Okurlarımızın bilgisine....
Bir teknik sorun nedeni ile 58 nolu Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Bülteni eksik yayınlanmıştır.
Eksikliği düzeltiyor ve yeniden yayınlıyoruz.
İŞKENCE, HAPİSHANE, TECRİT,
KATLİAM…
DEVRİMCİLER İMHA EDİLECEK,
HALK TESLİM ALINACAK!
EMPERYALİZMİN PLANI, FAŞİZMİN
HEDEFİ BUDUR.
TESLİM OLMAYACAĞIZ,
TESLİM ALACAĞIZ!
BİZ KAZANACAĞIZ!
ZAFERİ KAZANACAĞIMIZIN SİYASAL
VE BİLİMSEL KANITI,
SINIF BİLİNCİMİZDİR.
EMPERYALİZMİN VE FAŞİZMİN İMHA
POLİTİKASININ,
UZLAŞMA-TESLİMİYET-TASFİYE
SALDIRILARININ KARŞISINDA
56 YILDIR TESLİM OLMADAN
SAVAŞIYORUZ!
54 YILDIR DÜNYAYA
KIZILDERE’NİN KERPİÇ EVİNDEN BAKIYOR,
ON’LARI KAVGANIN TAM ORTASINDA
MÜCADELE EDEREK YAŞATIYORUZ.
HALK KURTULUŞ SAVAŞIMIZDA
ÖLÜMSÜZLEŞEN 1000’E YAKIN ŞEHİDİMİZİN KANINI YERDE BIRAKMAYACAĞIZ!
SINIF BİLİNCİMİZİ
KESKİNLEŞTİREREK
MAHİRLER’İN YOLUNDA KURTULUŞA
KADAR SAVAŞACAĞIZ!
KIZILDERE,
SINIF BİLİNCİMİZ
KIZILDERE, TARİH
BİLİNCİMİZ
KIZILDERE,
EVİMİZ VATANIMIZ
KIZILDERE,
BAĞIMSIZLIK DEMOKRASİ VE SOSYALİZMDİR!
SINIF
BİLİNCİMİZ;
AKLIMIZ
DUYGUMUZ
RUHUMUZ
ÖFKEMİZ
İNANCIMIZDIR
PUSULAMIZDIR.
Sınıf Bilinci,
Halkların En Güçlü Silahıdır!
SINIF BİLİNCİMİZ;
Keskin bir
bıçaktır KESKİN BIÇAK HER ŞEYİ keskin ve düzgün keser.
Kör bir bıçak ise
kestiği her şeyi parçalar ve yırtar.
Bizim
bilincimiz, keskin bıçaktır.
Daha da keskinleştirmeliyiz.
Sınıf kini ile
Tarih bilinci
ile keskinleştireceğiz.
Emperyalizmin
hedefindeki gücümüz; SINIF BİLİNCİMİZDİR.
Sınıf
bilinci demek, savaşmanın zorunluluğunun kavranması demektir.
ÖRGÜT; sınıf bilinci ve
iradesinin en ileri biçimidir.
Bu nedenle
ezilen emekçi sınıflar yani halklar; haklarını kazanabilmek, kendi
iktidarlarına sahip olabilmek için örgütlü olmak zorundadırlar.
Bilincimiz
ve örgütümüz, bizimdir.
SINIF BİLİNCİ,
TESLİM OLMAZLIĞIMIZDIR.
SINIF BİLİNCİ,
TESLİM ALINAMAZLIĞIMIZDIR.
SINIF BİLİNCİ,
HER SINIFIN KENDİ İKTİDARI İÇİN MÜCADELE ETMESİDİR.
Egemenler sınıf
bilincine varmamızı istemez, sınıf bilincine vararak burjuva iktidarını yerle
bir edeceğimizi bildiği için bilincimizi çalmak ister.
DEVRİMCİLİĞİN
İKİ KAYNAĞI:
-
Halk ve Vatan Sevgisi
-
Sınıf ve Tarih Bilinci
Sınıf
bilinci;
kim
olduğunu,
kime
karşı olduğunu,
kimden
yana olduğunu bilmektir.
Sınıf
bilinci;
devrimciye, kişiliğini, eğitimini ve baş eğmemenin onurunu kazandıran bir
okuldur.
Sınıf
bilinci;
taraf olmaktır, taraf olmak saflaşmaktır.
Sınıf
bilinci saflaştırır.
Saflaşan
savaşır, savaşan kazanır.
