açıklamalar
Ben, gercekhaberajansi@gmail.com ve 4 kişi daha 7 Aralık Perşembe Günü Viyana Almanya Konsolosluğu Önündeki
Açlık Grevi ve Oturma Eylemimizin 16. gününde 1 Saat süren Adalet İstiyoruz
Talebimizi bir kez daha yineleyerek, Yapılan Konuşmalarda Alman Emperyalizminin
Düsseldorf’da ki Mahkeme Heyetinin haftalık rutin Tiyatrolarından örnekler
vererek sorumluları teşhir ettik.
Etkinliğimizi bitirmeden önce Almanya Konsolosluğuna
gidilerek Berlin Direnişçileri Adına Mektup bıraktık…
Sancar TURAN Süresiz Dönüşümlü Açlık Grevinin Bugün 13.
Gününde.
BERLİN DİRENİŞÇİLERİ VE TUTSAK YOLDAŞLARIMIZ İÇİN ADALET
İSTİYORUZ!
ALACAĞIZ!
Eda Deniz’i, Ilgın’ı, Sevil Sevimliyi, İleni LENA’yı ve
Hasta Tutsak İhsan Cibelik’i sizlere KATLETTİRMEYECEĞİZ!
Berlin Direnişçileri Süresiz Açlık Grevlerinin;
★Eda DENİZ:
265.
★Ilgın: 214.
★Sevil: 209.
★İleni:
149. Günündeler…
Açlığın Koynunda Yaşamı Kritik bir evrede olan Eda Deniz’i,
Kanser Teşhisi Konulan ve Tedavisi Engellenen İhsan
Cibelik’i YAŞATACAĞIZ!
Adalet, Demokrasi ve İnsanlık Mücadelemizi sonuna kadar her
koşulda savunacağız…
Alman Emperyalizmine Buradan Çağrımızdır;
Berlin Direnişçilerinin Talepleri Derhal, İvedilikle,
Koşulsuz Karşılanmalı ve Kanser Hastası İhsan CİBELİK Tahliye Edilmelidir.
TÜM HALKIMIZI SÜRESİZ AÇLIK GREVİ DİRENİŞİMİZİN TALEPLERİ
ETRAFINDA VİYANA ALMANYA KONSOLOSLUĞU ÖNÜNE, DİRENİŞİMİZE OMUZ VERMEYE,
SAHİPLENMEYE ÇAĞIRIYORUZ…
SÜRESİZ AÇLIK GREVİ DİRENİŞÇİLERİNİN TALEPLERİ
TALEPLERİMİZDİR!
1- Devrimci ve Anti-Faşist Tutsaklar Özgül Emre, İhsan
Cibelik, Serkan Küpeli ve Hasan Unutan TUTUKSUZ YARGILANSINLAR!
2- Her türlü Dijital delil suç delili olarak kullanılmaktan
çıkarılsın! Dijitallerin güvenirliği ve delil niteliği yoktur!
3- Almanya Anayasayı Koruma örgütünün (Verfassungsschutz)
devrimciler hakkında hazırladığı raporlar meşru değildir, mahkemelerde delil
olarak kullanmaktan çıkarılsın!
4- Almanya Federal Başsavcısı Peter Frank Özgül Emrelere
yapılan operasyondan kısa bir süre sonra Türkiye Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü ve onur madalyası aldı. Bu görüşmede neler
konuşuldu ve Savcı Peter Frank hangi hizmetler sonucu onur madalyası aldı?
-AÇIKLANSIN!
5- Beş yıldır oturum hakları için direnen Almanya
direnişleri Meclisinin oturumu geri verilsin!
Siyasi nedenlerle verilen oturum hakkının, siyasi nedenlerle
alınması hukuksuzdur ve meşru değildir!
Bu anlamda İlker Şahin’e verilen ceza kaldırılsın!
6- FAŞİST 129,129 A ve B yasaları Kaldırılsın!
