Kerpiç bir ev...
Kuşatılmış devrimciler...
Sayısı bir avuç ama koca
Anadolu'nun temsilcisi öncüler... Düşmanın teknolojik olarak üstün silahları,
bombaları ve sayıları karşısında yıkılmaz bir kale...Devrimimizin başladığı,
kaderimizin kendi ellerimizle çizildiği gün....
Halkları yoksul bırakılmış bir
ülkenin çocukları o yoksul evlerde, kerpiç bir köy evinde, gecekondularda
doğar.
Biz Kızıldere köyünde o kerpiç
evde doğduk. Daha bebekken öğrendik devrimin kan revan içinde kazanılacağını.
Düşmanın fiziksel gücüyle Halkın fiziksel güçleri arasında uçurumlar olduğunu
daha orada, oracıkta öğrendik. Ve bunu Mahirimizin,
"Devrim yolu engebeli,
dolambaçlı ve sarptır" sözleriyle bilincimize kazıdık.
"Biz buraya dönmeye değil
ölmeye geldik" sözleri, Anadolu halklarının tarihinden süzülüp gelen
bilincin halkın evladı, önderi olan
Mahir Çayan ın dilinden dökülen sözler oldu.
İşte 30 Mart 1972 de Tokat Almus
Kızıldere köyünde o kerpiç evde devrim yolu çizildi,
Tarih yazıldı,
Destan yaratıldı,
Geleceğe yol yapıldı
Ve kurtuluş gösterildi.
O yıkık, dökük köy evinde Anadolu
halklarının Devriminin inşaası başladı.
53 yıldır halklarımıza ne
anlatıyorsak orada vardır. Çok nettir,
Halkların baş düşmanı
emperyalizmdir.
Emperyalizm faşizm ve her türlü
yolla halkları teslim almayı hedefler.
Cevap bellidir.
KIZILDERE..
Teslimiyet değil, direnmek,
savaşmaktır.
Ölümüne savunduklarını
terketmemektir. Emperyalizmin "Barış, Demokrasi" yalanlarını yere
çalıp onu tüm katilliğiyle ortada bırakmaktır. Kafa karıştırmasına izin
vermemektir.
Ölsen bile yenilmemektir.
Ölüme devrim şarkılarıyla
gidebilmektir. Bugün sokaklarda direnen Anadolu gençlerinin, halklarının
dilinde " Yolumuz Devrim yolu" diyenleri görürcesine vurmaktır.
Anadolu devrimi ne yaşayacaksa
Kızıldere de vardır:
Kahramanlık,
Bedel ödeme,
İhanet,
İdeolojik netlik,
Dost kim, düşman kim?
İki ideolojinin, iki kültürün, iki
ahlakın çarpışması,
Kendinle hesaplaşma, düşmanla
hesaplaşma,
Haklı-haksız,
Önderlik,
Savaş,
Ayrı düşünsende omuz omuza
savaşabileceğinin kanıtıdır.
Siper yoldaşlığının manifestosu...
Kutuluş. .
Devrime dair ne kadar kavram varsa
Kızıldere de vardır.
Başımız dara düştüğünde kılavuzumuzdur.
Sadedir, yolunu şaşırana,
Derindir bakmasını bilene..
Biz Kızıldere’ye bakmaya,
Kızıldere yolunda yürümeye dev ediyoruz.
Kızıldere doğum yerimiz,
anavatanımız, geleceğimiz ve Kurtuluşumuzun tek yoludur!
O yüzden onlarca yıldır
"Yolumuz Çayanların yoludur!" dedik. Biliyoruz ki Çayanların yolu
DEVRİM YOLUDUR!
KIZILDERE DE ölümsüzlüğün
şerbetini içip Şafak, Bahtiyar olduk hesap soran.
Çiftehavuzlar’da dalgalan orak
çekiçli bayrak o gün daha da kızıllaştı Mahir ve dokuz yoldaşının kanıyla.
53 yıldır devrimciler ve halk
olarak nice katliamlarla, nice kırımlarla karşılaştık yolumuzdan dönmedik.
Depremlerde, sellerde on binlerle
öldük, diri diri yakıldık, yataklarımızda katledildik, her gün tutuklandık,
bütün dünya sussa da biz susmadık. Eğmek, bükmek istedikleri başlarımız hep
dimdik yukarda kaldı. İşte bizim mirasımız da budur. Kızıldere...
Mahir Çayan ve dokuz şehitle
yaratılan Kızıldere destanına, bine yakın şehitlerimizin destanını ekledik
yürüyoruz bu yolda.
Ne mutlu bize, Ne mutlu Anadolu
halklarına ki Kızıldere’miz var!
Kızıldere şehitlerimiz başta olmak
üzere devrim şehitlerimizi andığımız ve umudumuzun kurtuluşunu kutladığımız bu
günlerde halklarımız ülkemizde sokaklarda Adalet arıyor, devrim şarkıları
söylüyor, bir ırmak gibi akıyor sokaklara ve bu ırmak mutlaka denizine
kavuşacak... Anadolu halkları emperyalizmin kurbanı değil celladı olacak. Buna
inanıyoruz.
Cünkü bizim KIZILDERE MİZ var!
Bu inançla tüm ayaktaki halkımıza
sesleniyoruz. Kılavuzumuz Kızıldere, kılavuzumuz devrimcilerdir. Çünkü örgütlü
bir halkı hiçbir güç yenemez!
Devrim için,
Adalet için,
Haklarımız ve özgürlüklerimiz için
örgütlenelim, savaşalım ve kazanalım!
Şehitlerimizi anıyor, umudumuzun
kuruluşunu kutluyoruz!
KIZILDERE SON DEĞİL SAVAŞ SÜRÜYOR!
DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!
MAHİR HÜSEYİN ULAŞ KURTULUŞA KADAR
SAVAŞ!
KURTULUŞ KAVGADA ZAFER CEPHEDE!
ALMANYA HALK CEPHESİ!