Tarih
bilinci;
nereden
geldiğini,
topraklarında
dökülen kanı, halkının tarihini, dahası
bugün
ve yarın ne yapmak gerektiğini bilmektir.
Tarih
bilinci, geçmişten
alacağımızı alıp, geleceğe borcumuzu ödemektir. Geçmişimizi öğrenip, geleceğimizi
şekillendirmektir.
Sevmek,
tanımaktır. Vatanımızı ve halkımızı tanırsak, severiz.
Tarih
bilinci, tanımaktır.
VATAN;
- Tarihimiz
-
İsyanlarımız
- Başkaldırılarımız
-
Bağımsızlık ve özgürlüğümüz
-
Sevdiklerimiz
-
Toprağımız
-
Namusumuz
-
Onurumuz
-
Dünümüz, bugünümüz, yarınımız
-
Şehitlerimiz ve mezarlarımız
-
Yediğimiz yemek, içtiğimiz su, içimize çektiğimiz
havadır.
Havamızı-suyumuzu,
taşımızı-toprağımızı sınıf bilincimizle savunacağız.
SINIF BİLİNCİMİZLE SAVAŞACAK, EMPERYALİZMLE
ASLA UZLAŞMAYACAK, FAŞİZME TESLİM OLMAYACAĞIZ!
Zaferi
kazanabileceğimizin siyasal ve bilimsel kanıtı, sınıf bilincimizdir.
Geleneklerimiz,
1970 Aralık’ında Ankara Küçükesat’ta yapılan toplantıyla başlayan Parti tarihimiz,
bu tarihi can ve kan katarak yazan şehitlerimiz, MUTLAKA KAZANACAĞIMIZIN TANIĞI
VE GARANTİSİDİR.
KOYDUK ONLARIN SELAMINI;
YÜREĞİMİZİN EN GÜZEL KÖŞESİNE, AKLIMIZIN EN DİK YAMACINA!
Şehitlerimizin
yüreklerinin gölgesinde yaşıyoruz ve SAVAŞIYORUZ!
Anadolu;
isyanlar, ayaklanmalar, direnişler diyarıdır.
Kriz krizi,
hepsi devrimi çağırır!
Çünkü
kapitalizm, sömürü dışında tek bir politika üretmiyor, üretemez!
Buna rağmen,
dünya topraklarının ve dünya pazarlarının önce 1/6’sını, sonra 1/3’ünü kaybeden
emperyalizm; tuzaktan kurtulmuş bir kurt gibi uyanıktır. Halkları süzer,
gözler.
Bizim
uyanıklığımız, SINIF BİLİNCİMİZDİR.
Hiçbir kurt,
bizim sınıf bilincimiz kadar uyanık olamaz!
Sınıf
bilincimiz
Sınıf kinimiz
Tarih
bilincimiz
Yolumuzdur!
Şehitlerimiz,
karanlığa yıldız çakanlarımız, yol gösterenlerimizdir.
Emperyalizmin
hedefindeki gücümüz; SINIF BİLİNCİMİZDİR.
Sınıf bilinci
demek, savaşmanın zorunluluğunun kavranması demektir.
Herkesin bir
sınıfı vardır.
Biz bugün
ezilen-sömürülen sınıftayız ve varlığımız, yaşabilmemiz, bizi sömürenleri yok
etmemize bağlıdır. Sınıf bilincine sahip olmak, sınıf kinini de beraberinde
getirir.
Onların kini
korkularından, sonlarını getireceğimizi bildiklerindendir.
Bizim kinimiz
ise haklılığımızdan ve bize yaşattıkları acılardan gelir.
Yaşamımızın her
anı, bu gerçek üzerine şekillenir.
Savaşmanın
zorunluluğu için, bilimsel temel de budur.
Sınıf
bilincimiz; HAK ve SUÇ nedir sorusunun cevabı üzerine oturur.
Çünkü
direnme hakkın yoksa, hiçbir hakkın yok demektir!
Suçun yasa ile
örtüldüğü bir devlete karşı DİRENMEK, EN MEŞRU HAKTIR!
Haklarımız
için, zaferimiz için her yerde DİRENME HAKKIMIZI KULLANACAĞIZ!
Onlara göre HAK
olan, bize göre SUÇTUR!
Onlara göre
hak;
Devrimcilerin
imha edilmesi,
Halkın teslim
alınmasıdır!
Hedefleri,
hesapları, hep bunun üstüne kuruludur.
Bize göre HAK
olan, onlara göre SUÇTUR!
Halka karşı
işlenen tüm suçların hesabını soracağız!