7- Anti-faşist ve devrimci tutsaklar Serbest Bırakılsın!
8- Grup YORUM Emekçisi, Devrimci Sanatçı, Kanser Hastası
İhsan CİBELİK Derhal Tahliye Edilmelidir!
★YAŞASIN
SÜRESİZ AÇLIK GREVİ DİRENİŞİMİZ!
★EDA DENİZ,
ILGIN, SEVİL SEVİMLİ VE LENA İLENİ ONURUMUZDUR!
★ÖZGÜL EMRE, İHSAN CİBELİK, SERKAN KÜPELİ VE HASAN UNUTAN’A ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ!
★DEVRİMCİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİL TARİHSEL
GÖREVDİR!
★DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR!
★KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
AVUSTURYA HALK CEPHESİ
6 Aralık Çarşamba günü, İngiltere Halk Cephesi S-R-Y kuyu
tipi hapishanelere karşı özgür tutsakların devam eden direnişlerinin
taleplerinin kabul edilmesi için Türkiye Elçiliği önünde protesto eylemi gerçekleştirdi.
Atılan sloganlar ve yapılan konuşmalar ile ağır tecrit politikalarını protesto
etmek, ailelerine ve arkadaşlarına yakın hapishanelere sevk edilmeleri ve kuyu
tipi hapishanelerin kapatılmaları talebi ile Ölüm Orucu direnişinin 47. gününde
olan Özgür Tutsaklardan Nurettin Kaya ve Süresiz Açlık Grevinde olan Hüseyin
Karaoğlan 86, Sezgin Zengin ve Baki Can Işık 23. gününde selamlandı.
Faşizmin ve emperyalizmin devrimcileri teslim alma
politikaları saldırılarına karşı Özgür Tutsaklar bedenleri ile direnirken
onların mücadelesini sahiplenmek ve direnişlerini halkımıza anlatmak hepimizin
görevi. Bu bağlamda hafta içi her gün saat 11:00’da Türkiye Elçiliği önünde
gerçekleştirdiğimiz eyleme tüm halkımızı bekliyoruz.
129 yasalarına karşı Eda Deniz Haydaroğlu 264, Ilgın
Güler 213, Sevil Sevimli Güler 208 ve Lena İleni Açıkgöz 148 gündür Süresiz
Açlık Grevi ile devrimci gazeteci Özgül Emre, Grup Yorum üyesi İhsan Cibelik ve
anti-faşist Serkan Küpeli’nin tutuksuz yargılanması ve serbest bırakılması, 129
yasalarının iptal edilmesi talebi ile Almanya Adalet Bakanlığı önündeki
direnişlerine devam ederken İngiltere Halk Cephesinin Londra’da ki Almanya
Elçiliği önünde başlattığı adalet nöbeti 6 Aralık Çarşamba günü de devam etti.
Direnişçilerin talepleri kabul edilene kadar hafta içi
her gün Almanya Elçiliği önünde adalet talebimizi yineleyeceğiz ve Almanya
Emperyalizmini teşhir etmeye devam edeceğiz.
Tüm halkımızı direnişçilerin haklı ve adil talepleri
etrafında birleşmeye çağırıyoruz. Eda, Ilgın, Sevil ve Lena’yı yaşatmak
hepimizin görevi çünkü bugün onlar emperyalizmin ve faşizmin kan ve mücadele
ile kazanılmış haklarımıza karşı saldırıları ve anti-terör yasaları kisvesi
altında pervasızlıklarına karşı canları ile direniyorlar. Bu onuru ancak
devrimciler taşıyabilir. Devrimci mücadelede yerimizi almak hepimizin tarihsel
sorumluluğudur.
Eylemden sonra Elçilik çevresindeki binalara ve araçlara
direnişi anlatan yaklaşık 200 adet bildiri bırakıldı.
