Umut kelimesinin anlamı “ummaktan doğan iç erinci, güven duygusu”. Ummaktan doğan o güveni, o rahatlığı, o mutluluğu hayatın içerisinde bazen kapısını çaldığınız bir insanımızın gözünde, evinde, emeğinde görürsünüz.
Yakın zamanda, uzun zamandır gidilmeyen bir Halk Okulu okurunun evinin kapısını çaldık. Çaldığımız kapının ardından iki bacağı olmayan, tekerlekli bir sandalyede bir amcamız güler yüzüyle bizi eve buyurdu ve oturma salonuna doğru yönlendirdi. Birbirimize hal hatır sorarken gözümüze oturma salonunun köşesinde ’ki kütüphane ilişti. Kütüphane çok özenle hazırlanmış, kitaplar sıralanmıştı ve köşelerde fotoğraf ve görseller vardı.
Kitapların hepsi bizim kitaplar gibi duruyor ama biz daha hiçbirini görmemiştik. Kitapların isimleri bizim dergide veya kampanyalarda kullandığımız sözler, sloganlardan oluşuyordu. İlk başta çok eski kitaplar diye düşündük belki onun için daha önce görmemiştik bu kitapları. Ama sonra bir kitapta ölüm orucu şehidi, adalet savaşçısı Mustafa Koçak’ın fotoğrafını ve diğer ölüm orucu şehitlerinin fotoğraflarını gördük. Dikkatle bakıp anlamaya çalışırken salonun ortasında duran sehpanın üzerinde ’ki kesim tahtasını, kesme aletlerini ve kesilmiş dergi yazılarını gördük. Ve anladık…
Kapısını çaldığımız amcamızın evine her hafta posta yoluyla dergi gönderiliyor. Evi sapa bir kasabada, gidilmesi zor bir yerde bu nedenle dergisini aksatmamak için elden değil de posta ile gönderiliyor. Ve her hafta o dergi eline ulaştıktan sonra, amca önce dergiyi okuyor ve sonrasında yazıları tek tek büyük bir özenle kesiyor. Kestiği yazıları ayırıyor, bazen konu konu, bazen tarihine göre ve onları kitap haline getiriyor. Bildiğimiz ciltlenmiş kitap. O kütüphanede yer alan ve daha önce görmediğimiz kitaplar aslında amcanın dergi yazılarından hazırladığı arşivler.
Her hafta yazıları tek tek keserek emek veriyor, emeği dergiye verdiği değerdir. Emeği bizimle olan bağı. Şöyle düşünün amca evden şu an çıkamıyor evinin önündeki merdivenlerden dolayı dışarıya çıkmak çok zor onun için. Bütün gün evde ve bizimle bütün bağı dergi, Halk Okulu dergisi. Halk Okulu aramızdaki bağ, aramızdaki umut, inanç. Halk Okulu bizim halkla bağımızı sağlayan en önemli araçlardan birisi.
Bir yandan dergiyi okumayan, “çok okudum ben” diyen yığılmış, düzen tarafından teslim alınmışlar diğer yandan fizikken belki bu düzende ayakta duramayan ama beynini, ruhunu asla bu düzene teslim etmeyen insanlarımız var. Halk Okulu onlara umut, yoldaş, su, aş oluyor. Onların inancı, gözlerine, emeğine yansıyan güven ve umut ise bizim inancımızı büyütüyor, mutlu ediyor. Halk Okulu dergisinin önemini amcamızın emeğinde bir kez daha gördük.