Bugün değilse bile yarın mutlaka zafer direnen halkın olacaktır.
Çünkü adalet eşit haklara sahip, bağımsız, özgürce yaşamı
sağlamak için zorunlu ihtiyaçtır.
Emperyalizme göbekten bağlı olan, halk düşmanı, işbirlikçi AKP
İktidarı ise bu ihtiyacı karşılayamaz. Halkımızın uzun yıllardır devam eden bu
adaletsizliğe karşı, faşist iktidara karşı, Emperyalizme ve faşizme karşı
direnmesi ve ayaklanması HAKTIR.
Elbette sorun başlangıç noktası olarak gösterilen İmamoğlu
sorunu değildir.
İmamoğlu “sahiplenilmesi gereken mazlum ya da faşizmin
mağduru” da değildir.
Aksine gayrimenkul zengini, Rolex saat koleksiyoncusu bir
burjuvadır. Halkın avukatlarını, halkın sanatçılarını sahte deliller ve gizli
tanık sahtekârlığıyla tutuklatıp uzun hapis cezaları veren Cübbeli Cellat Akın
Gürlek tarafından tutuklatılmış olması veya atanan kayyumların hukuksuzluğu, bu
sınıfsal gerçeği değiştirmez.
Tek gerçek; iki sınıf vardır. Ezen ve ezilen.
Ve ezilen halk bugün haklar ve özgürlükler mücadelesi için, sömürüye,
adaletsizliğe ve faşizme karşı, ayaklanıyor, isyan ediyor ve öfkeleniyor.
Halkımız Öfkeli.
Halkımız Ayakta.
Halkımız Sokaklarda.
Halkımız Adalet Mücadelesinde.
Bizler de, Berlin Yorum Kültür Evi emekçileri olarak, her
zaman, her yerde halkımızın yanında, omuz başında onlarla sokaklarda adalet
mücadelesinde olacağız, savaşımızı büyüteceğiz.
“Faşizme Karşı Omuz Onuza” direnmekten asla vazgeçmeyeceğiz.
Bugün değilse yarın mutlak zafer bizim olacaktır.
Direnen halkımızı selamlıyor, direnişi büyütmeye,
devrimciler etrafında, halk meclislerinde toplanmaya çağırıyoruz.
Yenilmeyen Tek Komutan Direniştir.
Faşizme Karşı Omuz Omuza
Yorum Kültür Evi