6 Aralık 2023 Günü Berlin Direniş Çadırında Halk Okulu dergisi Okundu
6 Aralık Çarşamba
günü Berlin Direniş Çadırında Halk Okulu Dergisinin 212. sayısından Baş yazı ve
Sorun Çözüm ve Uyuşturucu köşeleri okundu ayrıca herkes kendi okuduğu
gazetelerden haberler aktardı ve gündem hakkında sohbet edildi.
Halkımız gerçeklerin sesi olan haftalık yayınlanan Halk
Okulu Dergisini okuyalım okutalım!
Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın Komitesi
6 Aralık 2023 Tarihinde Berlin Direniş Çadırında “Sıra Neferi” Kitabı Okundu
24-26 Kasım arası, Fas’ın Tanger Şehrinde Dördüncüsü Düzenlenen Uluslararası Gençlik Ve Demokrasi Formu Düzenlendi.
Biz Türkiyeli devrimciler olarak Grup Yorum, Avrupa
Dev-Genç ve Anti emperyalist cephe adına katıldık. Üç gün süren ulusal arası
forma otuz iki ülkeden katılım sağlandı. Faslı örgütün açılış konuşması
vardı.
Farklı örgütler şu konu etrafında konuştu: yeni bir dünya
düzeni mi kuruluyor solun görevi ne? Bu panelde AEC nin konuşması oldu. AEC nin
konuşmasını aşağıda okuyabilirsiniz. İlk gün foruma ilgi ve katılım yoğundu.
Aynı zamanda devlet televizyon tarafından yayınlandı. İkinci gün dört tane
panel düzenlendi. Konular şunlardı: tek kutuplu dünyada çok kutuplu dünyaya
dünyayı nasıl bir gelecek bekliyor. İkinci panelin başlığı: magrep ülkeleri
jeopolitik alışverişin merkezinde sorunlar ve zorluklar. Üçüncü panel: bölgesel
ve uluslararası sorunların insan hakları üzerine yansımaları. Dördüncü panelin başlığı
ise: Faslıların yeni dünya ile alışverişleriydi. İkinci günün üçüncü panelinde
Avrupa Dev-Genç ve Grup Yorum ortak bir konuşma yaptılar. O konuşmaları aşağıda
okuyabilirsiniz. İkinci günün finalinde akşam yemeğinde esnasında katılımcılara
küçük bir hediye teslim edildi. Bize de verilen hediyenin fotoğrafını aşağıda
paylaşıyoruz. Üçüncü gün şu paneller yer aldı:
“Güney güney ve güney kuzey işbirliğinin geliştirilmesinde ekonomik blokların
rolü “
Üçüncü günün sonunda sonuç deklarasyonun taslağı okundu ve plaketler dağıtıldı.
Bir sürü değerli katılımcı ile alışverişte bulunuldu.
Türkiyeli devrimciler olarak kendimizi anlattık.
Grup Yorum bir sürü Afrika ülkesinde konser sözü aldı,
Grup Yorum aynı zamanda mücadelesini anlattığı Fransızca broşür ve hediye
olarak Grup Yorum bileklikleri dağıttı.
Kanser hastası İhsan Cibelik’i uygulanan haksızlık anlatıldı ve özgürlüğü talep
edildi.
Tanger forumunda görüşmek üzere Fas’tan heyet olarak ayrıldık.
Grup Yorumdan Yeni Kitap; “MODA- Moda, Kapitalizmde Yozlaştırma Aracıdır. Bizim İse Kimliğimiz, Beğenilerimiz Olacak!”
Grup Yorum emekçisi Sena Erkoç’un derlediği kitabı
paylaşıyoruz; “MODA- Moda, kapitalizmde yozlaştırma aracıdır. Bizim ise
kimliğimiz, beğenilerimiz olacak!”