Bunu; adaletsiz
kaldığımız her gün, öfkemizi büyüterek yapacağız.
Sistem, önüne
kattığını silip süpürüyor, öğütüp un ediyor, yalayıp yutuyor.
Emperyalistlerin
ve işbirlikçilerinin ağızlarına lokma olmamak için SINIF BİLİNCİMİZİ YANİ ÖRGÜTLÜLÜKLERİMİZİ
BÜYÜTMELİYİZ!
EMPERYALİZMİN ve OLİGARŞİNİN
SALDIRILARINA KARŞI
NE YAPTIK, NE YAPACAĞIZ?
1-
DİRENME
HAKKIMIZI KULLANACAĞIZ!
2-
MEŞRULUK
BİLİNCİMİZİ BÜYÜTECEĞİZ!
3-
ÖRGÜTLENECEĞİZ!
4-
SAVAŞACAĞIZ!
Halka,
devrime, sosyalizme, emperyalizmin yıkılacağına inançsızlık büyürken,
15 bin
gerilla ve 50 bin milisle silah bırakılırken,
BİZ,
“SAVAŞ ÇAĞRISI YAPACAĞIZ” DEMİYORUZ,
BİZ,
SAVAŞ ÇAĞRISI OLACAĞIZ!
EMPERYALİZMİN
VE FAŞİZMİN İMHA POLİTİKASININ, UZLAŞMA-TESLİMİYET-TASFİYE SALDIRILARININ
KARŞISINDA 56 YILDIR TESLİM OLMADAN SAVAŞIYORUZ.
54 YILDIR
DÜNYAYA KIZILDERE’NİN KERPİÇ EVİNDEN BAKIYOR, ON’LARI KAVGANIN TAM ORTASINDA
MÜCADELE EDEREK YAŞATIYORUZ.
HALK
KURTULUŞ SAVAŞIMIZDA ÖLÜMSÜZLEŞEN 1000’E YAKIN ŞEHİDİMİZİN KANINI,
ANNELERİMİZİN AHINI YERDE BIRAKMAYACAĞIZ!
MAHİRLER’İN
YOLUNDA KURTULUŞA KADAR SAVAŞACAĞIZ!
FAŞİZME
TESLİM OLMAYACAĞIZ!
GÖREVİMİZ: ÖRGÜTLENMEK VE DİRENİŞ HAKKI İÇİN SAVAŞI,
TÜM HALKA YAYMAKTIR!
GÜNE KAVUŞMAYAN
GECE YOKTUR!
BAHARA ERMEYEN
KIŞ YOKTUR!
Savaşarak
öğrenecek, öğrenerek savaşacağız!
Devrimciler
yoksa, hayat yoktur!
DİRENMEYEN
DELİRİR!
Bizim aklımız
diyalektik materyalizm, zekâmız tutsaklarımız ve şehitlerimizdir.
Aklımıza sahip
çıkacak, DİRENECEĞİZ!
Aklın en güçlü
silahı İDEOLOJİDİR.
KIZILDERE’DEN
BU YANA; AYNI AHLÂKLA, AYNI KÜLTÜRLE, AYNI İNANÇLA SAVAŞIYORUZ VE
KAZANACAĞIMIZA İNANIYORUZ.
KIZILDERE, NEDEN SON OLMADI?
·
Kızıldere;
bir anlık bir eylem, 10 devrimcinin aldığı bir kararla yapılan tek bir eylem
değildir.
·
Kızıldere;
Türkiye soluna hâkim olan 50 yıllık revizyonizmle, reformizmle, oportünizmle
sürdürülen ideolojik mücadele ile netleşen devrimci çizginin zaferidir!
·
Kızıldere;
yeni gelenekler, yeni bir kültür, yeni bir devrimciliktir.
·
Kızıldere,
devrimin yoludur!
EMPERYALİZM HÂLÂ
DÜNYA HALKLARININ KATİLİ OLDUĞU İÇİN,
KILI KIRK YARAN
BİR ADALETİMİZ OLDUĞU İÇİN,
HALK VE VATAN
SEVGİMİZLE ÇARPIŞTIĞIMIZ İÇİN,
HER ŞEYİ AMA
HER ŞEYİ SİLAHA ÇEVİRDİĞİMİZ İÇİN,
SINIF KİNİMİZİ
BÜYÜTTÜĞÜMÜZ İÇİN,
TASFİYECİLİĞE
KARŞI SAVAŞTIĞIMIZ İÇİN,
“BEN” DEĞİL, “BİZ”
OLDUĞUMUZ İÇİN,
İDEOLOJİK NETLİĞİMİZİ,
İDEOLOJİK KARARLILIĞIMIZI ve İDEOLOJİK BAĞIMSIZLIĞIMIZI KORUMAYA DEVAM
ETTİĞİMİZ İÇİN,
54 YIL ÖNCE
“BİZ BURAYA DÖNMEYE DEĞİL ÖLMEYE GELDİK” KARARLILIĞIYLA ANADOLU İHTİLALİ’NİN
MANİFESTOSUNU YAZDIĞIMIZ İÇİN,
KIZILDERE
“SON” DEĞİL, DOĞUM YERİMİZ, HER ŞEYİN BAŞLADIĞI YERDİR!
