sonra galaya katılabilen oyuncular ve tüm emeği
geçenler sahneye çağırıldı.
Selma Altın yaptığı konuşmada “Halkımızın desteği ve
sahiplenmesinin çok çok büyük payı var bu filmin bitirilmiş olmasında. Gerek
Türkiye’de gerekse Avrupa’da, özellikle Fransa’da, bizi hiçbir an tek bir an
bile yalnız bırakmayan, bizi asla yalnız hissettirmeyen çok güçlü hissetmemizi
sağlayan, filmimizin ilk anından son anına kadar, yanımızda olduğunu
hissettiğimiz… olanaklarıyla, yetenekleriyle ve önerileriyle en başta büyük
ailemize, tüm halkımıza ve tabii ki yoldaşlarımıza çok çok teşekkür ediyoruz…”
demesi ve tüm mahallelerin ismini sayması salonu alkışla doldurdu.
Film gösteriminden sonra GRUP YORUM sahne aldı ve “Bu
mahalle bizim” şarkısı hep birlikte söylendi.
Çağrımız!
Bütün Halk Çocuklarını Film Yapmaya Çağırıyoruz.
Gelin, Kendi Filmlerimizi Yapalım, Romanlarımızı,
Şiirlerimizi Yazalım, Şarkılarımızı Besteleyelim.
İddia Ediyoruz!
İstedikleri kadar yok saysınlar,
İstedikleri kadar başarılarımızı
örtbas etmeye çalışsınlar,
Biz Kültürümüzün Halka Dayanan Gücünü Ve Olanaklarını Çok
İyi Biliyoruz!
Pespaye burjuva kültürünü YIKACAĞIZ!
Kültür Sanat Alanında Asla Pasif Biçimde Savunmada
Kalmayacağız!
Filmlerimizle, Şarkılarımızla, Romanlarımızla, Şiirlerimizle
Demokratik Halk Kültürünün Yeni Örneklerini Yaratarak,
Taarruzda Olacağız.
Mahalle Film Röportajları okumak
için tıklayın
Kıbrıs Enternasyonal Sanat Cephesi İhsan Cibelik İçin Almanya Büyükelçiliği Önünde Eylem Yaptı
Kıbrıs Enternasyonal Sanat Cephesi Ve Kıbrıs Halkı İhsan
Cibelik İçin Almanya Büyükelçiliği Önünde Eylem Gerçekleştirdi.
Enternasyonal Sanat Cephesi Kıbrıs üyeleri ve Kıbrıs halkı,
Grup Yorum emekçisi İhsan Cibelik’in Almanya’da tutuklanmasına karşı Almanya
Büyükelçiliği önünde eylem düzenledi.
Eylem boyunca IAF üyeleri tarafından Yunancaya çevrilen Grup
Yorum şarkıları ve yunanca direniş şarkıları okundu. Büyükelçilikten bir
yetkili ile görüşen IAF sözcüleri ayrıca İhsan Cibelik’in derhal serbest
bırakılması gerektiğini dile getirerek yaşanan hukuksuzluğu ve keyfiliği dile
getirdi.
Anti Emperyalist Gençlik Sempozyumu
Miting İle Sonlandırıldı
21 Mayıstan 22 Mayıs’a kadar süren
birinci anti emperyalist gençlik sempozyumunu 22 Mayıs’ta Berlin Oranienplatz
da bir mitingle sonlandırdık. Mitingde Anti Emperyalist Gençlik sempozyumunu
neden gerçekleştirdiğimizi nasıl sonuçlar elde ettiğimizi anlattık. Ayrıca
Özgül Emre İhsan Cibelik ve Ali Osman Köse için konuşmalar yaptık. Dev-Genç’li
Berfin Özder ölüm orucu direnişçileri Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ı
anlatırken, aynı zamanda onlar için 22 gündür destek açlık grevinde olduğunu da
açıkladı. Mitinge Filistin adına bir konuşmacı katıldı ve ayrıca Anti
Emperyalist Gençlik sempozyumumuza Almanya’dan katılan “internationales
Kollektiv“ ve „Kämpfende Jugend“ konuşmalar yaptılar ve devrimci tutsakları
selamladılar.
Konuşmalardan sonra Grup Yorum’un
şarkıları, marşları ve halaylarıyla mitingi sonlandırdık. Grup Yorum üyeleri
İhsan Cibelik’in sazını devr aldılar. Anti emperyalist, Anti Faşist şarkılarıyla
sempozyumumuzun son gününü coşturdular.
DEVRİMCİ TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!
DEVRİMCİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİL GÖREVDİR!
EMPERYALİZMİN KURBANI DEĞİL CELLADI
OLACAĞIZ!
KAHROLSUN EMPERYALİZM YAŞASIN
MÜCADELEMİZ!