Önsöz: Üreten ve yaratan halkımız,
Merhaba. Merhabanın anlamı: ‘‘rahat olun, güvenin, burası
bayındır bir yer’’ demektir. Bayındır: ‘‘gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının
uygun hale getirilmesi’’ demektir. Halkımız, devrimci sanatçılar olarak, sizin
çocuklarınız olarak bize, düşüncelerimize, yaşamımıza, yarınlarımızı kurma
mücadelesinde bugünden yarattıklarımıza güvenin.
Devrimcilerin her konu hakkında bir düşüncesi, söyleyeceği
bir sözü, yaratacağı bir alternatif vardır. Bu gücü sınıf bilincimizden
alıyoruz. Çünkü biz üreten ve yaratanlarız. Biz halkız. İleri olan, ilerici
sınıf biziz. Bu nedenle en güzel, en ilerici, en yararlı örnekleri yaratan ve
yaratacak olan da biziz. Sağlık, eğitim, sanat, felsefe, bilim, sevda, moda.
Halkımızı ilgilendiren her şey bizi de ilgilendirir.
Kapitalizm ise her yanıyla kokuşmuş ve çürümüştür. Ve çürüyen bir düzen ancak
halkı da çürüterek ömrünü uzatabilir. Bu nedenle modayı halklara yönelik bir
yozlaştırma silahı olarak kullanıyor. Kapitalizm moda ile halkları
yozlaştırmayı, kendi kültürlerine yabancılaştırmayı amaçlıyor. Moda esas olarak
ekonomik değil, ideolojik ve kültürel bir yozlaştırma aracıdır!
Kapitalizm moda ile kişiliklerimizi yok etmeyi, değer ve
geleneklerimize yabancılaştırmayı hedefliyor. Çünkü biliyor ki kişiliğini
yitirmiş, düzenin çizdiği sınırlara hapsolmuş, kendi kültürüne ve geleneklerine
yabancı olan kişiler halk ve vatan sevgisinden de uzaklaşır, halkı ve vatanı
için savaşacak sevgisini de yitirir.
Kitabın linki:
https://drive.google.com/file/d/1sg6CRe4nMZI8fD0pM926H6cvR8TtvPhO/view?usp=sharing
Belçika’da Brüksel Alman Konsolosluğu Önünde Oturma Eylemimiz Devam Ediyor
Açlık grevi ile birlikte sürdürdüğümüz eylemimiz 4.
haftasında.
30 Kasım Perşembe günü aynı saatte çıktık yine Alman
Devleti’nin temsilciliği önüne. 2 saate yakın süren eylemimizde sloganlarımız
bildirilerimiz, konuşmalarımız Edaların sesi olmak içindi.
Ayrıca neden Almanya konsolosluğu önünde olduğumuzu anlatan
açık mektubumuzu konsolosluğuna verdik.
Mektubumuzda Edaların neden direndiğini ve bizim de aynı
taleplerle burada olduğumuz yazılıydı.
Edaların sesini haykırmaya onların sesi olmaya devam
edeceğiz…
Yarın 2 Aralık Cumartesi! Yarın Büyük Sahiplenme Günü Yarın Aç Olalım! Yarın Berlin’de Olalım
Avrupa tarihinin en uzun süreli açlık grevi direnişini
yaratan 129 Yasası ona karşı uzun direniş, 9. ayında.
Alman emperyalizmi, Almanya’nın emperyalist yargısı, bu
direnişi görmezden gelme tavrını sürdürseler de anlaşılıyor ki direniş onları
zorluyor.
2 Aralık’taki Berlin miting ve yürüyüşü ve aynı gün hayata
geçireceğimiz en az 500 kişilik açlık grevi, Alman emperyalizminin görmezden,
duymazdan gelen tavrını kırmak için yeni bir hamle olacaktır.
Görmeyen, duymayan, bilmeyen üç maymunları artık
oynayamıyorlar.
“Bilmezden” gelemiyorlar artık.
Mahkemede bunu görüyoruz.