Kızıldere; Vatan ve Halk Sevgimizdir
Kızıldere; Tek Başına Da Kalsak,
Teslim Olmazlığımızdır
Kızıldere; Uzlaşmazlığımızdır
Kızıldere; Devrim İnancımızın
Harcıdır.
Kızıldere; İktidar İddiamızın
Gücüdür.
Kızıldere; Cüretimizin Kaynağıdır.
YERİN YEDİ KAT
ALTINDA,
BİLİNMEYEN BİR
ÜCRA ÇUKURDA,
KUYUNUN DİBİNDE
BIRAKILMAK İSTENEN TAŞ İSEK; TAŞI KESKİNLEŞTİRECEĞİZ!
NASIL?
SINIF
BİLİNCİMİZİ KESKİNLEŞTİREREK!
Türkiye ve
dünya solunda; devrimciliğin yerine sivil toplumculuk, örgütlülüğün yerine
bireycilik, militan eylem çizgisinin yerine protestoculuk yerleştirilmiştir.
Artık sol, NATO SOLCUSU haline getirilmiştir.
İki sınıf, iki
ideoloji var.
Birinden
değilsen, ötekindensin.
Önderlerimizden
öğrendik; içinde HALK ve İKTİDAR olmayan her şey sivil
toplumcudur.
Halkı, burjuva
ideolojisinin hizmetine sokmak için; yapılan eylemleri SINIFSIZ-İDEOLOJİSİZ-ÖRGÜTSÜZ
BİREYLER halinde magazinleştirip içini boşaltıyorlar. Reformizm ve oportünizm
“çevre-kadın-cinsler-türler-ötekiler-mülteciler-LGBTİ” cenderesinden çıkmayarak
emperyalist politikalara “sol”dan destek verip, burjuvazinin ömrüne ömür
katıyor.
56 yıldır;
adımızdan başlayarak her şeyin odağına halkı oturttuğumuz, iktidar iddiamızdan
asla vazgeçmediğimiz için bir tek bizi teslim alamadılar.
Çünkü sınıf
bilincimizi hiç teslim etmedik.
Kazanmak için
savaşmalıyız. Silahsız savaşamayız. Silahımız bilincimizdir.
Kimiz, kime
karşı, ne için savaşıyoruz? İşte sınıf bilinci, bu temel sorulara doğru
cevaplar vermektir.
Peki neden?
Duygulardır
bizi harekete geçiren. Duyguları belirleyen de bilincimizdir. Güçlü devrimci
duyguları ortaya çıkartan devrimci bilincimizdir. O halde sınıf bilincimizi
daha da büyüteceğiz.
Halklar tarihlerine
sahip çıkarsa, sınıf bilinciyle donanırsa yenilmez olurlar.
HALKIMIZ,
YOLDAŞLARIMIZ;
Parti-Cephe’mizin
56. ve Kızıldere’nin 54. Yılında; Şehitlerimizi Anıyor, Önderlerimizi
Selamlıyor, Umudun 31. Kuruluş Yıldönümünü Kutluyoruz!
Anadolu’ya
kök saldığımız 1000’e yakın şehit mezarımızın,
tecritle,
işkencenin her türlüsüyle, kuyu tipleriyle teslim alınamayan 218 özgür tutsağımızın
direncinin verdiği güçle diyoruz ki;
Sınıf
bilincimizi keskinleştirerek,
sınıf
kinimizi büyüterek,
emperyalizme
ve oligarşiye karşı çok daha güçlü vuracak ve yeni depremler yaratacağız!
Bizden
çalınan ne varsa, sınıf bilincimize daha çok sarılarak geri alacağız!
Sınıfsız
sömürüsüz bir dünya, bağımsız demokratik bir ülke kuracağız!
SÖZÜMÜZDÜR:
DÜNYAYI BİR KEZ DE ANADOLU’DAN SARSACAĞIZ!