Mahkemenin “açlık grevi bizi etkilemez” demek
zorunluluğunu hissetmesi bile, artık bu direnişin baskılanması altında
olduklarının, artık bilmezden gelemediklerinin kanıtıdır.
HALKIMIZ! YOLDAŞLAR! DOSTLARIMIZ!
Bugüne kadar hiçbir zaferi kolay elde etmedik.
Halkların mücadelesinde, sınıfların mücadelesinde kolay
zaferler yoktur zaten.
Çünkü karşımızdaki düşmanın, KAYBEDECEK çok şeyi var.
Emperyalistler, sömürücü burjuvalar, kendi halklarının ve
dünyayı soyma, sömürme, yakıp yıkma gücünü ellerinde tutmak istiyorlar. Asalak,
burjuva, lüks sefahat içindeki yaşamlarını kaybetmek istemiyorlar.
Alman emperyalizmi, Türkiye’deki 7 bin şirketinin
çıkarlarından, karlarından olmak istemiyor.
Bunun için AKP ile pazarlıklar yapıyor, onlara sözler
veriyor ve bu pazarlıklar doğrultusunda da Almanya’daki Türkiyeli devrimcilere
karşı her türlü hukuksuzluğu, baskıyı, yasaklamayı uyguluyorlar.
AMA BİZİ TESLİM ALAMAZLAR!
AMA HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ!
129 AB yasasına karşı direnişimizin talepleri haklı ve
meşrudur.
Bizim haklı, meşru, yasal eylemlerimiz ve faaliyetlerimiz
“terörize” edilemez. “Suç” ilan edilemez.
Buna izin vermeyeceğiz.
Halklarımızın yüzlerce yıllık mücadelesinin ürünü olan
demokratik haklarımız için direniyoruz.
9 aylık direnişimiz bunun içindir.
HALKIMIZ! YOLDAŞLAR!
129 direnişimizle, savunduğumuz sadece yargılanan dört
devrimci, antifaşist tutsak değildir.
Bir bütün olarak Almanya’daki her milliyetten tüm halkların
demokratik mücadele hakkını, haklarını ve özgürlüklerini savunuyoruz. Hepimizi
savunuyoruz. Tüm halkları savunuyoruz.
Bu direnişin sahiplenmesinin zorunluluğunun bir nedeni de
budur.
HALKIMIZ! YOLDAŞLAR! DOSTLARIMIZ!
Yarın 2 Aralık.
Unutmayalım! Yarın açlık grevindeyiz. Açlığımızı, Eda’nın,
Ilgın’ın, Sevil’in, Lena’nın açlığına katacağız.
Unutmayalım! Yarın Berlin sokaklarında yürüyecek, Berlin
meydanlarında haklı, meşru taleplerimizi tek ses olup haykıracağız.
YOLDAŞLAR!
Bugün bir kez daha ulaşabildiğimiz ve ulaşabileceğimiz
herkesi arayalım.
Bir kez daha hatırlatalım. Bir kez daha anlatalım.
Şu veya bu nedenle Berlin’e gelemeyenler olabilecektir. Bu
engelleri aşmamın çözümlerini üretmeye çalışalım.
Öte yandan, bir günlük açlığa hiçbir engel yoktur. Buna en
geniş katılımı sağlamayı hedefleyelim.
YOLDAŞLAR, HALKIMIZ, DOSTLARIMIZ!
BÜYÜK DİRENİŞE BÜYÜK SAHİPLENME YARAŞIR.
Büyük sahiplenmemizle
EDA’YI YAŞATACAĞIZ!
HASTA TUTSAKLARI İÇERİDE BIRAKMAYACAĞIZ!
HİÇBİR TUTSAK YOLDAŞIMIZI YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ!
Yarın AÇLIĞIMIZDA VE BERLİN’DE BULUŞMAK ÜZERE!
1.12.2023
Avrupa Halk Cephesi














